Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve emekli maaşlarının yetersizliği tartışmaları sürerken, sosyal medyada paylaşılan bir öneri kamuoyunda dikkat çekti. Emeklilere hitaben yapılan çağrıda, devletin özelleştirme ve “yap-işlet-devret” modeliyle piyasaya sunmayı planladığı kurum ve projelerin emekliler tarafından ortaklaşa üstlenilmesi önerildi.
Paylaşımda, emeklilerin bireysel olarak değil, kolektif bir yapı altında birleşerek bu projelere talip olabileceği ifade edilirken, sistemin maaş artışlarına kıyasla çok daha sürdürülebilir ve kazançlı olabileceği savunuldu.
Öneride, emeklilerin katkı modeline dair iki farklı seçenek sunuluyor. Buna göre:
Her emekli, ekonomik gücü doğrultusunda projeye katkı sağlayabilir,
Ya da tüm emeklilerden maaşlardan eşit ve sembolik bir kesinti yapılarak ortak bir fon oluşturulabilir.
Bu fonun, devletin özelleştirme kapsamına aldığı kurumlar veya yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirmeyi planladığı projelerde değerlendirilmesi ve elde edilecek kârın emeklilere paylaştırılması öngörülüyor.
Çağrıda dikkat çeken bir diğer vurgu ise, klasik maaş artışlarının enflasyon karşısında hızla eridiği gerçeği oldu. Öneriyi dile getiren görüşte, emeklilerin bu tür yatırımlarla sadece aylık gelir artışı değil, doğrudan kâr ortağı olacağı savunuluyor.
Paylaşımda, “Emin olun maaş zamlarından kat be kat daha kârlı çıkarız” ifadeleriyle, emeklilerin pasif gelir elde edebileceği yeni bir ekonomik modelin mümkün olduğu öne sürülüyor.
Uzmanlara göre bu çağrı, Türkiye’de emeklilerin yaşadığı derin ekonomik sıkıntıların bir yansıması niteliğinde. Artan kira, gıda ve sağlık harcamaları karşısında maaşların yetersiz kalması, emeklileri alternatif gelir modelleri aramaya itiyor.
Sosyal güvenlik uzmanları, böyle bir modelin hayata geçirilebilmesi için;
Yasal altyapının netleştirilmesi,
Şeffaf ve denetlenebilir bir fon mekanizmasının kurulması,
Emeklilerin haklarını güvence altına alacak düzenlemelerin yapılması
gerektiğine dikkat çekiyor.
Paylaşım kısa sürede çok sayıda yorum alırken, bazı kullanıcılar öneriyi “yenilikçi ve cesur” bulduğunu ifade etti. Destekleyenler, emeklilerin yıllarca ülkeye hizmet etmiş büyük bir toplumsal güç olduğunu ve doğru bir modelle ekonomide söz sahibi olabileceklerini savundu.
Öte yandan, eleştirenler ise riskler, yönetim sorunları ve olası mağduriyetlere dikkat çekerek temkinli olunması gerektiğini dile getirdi.
Çağrıyı yapan paylaşımın sonunda, emeklilere doğrudan seslenilerek görüş ve öneriler talep edildi. Bu durum, meselenin bireysel bir fikirden öte, toplumsal bir tartışma başlatma amacı taşıdığını da ortaya koydu.
Emeklilerin ekonomik geleceğine dair bu önerinin, önümüzdeki günlerde sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve siyaset kurumları tarafından nasıl karşılanacağı ise merak konusu.