Bursa’ya Yazık Olur

Bursa’ya Yazık Olur
Yayınlama: 09.02.2026
A+
A-

Sedat Ergani – Acil Gündem Gazetesi

Bursa’nın depremle imtihanı bugünün meselesi değil. Bu şehir, yüzyıllardır yerin altından gelen uyarıları defalarca yaşamış; kimi zaman ayağa kalkmış, kimi zaman ise ağır bedeller ödemiştir. Ancak asıl soru şudur: Bursa, tarihinden ders aldı mı?

Osmanlı’nın ilk başkentlerinden biri olan Bursa’nın deprem geçmişi, sıradan birkaç sarsıntıdan ibaret değildir. Arşiv kayıtları, vekâyi‘nâmeler ve tarihsel belgeler; 1400, 1417, 1463 ve 1555 yıllarında Bursa’nın ciddi depremlerle sarsıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu kayıtlar, sadece geçmişi anlatmaz; aynı zamanda bugüne yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşır.

Tehlike Şehir Merkezinin Ta Kendisi

1674 yılında meydana gelen ve yaklaşık 7.0 büyüklüğünde olduğu tahmin edilen depremde Emir Han’ın hasar görmesi, fay hatlarının şehir merkezine ne kadar yakın olduğunu gözler önüne seren çarpıcı bir örnektir. Tarihsel yapılar bile bu kadar etkilenmişken, bugün plansız ve kontrolsüz yapılaşmanın sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür.

Bursalı Gökmenzade Hacı Çelebi’nin İşaretnüma adlı eserinde aktardıkları ise tarihin sadece bir kayıt değil, bir ikaz olduğunu açıkça hatırlatır.

1855: Bursa’nın “Küçük Kıyameti”

28 Şubat 1855’te, Mustafakemalpaşa merkezli yaklaşık 7,5 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bursa adeta yerle bir oldu.

  • Yüzlerce insan hayatını kaybetti,

  • Binlerce ev ve işyeri yıkıldı,

  • Camiler, hanlar, hamamlar ve tarihî yapılar çöktü,

  • Deprem sonrası çıkan yangınlar felaketi daha da büyüttü.

Ancak felaket bununla sınırlı kalmadı.

11 Nisan 1855’te bu kez 7,0 büyüklüğünde güçlü bir artçı deprem meydana geldi. Gemlik’ten Mudanya’ya kadar geniş bir alan etkilendi. Yaklaşık 1.300 kişi daha hayatını kaybetti. Ulucami’nin çatısının çökmesi, yaşanan yıkımın simgesi olarak hafızalara kazındı. O günlerin halk arasında “Küçük Kıyamet” olarak anılması boşuna değildi.

Korkutucu Matematik: Sırada Biz mi Varız?

Tarih çok net konuşuyor:
Bursa’da ortalama her 150 yılda bir yıkıcı deprem yaşanıyor.

Son büyük deprem: 1855
Bugün: Aradan 171 yıl geçti

Basit bir hesap bile, Bursa’nın yeniden ciddi bir deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermeye yetiyor.

1855 yılında Bursa’nın nüfusu yaklaşık 35 bin civarındaydı. O dönemki depremlerde yaklaşık 1.900 kişi hayatını kaybetti. Bu, nüfusun yaklaşık yüzde 5,5’i demek.

Aynı oranı bugünkü Bursa nüfusuna uyarladığımızda ortaya çıkan tablo dehşet verici:
👉 Yaklaşık 180 bin can kaybı.

Bu sadece bir istatistik değildir.
Bu; yıkılan aileler, yarım kalan hayatlar, silinen anılar ve kararan bir şehir geleceği demektir.

Zemin Gerçeği: Bursa Alarm Veriyor

Bursa’nın büyük bir bölümü ova ve alüvyon zemin üzerinde yer alıyor.

  • Osmangazi

  • Nilüfer

  • Yıldırım

  • İnegöl

gibi nüfus yoğunluğu yüksek ilçeler, olası büyük bir depremde ağır hasar riski taşıyor. Tehlike teorik değil; somut, bilimsel ve kapımızda.

Deprem Kader Değil, İhmal Öldürür

Deprem bir doğa olayıdır; engellenemez.
Ama onun felakete dönüşmesi kader değildir.

Felaketin adı bellidir:

  • İhmal

  • Denetimsizlik

  • Plansızlık

  • Rant odaklı yapılaşma

  • Toplumsal duyarsızlık

Depreme dayanıklı yapılar üretmek ve afet bilinci oluşturmak, bu meselenin özüdür. Konu karmaşık değil; yıllardır ertelenmiştir.

Şimdi Açık Açık Soralım

  • Bursa gerçekten depreme hazır mı?

  • Kurumlar ve yerel yönetimler üzerine düşeni yapıyor mu?

  • Vatandaş yaşadığı binanın ne kadar güvenli olduğunun farkında mı?

  • Yoksa yine “bize bir şey olmaz” rehavetiyle mi yaşıyoruz?

Açık söyleyeyim: Ben çok korkuyorum.
Hazır olduğumuzu düşünmüyorum. İnsanlar farkında değil ama belki de sıra bize geldi.

Kim bilir?

Çözüm Net: Yapısal Dönüşüm

Ne yapılmalı sorusunun cevabı nettir:
👉 Hızlı, kararlı ve kapsayıcı bir yapısal dönüşüm.

Başka bir çıkış yolu yok.
Kentsel dönüşüm bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur.
Kurumların daha duyarlı, halkın ise daha talepkâr olması gerekir.

Unutmadan…

02 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyoruz.

Ve şu gerçeği de unutmamak gerekir:
Şehirlerin en hızlı dönüşümü ne yazık ki çoğu zaman büyük yıkımlarla oluyor.

Asıl korkutucu soru ise şudur:

Bursa’yı afetlere dirençli bir şehir haline getirmek için gerçekten bir deprem yıkımını mı bekliyoruz?

Bursa’ya yazık olur.

Sağlıcakla kalın.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.