Bu Tablo Sadece Başarısızlık Değil!

Bu Tablo Sadece Başarısızlık Değil!
Yayınlama: 16.01.2026
A+
A-

ŞUBE BAŞKANI DERVİŞ ERDEM’DEN SERT EĞİTİM RAPORU:
“BU TABLO BİR BAŞARISIZLIK DEĞİL, BİLİNÇLİ BİR ÇÖKERTME POLİTİKASIDIR!”

2025/2026 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılı, eğitim emekçilerinin ağır çalışma koşulları, öğrencilerin derin eşitsizlikler içinde bırakılması ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kronikleşmiş yönetim zaafları gölgesinde sona erdi. Şube Başkanı Derviş Erdem, yarıyıl değerlendirme raporunda sert ifadeler kullanarak, mevcut tabloyu “eğitimin kamusal niteliğinin sistematik biçimde tasfiye edilmesi” olarak nitelendirdi.

İki haftalık yarıyıl tatili başlarken konuşan Erdem, “Tüm baskılara, yoksulluğa, angaryaya ve MEB’in beceriksiz uygulamalarına rağmen özel yaşamından, ailesinden ve çocuklarından feragat ederek görev yapan eğitim emekçileri bu sistemi ayakta tutmaktadır. Ancak bu özveri, iktidarın umursamazlığıyla karşılık bulmaktadır” dedi.

EĞİTİM, KAMUSAL HAK OLMAKTAN ÇIKARILDI

Derviş Erdem, son yıllarda uygulanan piyasa merkezli ve laiklik karşıtı politikaların eğitimi temel bir hak olmaktan çıkararak ideolojik ve piyasacı bir araca dönüştürdüğünü belirtti. “Eğitim, artık toplumsal eşitliği sağlayan bir mekanizma değil; siyasi iktidarın ideolojik hedeflerine ve piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bir alandır” ifadelerini kullandı.

Bu dönüşümün yalnızca eğitim sistemini değil, öğrencileri, öğretmenleri ve toplumun tamamını doğrudan etkilediğini vurgulayan Erdem, “Laik, bilimsel ve kamusal eğitim adım adım tasfiye edilmektedir” dedi.

DEVLET OKULLARI GERİLETİLİYOR, ÖZEL VE DİNİ EĞİTİM BÜYÜTÜLÜYOR

MEB örgün eğitim istatistiklerine dikkat çeken Erdem, Türkiye’de yaklaşık 16 milyon 906 bin öğrencinin örgün eğitimde yer aldığını hatırlattı. Devlet okul sayılarının azalırken özel okul sayılarının arttığını belirten Erdem, bu tablonun bilinçli bir tercihin sonucu olduğunu söyledi.

Özellikle okul öncesi eğitimde özel okulların oranının yüzde 41’e yükselmesine dikkat çeken Erdem, “Devlet geri çekiliyor, eğitim paralı hâle getiriliyor. Yoksul çocuklar daha en baştan sistem dışına itiliyor” dedi.

4–6 YAŞTA DİNİ EĞİTİM DAYATMASI

Raporda en sert eleştirilerden biri, “Toplum Temelli Kurumlar” adı altında faaliyet gösteren ve fiilen sıbyan mektebi işlevi gören kurumlara yöneltildi. Bu kurumların sayısının 6 bin 459’a, bu kurumlarda eğitim gören çocuk sayısının ise 163 bin 26’ya yükseldiğini belirten Erdem, “Bu artış masum değil; çocukların pedagojik gelişimi hiçe sayılarak dini eğitim dayatılmaktadır” dedi.

ÖĞRETMENLER YOKSULLUĞA, OKULLAR PERSONELSİZLİĞE MAHKÛM

Türkiye genelinde 1 milyon 187 bin öğretmen görev yapmasına rağmen yüz binlerce öğretmenin hâlâ atama beklediğini hatırlatan Erdem, mevcut öğretmenlerin ise ağır iş yükü, güvencesizlik ve ekonomik darboğaz altında çalıştırıldığını vurguladı.

Devlet okullarında 64 bini aşkın sözleşmeli öğretmenin çalıştırılmasının güvencesizliği derinleştirdiğini belirten Erdem, “Kadrolu istihdam bilinçli olarak sınırlandırılıyor, öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılıyor” dedi.

OKULLAR TAŞERON VE GEÇİCİ PERSONELLE AYAKTA TUTULUYOR

Boş kadrolara rağmen yardımcı hizmetler, teknik personel ve idari kadrolara alım yapılmadığını ifade eden Erdem, okulların İŞKUR üzerinden geçici, güvencesiz personelle ayakta tutulmaya çalışıldığını söyledi. “Bu bir tasarruf değil, kamusal hizmetin çökertilmesidir” dedi.

OECD VERİLERİ GERÇEĞİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR

OECD’nin Bir Bakışta Eğitim 2025 raporuna atıfta bulunan Erdem, Türkiye’nin öğrenci başına eğitim harcamalarının OECD ortalamasının çok gerisinde kaldığını vurguladı. İlki ve ortaöğretimde harcamaların OECD ortalamasının yalnızca üçte biri seviyesinde olduğunu belirten Erdem, “Bu tablo, çocuklarımızın geleceğinden bilinçli olarak tasarruf edildiğini göstermektedir” dedi.

EĞİTİME DEĞİL, DİNİ EĞİTİME BÜTÇE YAĞMURU

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne ayrılan bütçenin yıllar içinde katlanarak arttığını ifade eden Erdem, 2026’da bu artışın devam etmesinin sürpriz olmayacağını söyledi. “Genel eğitime kaynak yok deniyor ama dini eğitim için bütçe sınırsız. Bu bir tercih meselesidir” ifadelerini kullandı.

“GEÇİNEMİYORUZ, EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ”

Derviş Erdem, 14 Ocak’ta “Geçinemiyoruz! İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz!” sloganıyla gerçekleştirilen eyleme katılan tüm eğitim ve bilim emekçilerine teşekkür ederek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bugün susarsak yarın geç kalırız.
Bugün durursak yarın yok sayılırız.
Bu düzen değişene kadar mücadele edeceğiz.
Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.