Araştırmacı Gazeteci Murat Çakmak
Jeffrey Epstein ismi yıllar boyunca yalnızca siyaset ve sermaye çevreleriyle anıldı. Ancak bugün gelinen noktada ortaya çıkan belgeler ve tanıklıklar, bu etkinin üniversiteler ve bilim dünyasına kadar uzandığını gösteriyor. Bu durum, artık birçok kişi için bir “tesadüf” olarak görülmüyor.
Asıl soru hâlâ yanıt bekliyor:
Bu akademisyenler Epstein ile neden görüştü?
Resmî kayıtlara “bağış”, “akademik temas” ya da “entelektüel sohbet” olarak geçen bu görüşmelerin arka planı yeterince aydınlatılmış değil. Bilim insanları ile sicili tartışmalı bir isim arasında kurulan bu ilişkiler, kamuoyunda ciddi şüpheler doğuruyor.
Bu temaslar gerçekten masum sohbetlerden mi ibaretti?
Yoksa akademik prestij, maddi kaynaklar ve güç ilişkileri üzerinden daha derin bir bağ mı kuruldu?
Ve belki de en kritik soru:
Kim, kimi korudu?
Dün “komplo teorisi” denilerek susturulan pek çok soru, bugün uluslararası basında yeniden ve daha yüksek sesle dile getiriliyor. Epstein dosyaları açıldıkça yalnızca bireysel suçlar değil, bu ilişkiler ağını görmezden gelen kurumlar ve yöneticiler de sorgulanıyor.
Çünkü mesele artık tek bir isim değil.
Mesele; denetlenmeyen bağışlar, sorgulanmayan ilişkiler ve “itibar” gerekçesiyle üzeri örtülen temaslar.
Mesele; dünyanın en saygın üniversitelerine ve bilim kurumlarına kadar sızabildiği iddia edilen kirli bir ağ.
Bu sorular cevapsız kaldıkça, şüphe büyüyor.
Ve şüphe büyüdükçe, suskunluk da bir tercih olmaktan çıkıyor.
Kamuoyu bekliyor.
Şeffaflık talep ediliyor.
Ve bu dosya, kapanmış sayılmıyor.