Kuzey Makedonya’da yaşayan bir vatandaşın yaşadığı sağlık deneyimi, Türkiye’nin sağlık altyapısının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Karın ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvuran hasta yakını, süreci sosyal medya üzerinden şu cümlelerle özetledi:
“Türkiye’de sıra var, Makedonya’da sistem yok.”
Basit bir mide virüsü şüphesiyle başlayan süreç, yüksek ateş nedeniyle önce COVID şüphesiyle acil servisten ana binaya sevk edildi. Ancak yapılan muayene ve tetkiklerin ardından virüsün ne türü ne de net teşhisi konulabildi.
“Yoğunluk lüksmüş, Makedonya’da anladım.”
Hastanede doktor bulmanın zor olmadığını ancak bir sistem bütünlüğünün olmadığını belirten vatandaş, “Türkiye’de bekleriz, Makedonya’da özleriz” diyerek Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin değerini yurt dışında daha net hissettiklerini dile getirdi.
Bitki çayı, vitamin reçetesiyle taburcu
Ateşi 37,5’e sabitlenen hastaya parasetamol yazıldı. Ancak yazılan ilaç, Türkiye standartlarında genellikle 0–6 yaş aralığı için önerilen dozda oldu. Tedavi süreci, bol bitki çayı ve vitamin tavsiyeleriyle tamamlandı.
“İlk defa Türkiye’deki hastane sistemini özledim desem yalan olmaz.”
Vatandaş, sağlık hizmeti alma sürecinin ardından Türkiye’deki entegre ve etkili sağlık sistemine olan özlemini dile getirdi.
COVID hâlâ bitmedi
Bu deneyimin bir başka dikkat çekici yanı ise, Kuzey Makedonya’da COVID-19 şüphesinin hâlâ aktif bir değerlendirme sebebi olmasıydı. Bu da salgının hâlâ ciddiye alındığını, ancak tanı ve yönlendirme süreçlerinde karmaşa yaşandığını gösterdi.
Bu örnek, Türkiye’nin sağlık altyapısı ve hizmet kapasitesinin uluslararası ölçekte kıymetini bir kez daha hatırlattı.