İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, Bursa genelinde 2026 yılı itibarıyla uygulamaya konulan kademeli su tarifesine sert sözlerle yüklendi. Açıklamasında mevcut sistemin bir kamu hizmeti anlayışından tamamen koptuğunu vurgulayan Bakış, “Bu tablo su yönetimi değil, vatandaşın cebine kurulan organize bir tuzaktır” ifadelerini kullandı.
Bakış, kamuoyuna yalnızca “su zammı” olarak sunulan artışların gerçekte çok daha ağır ve kasıtlı bir yük bindirme mekanizması olduğunu belirterek, faturalardaki artış oranlarının artık gizlenemez boyuta ulaştığını söyledi.
Resmi tarife ve fatura kalemlerine dikkat çeken Bakış, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“12 metreküp su kullanan bir hanenin faturası yaklaşık %52,
18 metreküp kullananın faturası %93,
25 metreküp kullananın faturası ise %100’ün üzerinde artıyorsa, burada zamdan değil, vatandaşın ekonomik olarak çökertilmesinden söz ederiz.”
Bakış’a göre bu artışlar ne enflasyonla ne de maliyet artışlarıyla açıklanabilir. Asıl nedenin, bilinçli şekilde kurgulanmış bir faturalama sistemi olduğunu ifade etti.

Su birim fiyatının buzdağının yalnızca görünen yüzü olduğunu vurgulayan Bakış, faturaları şişiren gerçek unsurları tek tek sıraladı:
Kademeli tarife adı altında tüketimin cezalandırılması,
Orantısız şekilde yükseltilen atıksu bedelleri,
Vatandaşın neye ödediğini bilemediği bakım bedelleri,
Yeni yılda yeniden devreye sokulan, sabit ve yüksek katı atık bedelleri.
Özellikle katı atık bedeline sert tepki gösteren Bakış, bu uygulamayı “su faturası üzerinden gizli vergi tahsilatı” olarak nitelendirdi.
“Suyla doğrudan ilgisi olmayan bir bedelin, sabit ve yüksek tutarla her faturaya eklenmesi tam anlamıyla akıl dışıdır. Bu kalem, kademeli tarife ile birleştiğinde özellikle kalabalık aileler için ekonomik bir boğma aparatına dönüşmektedir.”
Bakış, mevcut sistemin en büyük mağdurunun kalabalık aileler olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“4–5 kişilik bir ailenin temizlik, hijyen, yemek, çocuk ve yaşlı bakımı nedeniyle ayda 18–25 metreküp su tüketmesi kaçınılmazdır. Bu bir tercih değil, bir zorunluluktur.”
Ancak mevcut uygulamanın:
Hane halkı sayısını tamamen yok saydığını,
Tüketimi otomatik olarak üst kademelere ittiğini,
Üzerine sabit bedeller bindirerek faturayı iki katına çıkardığını
belirten Bakış, bunun açıkça adaletsiz ve vicdansız bir sistem olduğunu dile getirdi.
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Bakış, uygulamanın sosyal belediyecilikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirtti:
“Az nüfuslu haneler görece korunurken, kalabalık aileler bilinçli şekilde cezalandırılıyor. Bu, sosyal belediyecilik değil; kolay para toplama refleksiyle hareket eden bir yönetim anlayışıdır.”
Bülent Bakış açıklamasını şu net taleplerle tamamladı:
Kademeli su tarifesi derhal yeniden düzenlenmelidir.
Kademe sınırları yükseltilmelidir; 4 kişilik bir ailenin 18–25 m³ su tükettiği gerçeği kabul edilmelidir.
Kalabalık aileleri koruyan adil ve insani bir model hayata geçirilmelidir.
Katı atık bedelleri gizli zam aracı olmaktan çıkarılmalı, makul seviyelere çekilmelidir.
Fatura kalemleri sadeleştirilmeli, şeffaflaştırılmalı ve vatandaş lehine yeniden düzenlenmelidir.
Bakış sözlerini sert bir uyarıyla noktaladı:
“Su bir lüks değildir. Su, temel bir yaşam hakkıdır.
Bu hakkın; kademeler, ek bedeller ve masa başında üretilen gizli artışlarla vatandaşın elinden alınmasına sessiz kalmayacağız.
Bu düzen değişene kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.”