“Gençleri Kullanmayın”

“Gençleri Kullanmayın”
Yayınlama: 01.01.2026
A+
A-

KÖŞE YAZISI – MESUT ÇAVUŞ

Gençleri siyasi yükselişlerinize alet etmeyin.
Gençleri “iş vereceğiz” yalanıyla umutlandırıp, sonra yüzüstü bırakmayın.

Bu ülkede genç olmak; sabah aynaya bakıp “bugün de tutunmaya çalışacağız” demektir.
CV hazırlamak değil aslında mesele; umut hazırlamak, sabrı cilalamak, hayal kırıklığını sessizce taşımaktır.

Ve tam bu kırılganlık anında çıkıyorsunuz sahneye:
Kravatlar düzgün, cümleler büyük, vaatler parlak.
Ama niyet?
O eski, o kirli niyet.

Gençleri afiş taşıyıcısı yaptınız.
Gençleri miting kalabalığı yaptınız.
Gençleri tweet ordusu, alkış makinesi, sandık bekçisi yaptınız.

Sonra ne oldu?
Seçim bitti, ışıklar söndü, kapılar kapandı.
Genç yine işsiz.
Genç yine yalnız.
Genç yine borçlu.

“İş vereceğiz” dediniz.
Aslında demek istediğiniz şuydu:
“Bir süre ses çıkarma.”
“Bir süre bizim için koş.”

Ama unutmayın, gençlik ne sahne süsüdür ne de geçici bir araç.
Onların umudu, sizin koltuklarınızdan çok daha kıymetli.

İşte o yazı…

Gençleri siyasi yükselişlerinize alet etmeyin.
Gençleri “iş vereceğiz” yalanıyla kullanmayın.
Bu ülkede genç olmak, sabah aynaya bakıp “bugün de tutunmaya çalışacağız” demektir. CV hazırlamak değil mesele; umut hazırlamak, sabrı cilalamak, hayal kırıklığını yutkunarak taşımaktır. Ve tam bu kırılganlık anında çıkıyorsunuz sahneye: Kravatlar düzgün, cümleler büyük, vaatler parlak. Ama niyet? O eski, o kirli niyet.
Gençleri afiş taşıyıcısı yaptınız.
Gençleri miting kalabalığı yaptınız.
Gençleri tweet ordusu, alkış makinesi, sandık bekçisi yaptınız.
Sonra ne oldu?
Seçim bitti, ışıklar söndü, kapılar kapandı.
Genç yine işsiz. Genç yine yalnız. Genç yine borçlu.
“İş vereceğiz” dediniz.
Aslında demek istediğiniz şuydu:
“Bir süre ses çıkarma.”
“Bir süre bizim için koş.”
“Bir süre bizim yükselişimize omuz ver.”
Bu bir istismar biçimidir.
Adını net koyalım. Yumuşatmaya gerek yok.
Gençlerin hayalleri üzerinden kariyer inşa etmek, en ucuz ama en acımasız siyasettir. Çünkü genç, bekler. Çünkü genç, inanır. Çünkü genç, hâlâ bu ülkenin düzeleceğine safça umut eder. İşte bu yüzden bu kadar kolay kullanılıyorlar.
Bakın etrafınıza:
Üniversite mezunu gençler kuryelik yapıyor.
Diplomalı gençler yurt dışı biletlerini taksitlendiriyor.
Bir zamanlar “ülkenin geleceği” dediğiniz gençler, bugün ülkenin fazlalığı muamelesi görüyor.
Ve siz hâlâ kürsülerden “gençlere çok önem veriyoruz” diyorsunuz.
Kusura bakmayın, bu cümle artık içi boş bir kurumsal jargon. PowerPoint slaytı kadar ruhsuz.
Gençler iş istemiyor sadece.
Onur istiyor.
Adalet istiyor.
Emeğinin karşılığını istiyor.
Bir gencin umutlarını seçim takviminize göre erteleyemezsiniz.
Bir gencin geleceğini, kendi koltuk hesabınıza rehin alamazsınız.
Şunu da açık söyleyeyim:
Gençler artık farkında.
Kandırılmıyorlar, sadece susuyorlar.
Ama bu sessizlik kabulleniş değil; bu, birikmiş bir hesap defteri.
Ve o defter bir gün açılır.
Hem de hiç beklemediğiniz bir anda.
Son söz net:
Gençleri vitrin süsü yapmayın.
Gençleri merdiven basamağı görmeyin.
Gençleri “sonra bakarız” diyerek oyalamayın.
Bu ülkenin gençleri sizin siyasi yükseliş projeniz değil.
Bu ülkenin gençleri, bu ülkenin vicdanıdır.
Vicdanla oynayanın sonu, tarihte hiç iyi yazılmadı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.