Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde; “YILLARCA MUSTAFA BOZBEYDEN YARARLANAN MEVKİ-MAKAM ALANLAR ORTADA YOKLAR.
Aylardır ülkede siyasallaşan yargıyla uygulanan haksızlık ve hukuksuzluğun sonucu birçok dürüst ve namuslu insan tutuklandı.
En sonunda Bursa’mızda bu hukuksuzluğa mahkûm edildi.
Yıllarca herkesin dilindeki dedikodu veya iddialar bahane edilerek Bursa’da yıllar sonra CHP’ye geçen ve yüksek oyla halkın tercihi olan belediye başkanı Mustafa Bozbey tutuklanmıştır.
Daha öncede belirtmiştim siyasette kimseye özellikle maddi konularda kefil olmam…
Hatta halk açlığa ve kuru ekmeğe muhtaçken siyasete girdikten sonra malı-mülkü çok artmışsa; geliri ile ödediği vergi doğru orantılı değilse ve miras yolu ile kalmamışsa şüphe duyarım!!!!
Ancak 24 yılda iktidarda olanların ülkenin yer altı yer üstü bütün kazanımlarını satıp yurt dışlarında mal mülk alanlar ve akıl almaz servete sahip olanlara hiç hesap sorulamadı.
Sonunda ülkeyi resmen yaşanmaz bir konuma soktular. CHP’li belediyeler çoğunlukla başarılı olarak halka hizmet ettiler.
Bu arada konu Bursa olduğu için ve dün yaşatılan olaylardan sonra gerçekten çok üzüldüm ve aynı zamanda iki sebepten çok öfkelendim.
Yakıştı mı Bursa’nın tarihine, geçmişine ve konumuna yapılan haksızlık ve halkın seçtiklerine, haklarını arayanlara karşı güvenlik güçleri ile saldırmak ve şiddet kullanmak.
Yıllardır gerek Nilüfer’de gerekse Büyükşehir’de, hak ederek veya imtiyazlı olup korunarak mevki, makam, güç ve servet kazanan yandaşlar ve yoldaşlar neden ortada yoklardı?
Oysa korkunun ecele faydası yoktur.
Ben bu tip insanları hiçbir zaman takdir etmem ve o makamları hak ettiklerini düşünmem.
Bursa’da tutuklanan Mustafa Bozbey’in yerine dün yapılan belediye başkan vekilliği benim yanımda yok hükmündedir.
Keşke alınları secdeden kalkmayan(!) bu zevat biraz vicdanlı olsalardı ve CHP’li bir meclis üyesine bu görevi verselerdi…
Oysa ne yaptılar hiç hakları olmadan ve halkın iradesinin gasp edildiği bir yöntemle kimsenin tanımadığı görev yapmayı pekte sevmemiş bir şahsı kendileri çalıp oynayarak başkan vekili yaptılar.
Aynı anda CHP’nin seçilmiş belediye meclis üyeleri salona almaları engellenirken, örgütün gerçek temsilcileri belediye başkanları hatta milletvekilleri engellenmiş ve şiddete uğramışlardır.
Yaşatılanlar ne demokrasiye ne hakka ne hukuka nede vicdanlara sığmıştır.
Adeta ortada savaş var gibi emniyet güçleri resmen CHP’nin hakkı olan tüm eylemlerini engelliyor.
Baştan sona yapılanları canlı canlı izledim.
Neredeyse her yer yıllar önce ırakta Saddam’ın zulmüne uğrayanların hissettikleri gibi elma kokacaktı!!!!
Neden neden bu saldırılar yapılıyor?
Ne içeri sokuyorlar nede yürümelerine izin veriyorlar.
Oysa o kalabalıkta en başta Bozbey’in dostu olan ve birbirlerini her zaman desteklemiş olan il başkanı var.
Saldırılara maruz kalan ve direnen halkımızın temsilcisi üç milletvekili ve belediye başkanlarımız var.
İçlerinde Bozbey’den herhangi bir avantajı olmayan hatta haksızlığa uğramış olan benim iki manevi oğlum olmak üzere gerçek partililer var.
Yüreğimde sevgimle büyüttüğüm Toprak Adam ve evimin küçük oğlu Erkan Aydın örgüte ve CHP’nin hakkı olan gasp edilmesin diye ellerini değil gövdelerini taşın altına koydular.
Aynı anda içerde CHP’nin ve Bursa halkının hakları gasp edilerek kanımca Reise biat edecek ve verilen emirlere uyacak bir şahsı başkan vekili olarak seçtiler.
Bu sabah yine göz altılar ve son kalan başarılı CHP’li belediyelere çökme operasyonları yapılıyor.
Mustafa Bozbey’den yararlanıp, mevki-malam- güç kazanıp servet edineneler boşuna illegal olmayın. Gizlenip saklanmayın veya fırıldak topaç olup kendinizi kaybetmeyin.
Bugüne dek Mustafa Bozbey’den hiçbir çıkarım ve beklentim olmadı.
Kendisini şahsi olarak severim ve olanlara da dün yaşatılanlara da çok üzüldüğümü belirtirim.
Her zaman söylerim, 24 yıldır hala taşeronda olan ve Namazgahta oturup kentin bir ucundaki Alaaddin’de görev yapan kızımdan söz ediyorum.
Kendisi yüksek tahsilli, dil bilen ve verilen her görevi hakkıyla yapan işe yeni girenlerle aynı maaşı alan Ecemin uğradığı haksızlığa rağmen ben bu yapılanları asla kabul etmiyorum.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.