İBRAHİM HACIOĞLU’NDAN MECLİS’E SERT ÇAĞRI
“YIKIM DEĞİL ÇÖZÜM, CEZA DEĞİL ADALET İSTİYORUZ!”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyen imar mağduriyetine ilişkin son derece sert ve net bir açıklama yaptı. Hacıoğlu, Büyükşehir Yasası sonrası yapılmayan planların, devlet–vatandaş ilişkisini derinden sarstığını belirterek, yaşanan sürecin artık hukuki değil, vicdani ve anayasal bir kriz hâline geldiğini vurguladı.
“Devlet–vatandaş güveni yerle bir edilmiştir. Bu güven yeniden tesis edilmeden ne kentsel dönüşüm olur ne de hukuk devleti ayakta kalır” diyen Hacıoğlu, yıkım tehditleriyle yönetilen bir imar politikasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Hacıoğlu’nun en sert eleştirisi, Büyükşehir Yasası sonrasında yıllarca yapılmayan imar planlarına yönelik oldu. Belediyelerin ve merkezi idarenin görevini yerine getirmediğini belirten Hacıoğlu, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Plan yapmayan, rehberlik etmeyen, denetlemeyen devlet; bugün çıkmış vatandaşı suçlu ilan ediyor. Bu açık bir adaletsizliktir. Devlet kendi kusurunun bedelini vatandaşa yıkamaz.”
Özellikle kendi tapulu arazisinde, çoğu az katlı ve bir çoğuda mühendislik hizmeti alınarak yapılmış yapıların, bugün yıkım tehdidi altında olmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Hacıoğlu, devletin bizzat verdiği Yapı Kayıt Belgelerinin bugün vatandaşın başına bela hâline getirildiğine dikkat çekti:
“Devlet ‘gel kayıt altına al’ dedi, vatandaş parasını ödedi, belgesini aldı. Şimdi aynı devlet çıkıp ‘yanlış yaptın, yıkıyorum’ diyor. Bu hukuk değil, bu tuzaktır.”
Yapı Kayıt Belgesi almış yüz binlerce vatandaşın bugün belirsizlik, korku ve yıkım tehdidiyle yaşadığını belirten Hacıoğlu, bunun açık bir hak ihlali olduğunu ifade etti.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin talebinin net olduğu vurgulandı:
Af istemiyoruz
Kaçak yapı savunmuyoruz
Riskli yapıların korunmasını talep etmiyoruz
Ancak şunun altı özellikle çizildi:
“Sağlam yapılar kayıt altına alınsın, riskli yapılar dönüştürülsün. Yıkım refleksi değil, çözüm aklı devreye girsin.”
Bu kapsamda #kontrollüyapıkayıt modelinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. Yapıların mühendislik, zemin, taşıyıcı sistem ve deprem performansı açısından denetlenmesi, uygun olanların kayıt altına alınması, riskli olanların ise kademeli ve adil biçimde dönüştürülmesi çağrısı yapıldı.
Hacıoğlu, imar mağduriyetinin herhangi bir siyasi partinin meselesi olmadığını özellikle vurguladı:
“Bu mesele sağ-sol meselesi değil, iktidar-muhalefet meselesi değil. Bu, milyonlarca insanın ev, yuva ve emek meselesidir.”
Bugün emekli maaşıyla, krediyle, borçla yapılan evlerin bir kalemde yok sayıldığını, bunun toplumsal barışı tehdit eden bir noktaya geldiğini ifade etti.
İbrahim Hacıoğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çağrısı açık ve sert oldu:
Yıkımlar derhal durdurulmalıdır
Yapı Kayıt mağduriyeti Meclis’te ele alınmalıdır
Kalıcı, denetimli ve adil bir yasal düzenleme yapılmalıdır
#YapıKayıtTorbaya girmeli
#YapıKayıtElzemdir
“Bu sorun görmezden gelinerek çözülmez. Ertelenerek hiç çözülmez. Devlet aklı devreye girmelidir.”
Hacıoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yapı Kayıt anayasal bir haktır. Devlet millet için vardır. Millet yok sayılarak devlet ayakta kalamaz. Biz yıkım değil umut, ceza değil adalet istiyoruz.”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, milyonlarca mağdur adına Meclis’ten gecikmeden somut adım beklediklerini bir kez daha güçlü biçimde ilan etti.
