Fatih Başkanım dünkü konuşmalarımız ,bugüne kalan sorular.Bu kadar sorular sorduk proje okulları olsun, atamalar, mülakat vesaire diğer bütün bütün sorulardan anladığımız kadarıyla yetkinin önemi de ortaya çıkıyor genel anlamda. Türkiye genelinde yetkinin olması çok önemli değil mi başkanım bu sorunlara el atılması anlamında
—- Şunu ifade etmek isterim sendikalar talep makamı ,sendikalar eğitimin bir paydaşı ama Sendikaların görevleri devlet memurlarının özlük, ekonomik, sosyal, hak ve menfaatleri için mücadele etmektir. Sendikanın görevi paralel yapılanma değildir. Biz de yanlış giden husus bu.Biz önce devletin memuruyuz, sadakatı sadece devlete göstereceğiz.Devlette kadrolaşmayacağız. Yani bir STK ismi ,cemaat olsun ,tarikat olsun, ismi Dernek olsun, ismi sendika olsun devlette kadrolaşma çabası içerisine girmeyecek.
SENDİKANIN GÖREVİ PARALEL YAPILANMA DEĞİLDİR..!!
2016’da bir yapının cemaat denilen bir yapının ülkeyi getirdiği noktayı gördük. Sadakati bir dolarlara gösterenlerin ülkeyi getirdiği nokta ortada.Bu devlet teamüllerinde yükselme ve unvanlarda kariyer ve Liyakat esaslarının doğal sürecinde olması gerekiyor.Sendikaların işi değildir kamuda kadrolaşmak, bunu son dönemlerde maalesef görüyoruz. O yüzden sendikal mücadelemizde son zamanlarda kirletilen sendikal zemini temizlemek ve koltuk tedarikçiliğine döndürülen bireysel çıkar odaklı sendikal anlayışa son vermek olarak adlandırıyoruz sendikal mücadelemizi. Sendikanın görevi üyelerine koltuk tedarik etmek değildir ya da üyelerinin başkalarına haksızlık yaparak şahsi çıkar elde etmesi için girişim yapmak değildir.
GÖREVİMİZ HAKSIZLIKLARI GİDERMEK,HAKKI OLAN İÇİN HAKKINI SAVUNMAKTIR
Var olan haksızlıkları gidermek ve de hakkı olan için hakkını savunmaktır, sendikanın görevi. Yetkilendirilmiş sendika öylesine bir miras bıraktı ki öylesine bir görünüm sergiledi ki bugün,sendikal mücadeleye itibar kalmadı.Eğitim çalışanları “benim bir çıkarım yok ki niye üye olayım” diyebiliyor. Ya da ilerisi için beklentisi olan idarecilik beklentisi olan ya da idare ile sıkıntı yaşamak istemeyen ben yetkili sendikaya üye olayım kafam rahat etsin kafasında hareket ediyor.Bu son derece yanlış sendikacılık bu değil sendikacılık birilerine koltuk tedarik etmek şahsi çıkar sağlamak için yapılacak bir mücadele değil.
BİZ ÖNCE DEVLETİN MEMURUYUZ..!!
O yüzden yetkinin el değiştirmesi gerekiyor.O yüzden Türk Eğitim Sen’in yetkili olması gerekiyor.1126 talebi vardı sendikaların son yapılan toplu sözleşmede bunlardan 72 tanesi karşılık buldu geri kalan 1000 küsür talep belki de masaya bile gelmedi. Bununla ilgili temsil zafiyeti söz konusu. Biz eğitim çalışanlarının da devlet memurlarınında yeterince temsil edilmediğini düşünüyoruz. Kamu işveren heyeti ile 2 yılda bir sözleşme imzalanmasına rağmen bu Ağustos ayında 2026 ve 2027 için 8’incisi yapılmış olmasına rağmen Toplu sözleşme ile elde edilmiş kazanımların sayısı maalesef düşük kaldı. Beklenti talep bir hayli fazla bu anlamda biz bu yüzden tüm eğitim camiasının tam yetkiyi etkili bir şekilde kullanabilmemiz için herkesi ama herkesi Türk Eğitim Sen’e davet ediyorum sizlerin aracılığıyla.
*** Yine mesleki okullara mesleki yönlendirmelerin olması yönünde soru ve yorumlar gelmiş.Üniversitelerin bu anlamda yükünü azaltacak uygulamalar şart değil mi başkanım.
MESLEK LİSELERİ MEMLEKET MESELESİ..!!
— Bir önceki Milli Eğitim Bakanlığı Mahmut Özer döneminde bu konular gündemdeydi. Bursa sanayi şehri, teknoloji şehri meslek liseleri Memleket Meselesi .meslek liseleri hak ettiği değere maalesef şu anda sahip değil.Adrese dayalı sistemde ortaokul başarı puanı en düşük olanlar maalesef meslek liselerine gidiyor. Bunun mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Biz mutlaka ara elemanı dediğimiz Meslek Lisesi öğrencilerinin ortaokul başarı puanlarının yüksek olanlardan da seçilmesi teşvik edilmesi gerekiyor.
SINAVSIZ GEÇİŞ HAKKI SAĞLANMALI
Ama biz de öyle olmuyor.Bugün teknik işlerde çalıştırılan ustaların, kalfaların, çırakların kafası iyi çalışacak ki bu sistem daha güzel bir şekilde oluşsun. Buralarda sınavsız geçiş ve benzeri uygulamaların mutlaka ama mutlaka yapılması lazım. Bu konuyla ilgili bazı çalışmalar yapıldı,hiçbir çalışma yapılmadı değil. Staj öğrencileri asgari ücret üzerinden ücret alıyorlar özendirici çalışmalar var ama belki de sınavla ve tercihle başlayan bir sürecinde mutlaka kolaylaştırılması lazım gelir diye düşünüyorum.
*** Yine baktığımızda başkanım proje okulları da galiba gündemde.Bu konuyla da ilgili 5-6 soru gelmiş?
PROJE OKULLARI SUİSTİMAL ALANI,ÇİFTLİK HALİNE DÖNDÜRÜLDÜ
— Proje okulları suistimal alanı haline getirildi.Çiftlik haline döndürüldü sanki. Başarılı olduğu halde öğretmeniyle bir şekilde idare çalışmak istemezse müdürün iki dudağı arasına getirildi.Bir önceki eğitim öğretim yılında hizmet puanı üstünlüğü ile proje okullarının tercihi açıldı.O ne kadar yanlışsa sadece müdürün inisiyatifine bırakmak da o kadar yanlış. Sınavla belli bir dilimden mesela Bursa’da %10 akademik liselere yerleşenler %10’luk dilime giren öğrenciler %10’luk dilimle öğrenci aldığımız bunlara seçeceğimiz öğretmen de bir şekilde sınavla ya da başarı kriterlerinin belirlenmesi lazım.Onların da mutlaka incelenip sık dokunması lazım. Maalesef bunu müdür belirliyor müdür belirlerken de seçeceği öğretmenin daha önceki mesleki başarılarını gözeterek değil de eş, dost ,ahbaplarından duyduklarıyla karar verebiliyor.
*** Başkanım bilmediğimden soruyorum istediğini getirip gönderebiliyor mu proje okulunun müdürü okula?
BÖYLE OLUNCA PROJE ÜRETMESİNİ BEKLEYEMEZSİNİZ..!!
–- Mesela Erkek Lisesi’nde 35 tane öğretmene okul müdürü ben artık önümüzdeki eğitim öğretim yılında sizinle çalışmak istemiyorum dedi.Tam hatırlamıyorum erkek Lisesi’ndeki mevcut öğretmen sayısını ama neredeyse yarısı kadar olan 35 öğretmeni seninle çalışmıyorum dedi gönderdi. Yine Ulubatlı Hasan aynı şekilde bizim bölgemizde olan proje okullarından bahsediyorum.Yine orada da 8 tane öğretmene okul müdürü ben artık sizinle önümüzdeki eğitim öğretim yılında çalışmayacağım diyor ama oraya gelen müdür bir başarı elde edip gelmiyor ki belli yakınlıklardan dolayı oraya müdür oluyor. Fakat oraya öğretmen seçimi olduğunda okul müdürü de belli yerlere yakınlığı olanları oraya teklif ediyor. Sonra biz ondan proje üretmesini bekliyoruz. Bursa’da yine Ali Osman Sönmez Sosyal Bilimler Lisesi proje olmaktan çıkarttıldı. Bir Sosyal Bilimler Lisesi nasıl Proje Okulu olmaktan çıkartılabilir? Yine Gürsu’da Yıldız Anadolu Lisesi proje olmaktan çıkartıldı. Niye? Çünkü çalıştığımız kadro proje üretmeye belki elverişli kadro değil. Siz öğretmen seçiminde öğretmenler proje üretir mi üretmez mi diye kritere dayandırarak yapmadınız ki size birileri o şuraya yakındır, bu buraya yakındır diye teklif etti. Siz de onun gereğini yaptınız.
BURSA’DA DÖRT OKUL PROJE OKULU OLMAKTAN ÇIKARILDI
Ve Eğitimde geldiğimiz noktada bu bakanlık da bu projeyi dilimi %1’e düşürmenin şu anda çalışmalarını yapıyor. Bursa’da 4 tane okul proje okulu olmaktan çıkarıldı.Yıldırım’daki Fen Lisesi proje okul yapılmadı.Şu anda kontenjanı bakanlık o alanda düşürmeye çalışıyor. Yer değişikliği artık öğretmenler için bir hayli zorlaştı.Sınavla öğrenci alan kurumlarda meslektaşlarımız tabii ki çalışmak ister. %10’luk dilime girmiş çocukların bulunduğu okulda olmak isterler ,o okullarda eğitim öğretim daha sağlıklıdır.Dolayısıyla meslektaşlarımızdan kendini geliştirenler ve başarılı olanlar proje okullarında Öğretmenlik yapmak istiyor.Ama müdür onları teklif etmezse ya da belli yerlere yakınlıkları yoksa o proje okullarında görev yapamıyor.Bu öğretmenlerin önleri açık değil liyakatın burada hükmü yok. Sadece belli yerlere sadakat gözetiliyor maalesef.
*** Anladığım kadarıyla proje okulları güzel bir proje gerçekten düşünce fikir anlamında ama biz bunu zamanla daha iyileştireceğimize daha karmaşık hale getirmişiz gibi gözüküyor başkanım?
— Kesinlikle öyle oldu.
*** Yine güncel konulardan bu resen atamalarla ilgili bayağı bir soru gelmiş Başkanım bunlarla ilgili neler söylersiniz?
9 İLÇE AYNI GRUP İÇERİSİNE ALINDI
— Norm fazlası olan öğretmenler, tercihlerinden birine yerleşemezse ya da herhangi bir şekilde tercihte bulunmazlarsa resen atanır hükmü yönetmelikte uzun yıllardır var. Bursa il milli eğitim müdürlüğü ve Türkiye’de genellikle geçtiğimiz yıla kadar uygulanmıyordu resmen atama. Takvimi yayınlanıyordu norm fazlalarından tercihleri doğrultusunda kurum değişikliği yapanlar oluyordu ama herhangi bir tercihte bulunmayan ya da tercihlerine atanamayanlar resen atanmıyorlardı, ta ki geçtiğimiz yıla kadar. Milli Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz eğitim öğretim yılında 9 ilçeyi bir grup yaptı yani ilçeleri gruplara ayırdı.Şu anda Mudanya, Nilüfer, Osmangazi ,Yıldırım ,Gürsu, Kestel, İnegöl ,Gemlik ve Orhangazi aynı ilçe grubunda.Bu 9 ilçedeki norm fazlası öğretmenler kurumlarında norm fazlası olduklarında bu 9 ilçeden birine atanabiliyorlar ve bu durum da çok büyük bir mağduriyete sebebiyet veriyor. Örneğin Mudanya merkezde bulunan bir öğretmeni atadınız Nilüfer’e yada İnegöl’e.Norm fazlası diye bu öğretmenin oraya gitmesi için kaç tane vasıta değiştirdiği oraya zamanında yetişip yetişmediği oraya ulaşım maliyetinin ne kadar olduğu yönünde hiç kimse kafa yormamış.
RESEN ATAMA ADETA ZULÜM OLDU..!!
Biz Burulaş’a yazı yazdık yazımızı da resmi olarak aldık açacağımız davalara da resmi olarak sunacağız.Bugün ulaşım maliyetleri de resmi anlamda yükseldi. Mudanya’daki bir öğretmen İnegöl’e ulaştırabilmek için önce Osmangazi’ye,oradan Kestel son durağa, oradan da İnegöl’e en az 3 vasıta değiştirmesi gerekiyor ve bunun yanı sıra zaman ve de ücret de düşünülmeli.Bir de daha önce belki eş özründen geldiği halde aile yılında aileleri bu şekilde uzaklaştırmış oldular.Bu 9 ilçe içerisinde herhangi bir farklı iki ilçede görev yapan meslektaşlarımız artık özür atamasında birbirlerinin ilçelerinede gidemeyecekler. Örneğin eşlerden biri İnegöl’de diğeri Mudanya’daysa özür atamasından faydalanamayacaklar, Çünkü aynı ilçe grubundalar.Resen atama çok ciddi zulüm oldu. 220 öğretmen Bursa’da bu son uygulamaya dayalı resen atandı.
***Başkanım yine konu harici bir velimizden soru gelmiş evde hiç ders yapmıyor çocuğum diyor.Eve ders verilmiyormuş. Öyle bir serzenişte bulunmuş bir de tabii bu dersleri geçme sınıfları geçmeyle de ilgili yine diğer bir okuyucumuz sormuş bu nasıl oluyor her halükarda herkes sınıfını geçiyor diye?
ÜNİVERSİTELERE YERLEŞTİRME ORANLARI ÇOK DÜŞÜK
—Ev ödevi diye bir şey artık yok. Proje ve performans görevleri var.Bizim anladığımız anlamda artık öğretmenler bu sizin ev ödeviniz evde yapıp gelin diye bir şey yok, performans görevleri var proje görevleri var ama tabii bilgi tekrarlandıkça hafızada kalır. Meslektaşlarımızdan hala çocuklar evde ders yapsın diye ödevlendirenler yok mu? Tabii ki var ama ev ödevi diye bir kavram artık mevzuatımızda yok bizim. Yine sınıf tekrarı diye bir şey de kolay kolay olmuyor yıl içerisinde devamsızlığı ne kadar olursa olsun ilkokul ve Ortaokullarda sıkıntı yok. Liselerde baraj oluyor özürlü özürsüz devamsızlık diye,toplamda 30 günden fazla olursa tekrar oluyor ama ilk ve Ortaokullarda sınıf tekrarı diye bir şey yok. Sınavla öğrenci alan Anadolu Liseleri haricinde adrese dayalı Anadolu Liselerinin Üniversiteye öğrenci yetiştirme oranları çok düşük %5’leri bile bulmuyor.Sadece sınava dayalı öğrenci alan kurumlardan 4 yıllık üniversiteye yerleştirme oranları yüksek diğerlerinde bir hayli düşük.
***Son olarak Başkanım bizim sormayı unuttuğumuz sizin söylemek istediklerinizi alarak tamamlayalım isterseniz?
HERKESE GÜZEL BİR RAMAZAN AYI,SONRASINDA DA RAMAZAN BAYRAMI DİLİYORUM
— Tabii bu arada Ramazan ayı içerisindeyiz. Ben başta tüm Eğitim çalışanları olmak üzere tüm Bursalılara , Yurt genelinde yaşayan 86 milyon Türk insanına Bursa’dan Türk Eğitim-Sen 2 Nolu Şube’den herkese sevgilerimi saygılarımı gönderirken ayrıca herkese güzel bir Ramazan ayı ,sonrasında da güzel bir ramazan bayramı diliyorum. Diyerek sözlerini tamamladı.
