Emeklilerden Ekonomi ve Aylık Bağlama Sistemine Sert Eleştiri…
Emekli ve emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklar ve sosyal güvenlik sistemine yönelik eleştiriler gündemdeki yerini korurken, Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Gönül Boran Özüpak dikkat çeken bir açıklamada bulundu.
Özüpak, özellikle aylık bağlanma oranları (ABO) üzerinden mevcut sistemin adaletsizliğine işaret ederek, çok prim ödeyen vatandaşların daha düşük emekli maaşına mahkûm edilmesini sert sözlerle eleştirdi. Bu durumun sosyal güvenlik sisteminin temel mantığıyla çeliştiğini belirten Özüpak, “Çok çalışan, çok prim ödeyenin daha az aylık alması kabul edilebilir bir düzen değildir” ifadelerini kullandı.
“Tersine işleyen bir sistemle karşı karşıyayız”
Aylık bağlanma oranlarındaki mevcut yapının emek ile elde edilen kazanımlar arasında ters bir ilişki kurduğunu vurgulayan Özüpak, bu durumun emekliler açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını dile getirdi. Sosyal güvenlik sisteminin teşvik edici olması gerekirken, mevcut uygulamanın emeği cezalandıran bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
“Enflasyon söylemi ile hayatın gerçeği örtüşmüyor”
Açıklamasında yalnızca emekli maaşlarına değil, genel ekonomik tabloya da değinen Özüpak, vatandaşın günlük yaşamda hissettiği ekonomik gerçeklik ile açıklanan resmi veriler arasında büyük bir fark olduğunu savundu.
İğneden ipliğe gelen zamların toplumun her kesimini derinden etkilediğini belirten Özüpak, buna rağmen “enflasyon düşüyor” yönündeki açıklamaların sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ifade etti.
“Vatandaş artan fiyatları her gün cebinde hissederken, enflasyonun düştüğünün söylenmesi, gerçek hayat ile açıklanan veriler arasındaki kopukluğu gözler önüne sermektedir” dedi.
“Emek cezalandırılıyor, gerçeklik tersine çevriliyor”
Özüpak, mevcut ekonomik ve sosyal politikaları iki temel başlıkta eleştirdi:
Bir yanda emeğin ters orantılı şekilde cezalandırıldığını, diğer yanda ise ekonomik gerçeklerin rakamlar aracılığıyla farklı bir şekilde sunulduğunu belirtti.
Bu durumun toplumda güven kaybına yol açtığını ifade eden Özüpak, “Bir yerde emek ters orantıyla cezalandırılıyor, diğer yerde gerçek hayat rakamlarla ters orantıya sokuluyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Gerçek hayat ile anlatılan arasında uçurum var”
Açıklamasının sonunda çarpıcı bir ifadeye yer veren Özüpak, kamuoyuna sunulan ekonomik tablo ile vatandaşın yaşadığı gerçeklik arasındaki farkın giderek büyüdüğünü vurguladı.
“Gerçek hayat başka, icraatlarla sunulan masal bambaşka” diyen Özüpak, yetkililere çağrıda bulunarak, emekli ve emekçilerin yaşadığı sorunların gerçekçi ve kalıcı politikalarla ele alınması gerektiğini ifade etti.
Açıklama, özellikle emeklilerin alım gücündeki düşüş ve sosyal güvenlik sistemine yönelik tartışmaların yeniden alevlenmesine neden olurken, önümüzdeki süreçte bu konunun kamuoyunda daha geniş şekilde tartışılması bekleniyor.