Ankara Demetevler Metro İstasyonu’nun yaklaşık 15 yıldır simgesi haline gelen ve bölge halkı tarafından “Matmazel” adıyla sahiplenilen köpek, iddialara göre sosyal medya üzerinden hedef gösterildikten sonra güvenlik ve temizlik personelleri tarafından darp edilerek öldürüldü. Olay, kamuoyunda infiale yol açarken, yaşananlar “ihmal” ya da “talihsiz bir olay” olarak değil, göz göre göre işlenen bir vahşet olarak değerlendiriliyor.
Bu olay yalnızca bir hayvanın öldürülmesi değil; vicdanın, merhametin ve hukukun ayaklar altına alınması olarak yorumlandı. Çünkü Matmazel sahipsiz değildi. Onun sahibi, her gün başını okşayan, önüne mama koyan, varlığıyla kenti güzelleştiren bu halkın kendisiydi.
Olayın ardından Demetevler’de yurttaşlar sokağa döküldü. Öfke ve yas bir araya geldi. “Vicdanı olan susma, sustukça sıra sana gelecek!”, “Bu vahşetin hesabı sorulacak!” sloganlarıyla metro çevresinde toplanan yurttaşlar, Matmazel için adalet talebini haykırdı. Tepkiler yalnızca Ankara ile sınırlı kalmadı; sosyal medyada binlerce paylaşım yapıldı, olay ülke gündemine taşındı.
Vatandaşlar, bu vahşetin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini açıkça ilan etti.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yürürlükte olmasına rağmen, hayvanlara yönelik şiddetin her geçen gün daha pervasız hale geldiği bir kez daha gözler önüne serildi. Kamuoyunda, cezasızlık politikalarının bu tür suçları adeta teşvik ettiği yorumları yapıldı. Sessiz, savunmasız ve kendini koruyamayan canlılara yönelen bu öfke, toplumun ne denli derin bir ahlaki çöküş yaşadığını da ortaya koydu.
Uzmanlar ve hayvan hakları savunucuları, hayvana şiddetin yalnızca bir “hayvan hakkı” meselesi olmadığını, aynı zamanda toplumsal şiddetin en çıplak provası olduğunu vurguluyor.
Olayın ardından yükselen tepkilerle birlikte kamuoyunun talepleri netleşti:
Matmazel’i sosyal medya üzerinden hedef gösteren kişi ya da kişiler hakkında derhal adli soruşturma başlatılsın.
Olayda ihmali, sorumluluğu ya da doğrudan dahli bulunan güvenlik ve temizlik personelleri derhal açığa alınsın.
Hayvanlara yönelik şiddette göstermelik değil, caydırıcı cezalar uygulansın.
Adalet, sadece insanlar için değil, yaşayan her canlı için eşit ve tavizsiz şekilde işletilsin.
Matmazel’in ölümü, bir kedinin ölümü olarak geçiştirilemeyecek kadar ağır bir toplumsal utanç olarak kayda geçti. Yurttaşlar, “Hayvana adalet yoksa, topluma da adalet yoktur” diyerek tepkilerini sürdürüyor.
Bu dosya kapanmadı.
Bu öfke dinmedi.
Matmazel için adalet sağlanana kadar, vicdan susmayacak.