CHP’li Erdoğan Kaçar: Liyakat mı, Sadakat mi? Nereden Baksan Tutarsızlık…

CHP’li Erdoğan Kaçar: Liyakat mı, Sadakat mi? Nereden Baksan Tutarsızlık…
Yayınlama: 03.01.2026
A+
A-

Şehirdeki CHP örgütü, son seçimde halkın %47’sinin desteğini kazanarak yaklaşık 55 bin üyeye sahip olmanın gururunu yaşıyor. 105 yıllık köklü bir siyasi geçmişe sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu uzun süreli varlığıyla şehrin siyasi yapısında önemli bir yer tutuyor. Ancak bu derin siyasi birikime sahip partinin yönetim anlayışında, “liyakat” ilkesinin değil, “sadakat” ilkesinin ön plana çıkmaya başlaması, parti içindeki birçok kişiyi rahatsız ediyor.

Liyakatten Çok, Sadakatle Yükselen Bir Yönetim Yapısı

Erdal Kaçar‘ın açıklamalarına göre, CHP’nin şehrimizdeki mevcut yönetim anlayışı, parti üyelerinin büyük bir kısmı tarafından sorgulanıyor. Partinin en önemli ilkelerinden biri olan liyakat (işin ehline verilmesi) yerine, sadakat (kişisel bağlar ve güven ilişkileri) ön plana çıkmış gibi görünüyor.

Örgüt ve Örgütlenme Sorumluluğu:
Birinci ve ikinci bölge il başkan yardımcılarının aynı köylü ve yakın akraba olması, Kaçar’a göre tesadüf olamayacak kadar dikkat çekici bir durum. Partinin amacı, toplumun ihtiyaçlarına göre çözümler üretecek ehil kadroları yetiştirmekken, yönetim anlayışının aile bağları ve hemşehri ilişkileriyle şekillenmesi, parti içindeki liyakat anlayışını sorgulatıyor. Siyaset, bir aile dayanışması değil, halkın sorunlarını çözmeye yönelik uzman kadroların işbirliği ile yapılan bir hizmet alanıdır.

Disiplin Kurulu ve Etik Sorunlar

CHP’nin en kritik birimlerinden biri olan Disiplin Kurulu, bir siyasi partinin adalet terazisi ve vicdanı olmalıdır. Ancak Kaçar’a göre, bu kuruldaki durum da endişe verici bir boyuta ulaşmış durumda. İki dönemdir, hukuk bilgisi olmayan, ilkokul mezunu ve disiplinsizlik ile tanınan bir kişinin bu kurulda görev alması, sadece partinin adalet anlayışını değil, aynı zamanda güven duygusunu da zedeliyor. Bu durum, partinin yönetim anlayışındaki temel değerlerin ne kadar zayıfladığını gösteriyor.

105 Yıllık Birikime Uygun Olmayan İlişkiler

Partinin kurumsal kimliğine ve 105 yıllık siyasi birikimine yakışmayan, “ahbap-çavuş” ilişkilerinin bu denli belirleyici hale gelmesi, Kaçar’a göre kabul edilemez bir durum. Kişisel çıkarlar ve dar kadro hesaplarının ön planda tutulması, partinin halkla kurduğu güvenli ve profesyonel ilişkiyi sarsıyor. Bu tür ilişkiler, partinin kurumsal kimliğine ve siyasi misyonuna zarar vermektedir.

Sonuç: Liyakat Kaybı ve Tutarsızlık

Kaçar, bu tür yönetim anlayışının parti içindeki liyakat kaybı ve tutarsızlık ile sonuçlandığını vurguluyor. Kişisel ilişkiler ve aile bağları yerine, partinin değerlerine ve ilkelerine dayalı bir yönetim anlayışına duyulan ihtiyaç her zamankinden daha büyük. Şeffaf, adil ve ehil kadroların yönetimde olduğu bir yapıya olan inanç kaybolmak üzere. Ancak Kaçar, partiyi ve halkı önemseyerek, bu yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini belirtiyor.

“Siyaset; akrabaları değil, değerleri büyütme sanatıdır!” diyerek, parti içindeki bu tutarsızlığın, dar kadroculuğun ve çıkar ilişkilerinin partinin önüne geçmesine karşı çıkıyor. CHP’nin gelecekte daha şeffaf, adil ve katılımcı bir yönetim anlayışına sahip olmasını istiyor.

Gelecek İçin Umut: Yeni Bir Yönetim Anlayışı

Erdal Kaçar, kişisel çıkarlar ve dar grup hesapları yerine, partinin ilkeleri ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir yönetim anlayışının gerektiğini belirtiyor. Liyakat ve şeffaflık temelinde, toplum yararına hizmet edecek bir siyasi yapı kurmanın CHP’nin en önemli hedefi olması gerektiği görüşünü savunuyor.

Bu mesaj, sadece CHP üyeleri için değil, tüm siyasi partilerdeki benzer yapılar için de bir uyarı niteliği taşıyor. Değerlerin ve ilkelerin ön planda olduğu bir yönetim, ancak böyle sağlıklı bir toplum yapısının inşa edilmesine yardımcı olabilir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.