Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde; Sağlık sorunları yaşadığım ve 3.kez omurgalarımdan operasyon geçirdiğim ve hala iyileşemeyip çok acı çektiğim bu günlerde ölümle yüzleştim ve inanın çok düşündüm.
Artık iktidardaki Tek Adam anlayışının halkın güvenini, kazanmış ve çok sevilen ne kadar CHP’li belediye başkanı varsa tutuklattırıp iddiasını aylarca ortaya koymadan tutsak etmesi iktidara ve yargıya olan güveni ortadan kaldırmıştır.
25 yılda tükenen ve tüm değerleri tüketen Saray İktidarı siyasallaşan yargı yoluyla CHP’li belediyeleri tüketme, iktidara yürüyen muhalefeti susturup siyaseti yeniden dizayn etme arzusuyla ülkeyi cehenneme çevirmiştir.
İktidarın isteği ve yargının emrindeki gizli tanıkların suçladığı ve aylardır iddianamelerin hazırlanmadığı, duruşmaların yapılmadığı haksız hukuksuz günleri yaşıyoruz.
Ülkede Tek Adam despotluğunda hak ve hukukun yok sayılarak bayramda da hücrelerinde geçirecek olan tüm kader mahkûmu veya siyası hırsın esir ettiği iyi insanların bulunduğu bu düzende hak hukuk ve adalet yoktur.
Tek Adam faşizmi, hukuku hak arama ve suçluyu mahkûm edip suçsuza özgürlüğünü, saygınlığını geri vermekten çıkarıp, toplumu korkutup sindirip biat ettirmek ve hizaya sokmanın aracı haline getirmiştir.
İddiaların kasıtlı olarak yazılmayıp veya yargılama sürecinin kasıtlı uzatılması, aslında cezayı mahkeme kararına bile gerek duymadan uygulamanın yöntemidir.
Oysa yasalarımıza göre insanların itibarı, özgürlüğü, saygınlığı ve gelecek yaşamları bu belirsizliğin ve kaosun içine atılamaz.
Bu ülkede hiç kimse kendi geleceğinin önünü kesiyor diye cezalandırılamaz.
Unutmayalım; mahkemeler karar verene kadar hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez.
Herkesin bağımsız mahkemelerde adil yargılanma ve kendini savunma ve koruma hakkı vardır.
Çağdaş dünyada da ülkemizde de hukukun temel ilkesi gereği, tutuksuz yargılanması esastır.
Masumiyet karinesi ise herkes için geçerlidir.
Tarafsız ve bağımsız bir yargı, gerçek anlamda hukukun üstünlüğü hiçbir siyasi partinin arka bahçesi gibi davranamaz.
25 yılda iktidarda olanlar yurt içi ve yurt dışında milyon dolarlarla ve eş değer mülklere sahipse ilk önce yargı bunların üstüne gitmelidir.
Özellikle iktidar yanlılarının ve ülkeyi yönetenlerin çocuklarının akıl almaz varlıklarını görmezden gelen yargının CHP’li başkan ve kadrolarını aylardır yargılamadan tutsak etmesi vicdanları sızlatmaktadır.
Üstelik bu haksızlığa uğrayanların içlerinde ciddi rahatsızlıkları olanların da inatla tutsak edilmeleri vicdanları sızlatmaktadır.
Daha fazla uzatmaya gerek duymadan Bursa’da yapılan operasyonda peşinen yargılanmadan suçlanıp tutsak olan ve bugüne dek hiçbir çıkar, menfaat ve beklentim olmamış iki dost dediğim insan için üzüntü duymaktayım!!!!!!
Kendilerinin suçları varsa bağımsız yargının vereceği karar aleyhlerinde olursa şahsen beni üzecek ve kızdıracaktır.
Sol/sosyal demokrasiye inanan hiç kimse mal -mülk veya nalet olası para için hata yapmamalıdır.
Yine senelerce AKP iktidarında yeşili suyu ve yaşamı yok edilen Bursa’mız nihayet CHP iktidarına halkta karşılığı olan ve sevilen Mustafa Bozbey’le kazanmış ve yönetilmektedir.
Ancak her gün suçlanan veya CHP’ye ihanet edeceği dillendirilen, mal varlığı tartışılan ve akıl almaz iddialarla basında yıpratılan Mustafa Bozbey’inde bu baskıdan kurtulması gerekmektedir.
Bu nedenle aylardır tutsak olan, yargıda suçlanmamış ancak adeta unutulan veya sahip çıkarsak, arar sorarsak veya yıllarca kendilerinden yararlanıp yakın olduğumuz anlaşılır diye susanlara karşı ders ve örnek olsun diye kendilerini yazmak, anımsatmak hatta özlediğimi belirtmek istedim.
Bu nedenle yargı sopasıyla çoluk çocuklarından ve ailelerinden uzak tutsak edilen ülkemin neresinde olursa olsun bu haksızlığa uğrayanlara selam olsun…
Bu günler geçecek ve CHP iktidarında hak-hukuk yerini bulacaktır.
CHP iktidar olunca sol/sosyal demokrasi ülkede hâkim olunca demokratik hukuk devleti ilkelerini, adaleti ve hürriyeti savunanların sesi ülkemin en ücra köşesinden bile duyulacaktır.
Aylardır haksız yere tutsak edilen ve diplomasızların 35 yıllık anasının ak sütü gibi helal ve gerçek diplomasını iptal ettirdikleri İBB Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun yanında olduğumuzu belirtiyoruz.
Yine iftira ve haksız iddialarla tutsak edilen tüm belediye başkanlarımızın, İBB’nin çalışkan ve namuslu tüm bürokratlarının üzerlerimizde bulunan hakları teslim edilecektir.
Dünya liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerinin yolunda, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özelin liderliğinde yeniden çağdaş, laik ve bağımsız yargının egemen olduğu yasaların uygulandığı bir ülke olmanın mutluluğunu yaşayacağız
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.