“OLASI DEPREME KARŞI HAZIR MIYIZ, YOKSA FELAKETE Mİ YÜRÜYORUZ?”
Türkiye’nin en tehlikeli ve en aktif deprem kuşaklarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Sistemi’nin güney kolları, yıllardır Bursa’yı ve özellikle Nilüfer ilçesini doğrudan tehdit etmeye devam ediyor. Yer bilimciler açıkça uyarıyor:
Bu bölge deprem üretme kapasitesini doldurmuş durumda. Soru “olur mu?” değil, “ne zaman olur?”
Ancak fay hatlarının bu kadar net konuştuğu bir tabloda, Nilüfer Belediyesi’nin sessizliği, kamuoyunda giderek daha büyük bir endişe ve öfke yaratıyor.
İşte tam bu noktada, MHP Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Özgür Top ile Belediye Meclis Üyesi Emre Sekban, Nilüfer halkının yıllardır cevabını alamadığı hayati soruları resmi bir soru önergesiyle Nilüfer Belediye Başkanlığı’nın önüne koydu.
Bu önerge sıradan bir yazışma değil;
yaklaşan bir depremin Nilüfer’de yaratacağı olası yıkımın resmi belgesi, gecikmiş bir alarm ve açık bir sorumluluk çağrısıdır.

Bilim insanlarının ortak görüşü net:
Bursa Havzası, aktif faylarla çevrili bir çanak. Nilüfer ise bu çanağın tam merkezinde.
Bursa Fayı
Uluabat Fayı
İznik-Gemlik Fayı
Orhangazi-Mustafakemalpaşa fay zonları
Bu fayların üreteceği 6,5 – 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem, Nilüfer’de özellikle 2000 öncesi yapılaşmayı ağır şekilde etkileyecek bir senaryoyu işaret ediyor.
Ve sorulması gereken en kritik soru şu:
Nilüfer bu senaryoya hazır mı, yoksa göz göre göre bir yıkıma mı sürükleniyor?
MHP’li meclis üyelerinin verdiği soru önergesinde şu hayati başlıklar yer alıyor:
Nilüfer’deki tüm yapı stokunun envanteri çıkarıldı mı?
Kaç bina hâlâ hiçbir teknik inceleme yapılmadan, olası bir depremin hedefinde bekliyor?
Fay hatlarına yakın bölgelerdeki yapıların durumu kamuoyundan neden gizleniyor?
İlçede deprem envanter testi yapıldı mı?
Yapıldıysa:
Kaç bina derhal yıkılmalı?
Kaçı “ağır riskli” sınıfında?
Bugüne kadar:
Nilüfer Belediyesi
Büyükşehir Belediyesi
tarafından kaç bina gerçekten yıkıldı?
Açıklanan rakamlar, olası bir depremdeki yıkımı karşılamaya yeterli mi?
Nilüfer Belediyesi’nin kendi hizmet binaları depreme dayanıklı mı?
Yoksa vatandaş hizmet aldığı binada bile enkaz altında kalma riskiyle mi karşı karşıya?
Nilüfer’in güncel, bilimsel, şeffaf bir deprem risk haritası var mı?
Yoksa şehir hâlâ varsayımlar, eksik veriler ve kâğıt üzerindeki planlarla mı yönetiliyor?
Uzmanların yıllardır söylediği gerçek değişmedi:
Deprem öldürmez, ihmal öldürür.
Nilüfer gibi:
Nüfusu hızla artan,
Dikey yapılaşmanın yaygınlaştığı,
Fay hatlarına bu kadar yakın bir ilçede,
Envanteri çıkarılmamış her bina
Testi yapılmamış her yapı
Kamuoyundan saklanan her veri
potansiyel bir toplu mezar anlamına gelmektedir.
Bu gerçekler ortadayken susmak, sorumluluktan kaçmak değil, felaketi büyütmektir.
MHP’li meclis üyelerinin önergesi, Nilüfer Belediyesi’nin önüne tek bir net soru koymaktadır:
“Depremi mi bekleyeceğiz, yoksa gerçeği şimdi mi açıklayacağız?”
Nilüfer halkı şu soruların cevabını istiyor:
Bir depremde kaç bina yıkılacak?
Kaç insan enkaz altında kalacak?
Bu tablo biliniyorsa neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Nilüfer Belediye Başkanlığı’nın bu sorulara vereceği yanıtlar,
sadece bugünü değil, olası bir büyük depremin ardından kimin hesap vereceğini de belirleyecek.
Fay hatları yerinde duruyor.
Zaman ilerliyor.
Risk büyüyor.
Şimdi Nilüfer Belediyesi karar vermek zorunda:
Sessizlik mi konuşacak, yoksa gerçekler mi?