Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı Zeki Baştürk: “Nisan, Bir Yudum Hüzün ve Umut”

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı Zeki Baştürk: “Nisan, Bir Yudum Hüzün ve Umut”
Yayınlama: 05.04.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı Zeki Baştürk, Nisan ayının doğanın uyanışı kadar edebiyat dünyasında da önemli bir anlam taşıdığını, özellikle bu ayda kaybettiğimiz büyük isimlerin anılmasının yalnızca bir nostalji değil, aynı zamanda derin bir anlam taşıdığını belirtti. Baştürk, Nisan’ın bir anlamda hem doğanın filizlendiği hem de anıların yeniden canlandığı bir dönem olduğunu vurgulayarak, şairlerin ve yazarların aramızdan ayrılmalarının, sadece fiziksel değil, düşünsel bir boşluk yarattığını ifade etti.

“Nisan, Doğanın ve İnsan Ruhunun Yeniden Filizlendiği Aydır”

Zeki Baştürk, Orhan Veli’nin şiirindeki “Ben ki her Nisan bir yaş daha genç, her bahar biraz daha aşığım” dizelerini alıntılayarak, Nisan’ın insanların ruhunda da bir uyanışı simgelediğini dile getirdi. “Nisan, yalnızca takvimde bir ay değildir; hem doğanın hem de insanın iç dünyasının yeniden filizlendiği bir eşiğin adıdır. Kışın ağırlığını üzerinden atan toprak nasıl yeşermeye başlarsa, insan da bu ayda biraz daha umutlanır, biraz daha hafifler,” diyen Baştürk, bu ayın sadece doğanın değil, insan ruhunun da canlandığı bir dönem olduğunu belirtti.

Nisan, Anımsamaların Ayıdır

Ancak, Zeki Baştürk’e göre Nisan yalnızca doğuşların değil, kayıpların da ayıdır. Çünkü bu ayda, edebiyat dünyamızın önemli kalemlerinin aramızdan ayrıldığı bir dönemi de yaşıyoruz. Baştürk, bu kayıpları şöyle anımsattı: “Sabahattin Ali, Nisan ayının karanlık bir gününde (2 Nisan 1948) yaşamdan koparıldı. Onun sesi, hâlâ ‘Aldırma Gönül’de, hâlâ Anadolu’nun yoksul ama dirençli insanında yankılanır.” Aynı şekilde, Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğumunun da Nisan’a denk geldiğini ve onun şiirlerinin, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi yalın bir şekilde dile getirdiğini söyledi.

Zeki Baştürk, Nisan’ın kaybettiklerimizi hatırlarken, aynı zamanda önemli bir hatırlatıcı olduğunu belirterek, “Nisan, sadece çiçeklerin değil, anıların da açtığı bir zamandır. Bu ay, bir dönemin seslerinin anıldığı, edebiyatımıza damgasını vuran isimlerin hatırlandığı bir zaman dilimidir,” dedi.

“Nisan, Hüzünle Gelen Bir Anımsama Ayıdır”

Zeki Baştürk, edebiyat dünyasında iz bırakan büyük isimlerin kaybının, sadece onların ölüm günlerinde hatırlanmadığını, aynı zamanda okunan her satırda, her şiirde onların varlığının sürdüğünü söyledi. “Nisan, hüzünlüdür. Çünkü anımsamak, sadece anmak değildir; aynı zamanda bir eksikliği duyumsamaktır. Bir şairin sustuğu yerde dünyanın biraz daha sessizleştiğinin ayırdına varmaktır. Ama o sessizlik, aslında derin bir yankıyı taşır,” diyerek, kaybettiğimiz sanatçıların sadece vücutlarını değil, bıraktıkları mirası da anımsadığımızı belirtti.

Zeki Baştürk, edebiyatımızda önemli yer tutan isimlerin aramızda olmasalar da, onların bıraktığı eserlerin hala hayat bulduğunu ve her okunan satırda onların seslerinin yeniden yankılandığını vurguladı. “Onları anmak, sadece geçmişe dönmek değildir. Asıl sorun, onların bıraktığı yerden bakabilmektir yaşama,” diyerek, bu büyük şairlerin gözünden dünyayı görmek gerektiğini söyledi.

“Her Yeni Sözcük, Biraz da Onların Devamıdır”

Yazar, anımsamanın ve hatırlamanın, sadece geçmişi yad etmek değil, aynı zamanda o mirası taşımak olduğunu dile getirdi. “Asıl sorumluluk, onları sessizce taşımak değil, çoğaltmaktır. Yeni tümceler kurmak, yeni şiirler yazmak, yeni anlamlar üretmek… Çünkü her yeni söz, biraz da onların devamıdır,” diyerek, edebiyatın ve sanatın devamlılığının önemine dikkat çekti.

Zeki Baştürk, son olarak, Nisan’ın hem bir hüzün hem de bir umut kaynağı olduğunu belirterek, “Nisan geldi. Ağaçlar çiçek açıyor. Biz de anımsıyoruz. Ve anımsadıkça, çoğalıyoruz,” ifadeleriyle yazısını sonlandırdı. Ayrıca, Bursa’da gerçekleştirilen etkinliklerde emeği geçen isimlere de teşekkür ederek, şiirle, müzikle ve insanla kalmayı öğütledi.

“Şiirle kalın, müzikle kalın, insan kalın.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.