Zeynel Abidin Koçak, Karacabey’de peş peşe yaşanan su taşkınlarına ilişkin adeta isyan niteliğinde, sert ve sarsıcı bir açıklama yaptı. Koçak’ın ifadeleri, sadece bir eleştiri değil; yıllardır biriken öfkenin, ihmaller zincirine karşı yükselen açık bir hesap sorma çağrısı olarak dikkat çekti.
Koçak, Karacabey’de yaşanan taşkınların artık doğa olayı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Bu yaşananlar tabiatın değil, doğrudan ihmalkârlığın ve yönetim zafiyetinin eseridir” sözleriyle yetkilileri hedef aldı. Her yağışta aynı manzaranın tekrar ettiğini belirten Koçak, üretim alanlarının sular altında kaldığını, çiftçinin emeğinin heba edildiğini ve hayvancılıkla geçinen vatandaşların kaderine terk edildiğini ifade etti.
Açıklamasında sert sorular yönelten Koçak, teknik imkânlara ve devletin tüm kurumsal kapasitesine rağmen neden hiçbir önlem alınmadığını sorguladı. “Meteoroloji verileri ortadayken, riskler bu kadar açıkken neden hâlâ hazırlıksız yakalanıyoruz? Bu ihmali açıklayacak tek bir mantıklı gerekçe yoktur” diyerek, yaşananların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Koçak, yaşanan felaketlerin “kader” söylemiyle geçiştirilmeye çalışılmasına da sert tepki gösterdi. “Bu bir kader değil; açıkça planlama eksikliğinin, altyapı yetersizliğinin ve sorumluluktan kaçışın sonucudur” ifadelerini kullanan Koçak, özellikle dere yataklarının ıslah edilmemesi ve su tahliye sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Bu ihmallerin doğrudan üreticiyi vurduğunu belirten Koçak, Karacabey halkının artık somut ve kalıcı çözümler beklediğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda tonunu daha da yükselten Koçak, uyarıdan öte açık bir sorumluluk çağrısı yaptı: “Karacabey’in alın teri göz göre göre yok ediliyor. Çiftçimizin, hayvancımızın sabrı tükenmiştir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Derhal harekete geçin! Kalıcı çözümleri gecikmeden hayata geçirin. Aksi halde yaşanan her zararın, her yıkımın ve her mağduriyetin hesabı bu ihmali sürdürenlerden sorulacaktır.”
Koçak’ın çıkışı, Karacabey’de yıllardır tekrar eden su taşkınları sorununu bir kez daha gündemin en sert başlıklarından biri haline getirirken, gözler şimdi yetkililerin atacağı somut adımlara çevrildi.