GİDİLMEYEN YERLERİN SİYASETÇİSİ: MEHMET YALÇIN

GİDİLMEYEN YERLERİN SİYASETÇİSİ: MEHMET YALÇIN
Yayınlama: 05.02.2026
A+
A-

Bazı insanlar vardır; bulundukları yere anlam katar. Bazıları ise gitmedikleri yerlerle anılır. Mehmet Yalçın, işte bu ikinci gruptadır. Çünkü o, siyaseti kürsü ışıklarında değil; toprak yollarda, çamurlu sokaklarda, ışığı erken sönen evlerde okuyan bir isimdir.

ÖZEL HABER HASAN MESUT EKMEN

Onun siyaset anlayışı merkezden çevreye bakan bir bakış değildir. Tam tersine; en uçtan merkeze vicdan taşıyan bir anlayışın adıdır. Kolaya değil zora, görünene değil görünmeyene yönelir. Çünkü bilir ki, siyasetin gerçek fotoğrafı il binalarında değil; unutulmuş mahallelerde çekilir.

HAYATI ERKEN ÖĞRENENLERDEN

1978 yılında Batman’da doğan Mehmet Yalçın, hayatın ne demek olduğunu erken yaşta öğrenmiş bir isimdir. Gençlik yıllarında, 1995–1999 arasında Refah Partisi Gençlik Kolları’nda görev alması, onun siyasete bir hevesle değil; bir dava bilinciyle adım attığının açık göstergesidir.

Daha o yıllarda savunduğu ilke nettir:

“Siyaset insanı yüceltmez; insan siyaseti yüceltir.”

Bu cümle, onun tüm siyasi çizgisinin özetidir.

22 YILLIK EMEK, 22 YILLIK ŞAHİTLİK

1999 yılında Kahramanmaraş Elbistan Termik Santrali’nde bilgisayar operatörü olarak başladığı görevini 22 yıl boyunca sürdürmesi, Mehmet Yalçın’ın karakterinin en berrak aynasıdır. Bu süre; sabrın, emeğin, alın terinin ve helal lokmanın süresidir.

Masa başında çalışmıştır ama halktan kopmamıştır. Sistem içinde yer almıştır ama vicdanını sistemin dışına itmemiştir. Bu yüzden halkın derdini kitaplardan değil, yaşanmışlıktan bilir.

“NEREDE İHTİYAÇ VARSA ORASI MEMLEKETİM”

2011 yılında Batmanlı kimliğiyle Kahramanmaraş’ta milletvekili aday adaylığına başvurması,
2015’te yine Kahramanmaraş’ta, aynı yılın erken seçiminde ise Batman’da aday adayı olması, onun siyaset anlayışını net biçimde ortaya koyar:

“Nerede görev varsa, nerede ihtiyaç varsa; orası benim memleketimdir.”

Bu söz, siyaset literatüründe sık duyulur; ama nadiren bu kadar samimi yaşanır.

ASIL HİKÂYE EMEKLİLİKTEN SONRA BAŞLAR

Mehmet Yalçın’ın asıl hikâyesi, emeklilikten sonra başlar. Yaklaşık 4 yıldır Batman’da yaşayan Yalçın, bu şehre sadece ev kurmamış; bu şehrin yükünü omuzlamıştır.

Yetimlerin kapısını çalan, ihtiyaç sahiplerinin halini soran, hayırseverlerin emanetini sessizce yerine ulaştıran bir gönül insanıdır. Ne fotoğraf peşindedir, ne alkış…
Onun en büyük ödülü, bir yetimin duasıdır.

MAKAM DEĞİL, EMANET BİLİNCİ

Bugün AK Parti Batman Demokrasi ve Hakem Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Yalçın, siyaseti hâlâ aynı yerden tanımlar:

“Hizmet bir tercih değil, bir sorumluluktur.”

Ona göre siyaset; il merkezlerinde yapılan bir faaliyet değildir. İlçeye gitmeyen, köye uğramayan, mahallenin en uç sokağına adım atmayan bir anlayış, yarım kalmış bir siyasettir.

Özellikle gidilmeyen yerlerin altını çizer. Çünkü bilir ki;
– Işıkların az yandığı sokaklarda dertler daha ağırdır,
– Yolu bozuk köylerde umutlar daha sessizdir,
– Adı anılmayan mahallelerde insanlar kendini daha yalnız hisseder.

Bu yüzden onun cümlesi nettir:

“Kapısı en az çalınan ev, siyasetçinin ilk durağı olmalıdır.”

KİBİR, NEFİS VE RİYAKÂRLIK UYARISI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sadakati, körü körüne değil; bilinçli, şuurlu ve davaya bağlı bir sadakattir. Partisini şahsi menfaatlerin üstünde tutar. Makamı değil, emaneti önemser.

Ve çok sert bir uyarısı vardır:

“Riyakârlık, kibir ve nefis; bir partinin ve bir toplumun içine sızmış en tehlikeli hastalıktır. Bu hastalık, kanserden beterdir.”

Bu söz, basit bir benzetme değildir. Ona göre;
kibir halkla siyasetçi arasındaki bağı koparır,
nefis hizmeti gölgeler,
riyakârlık ise güveni öldürür.
Güven öldüğünde, siyaset çöker.

BİR SİYASET MODELİ

Mehmet Yalçın’ın savunduğu siyaset modeli açıktır:

– Lidere sadık,
– Davaya layık,
– Halka yakın,
– Mazluma duyarlı,
– Yetimin hakkına titiz,
– Kendini halktan üstün görmeyen bir anlayış…

Bu yazı bir kişiyi anlatıyor gibi görünse de aslında nasıl bir siyasetçi olunması gerektiğini anlatıyor.

Ve gönül rahatlığıyla söylenebilir ki:

Eğer bu ülkede siyaset, Mehmet Yalçın gibi insanların omuzlarında yükselirse;
köyler unutulmaz,
mahalleler sahipsiz kalmaz,
yetimler yalnız büyümez.

Bu satırlar uzun olabilir…
Ama anlatılan vicdan, hepsinden daha uzundur.

İyi ki varsın güzel yürekli kardeşim.
Bu yol; gidilmeyen yerlere gidenlerin yoludur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.