Kirazlıyayla’da Maden Felaketi: Köylüler Ayakta – “Bu Bir Kaza Değil, Göz Göre Göre Gelen Yıkım”

Kirazlıyayla’da Maden Felaketi: Köylüler Ayakta – “Bu Bir Kaza Değil, Göz Göre Göre Gelen Yıkım”
Yayınlama: 15.02.2026
A+
A-

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde 29 Ocak’ta Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesi, bölgede büyük bir çevre krizini tetikledi. Ağır metal içerdiği öne sürülen binlerce ton atığın dere yataklarına ve tarım arazilerine karıştığı iddiası, köylüleri ve çevre örgütlerini ayağa kaldırdı. Yaşananlar “teknik arıza” olarak açıklanırken, bölge halkı bunun yıllardır yapılan uyarıların yok sayılmasının sonucu olduğunu savunuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde yapılan sert basın açıklamasında köylüler, maden faaliyetlerinin derhal durdurulmasını, sorumlular hakkında adli ve idari işlem başlatılmasını ve şirketin ruhsatının iptal edilmesini talep etti.

Kirazlıyayla sakini Muhterem Çakır, yaşananları “göz göre göre gelen felaket” olarak nitelendirdi. Yıllardır verdikleri mücadelenin güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bastırıldığını belirten Çakır, “35 köylüye karşı yüzlerce çevik kuvvet ve jandarma gönderildi. Etten duvar ördüler. Yedi bilirkişi ‘burası heyelan bölgesi, tarım bölgesi, olmaz’ dedi. Raporlar hiçe sayıldı. Mahkemeyi kaybettik, şimdi köyümüz çöküyor” ifadelerini kullandı.

Çakır, köyde metrelerce yarıklar oluştuğunu, tarımın neredeyse bittiğini söyleyerek şu sözlerle tepki gösterdi:
“Kirazlıyayla’da kiraz yiyemiyoruz. Toprağımız zehirlendi. Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek. Mezarlıklarımız bile risk altında. Sevdiklerimizin kemikleri bile kalmayacak. Bu nasıl bir vicdansızlıktır?”

Bursa Su Kolektifi adına konuşan Erkan Erdem ise atık barajı çökmesinin “geçiştirilemeyecek ölçekte bir çevre suçu” olduğunu belirtti. Erdem, İl Müdürlüğü’ne şu soruları yöneltti:

  • Atık barajı en son ne zaman denetlendi?

  • Çökme sonrası kaç noktadan numune alındı, analizler hangi laboratuvarlarda yapılıyor?

  • Atıkların köy içinden taşınmasına ilişkin bir çevresel güvenlik planı var mı?

  • Geçici depolama ve yeni atık barajı için hangi ÇED süreçleri işletildi?

  • Sorumlular hakkında idari ya da adli işlem başlatıldı mı?

Erdem ayrıca, Kirazlıyayla ile Reşadiye arasındaki alana kimyasal atıkların hiçbir koruyucu önlem olmadan döküldüğünü, bir kısmının yalnızca toprakla örtülerek gizlenmeye çalışıldığını öne sürdü. “Bu vahşi depolama hangi mevzuata dayanıyor? Bu cesareti kimden alıyorlar?” diye sordu.

Çevre örgütleri ve köylüler, Meyra Madencilik’in ÇED raporunun ve maden ruhsatının derhal iptal edilmesini, bölgenin heyelan riski nedeniyle madenciliğe kapatılmasını ve mevcut atık barajının bilimsel yöntemlerle rehabilite edilmesini talep etti. Ayrıca, 12 yıl boyunca atık barajı olmadan faaliyete izin verildiği iddiasına dikkat çekilerek, buna onay veren bürokratların yargılanması istendi.

Eyleme katılan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da sert açıklamalarda bulundu. Sarıbal, maden politikalarının ülkeyi “yağma ve talan düzenine” sürüklediğini savunarak, “Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini bile bulmayan bir gelir için bu ülkenin dağını, taşını şirketlere peşkeş çekiyorlar. Uyardık, ‘burayı zehirlersiniz’ dedik. Firma yetkilileriyle kimler makam odalarında oturdu? Gerçek sorumlular ortadadır” ifadelerini kullandı.

Kirazlıyayla’da yaşananlar, yalnızca bir köyün değil, bölgedeki su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaşam hakkının tehdit altında olduğu yönünde kaygıları büyütüyor. Köylüler ise kararlı: “Bu toprakları terk etmeyeceğiz. Bu felaketin üstü örtülürse, yarın çok daha büyük bir yıkımla karşılaşacağız.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.