Bir Broşürle Başlayan Ömürlük Yolculuk

Bir Broşürle Başlayan Ömürlük Yolculuk
Yayınlama: 14.01.2026
A+
A-

Erdoğan Serinçay ve Türkiye’nin Sessiz Hafızası

Her şey…
1973 yılında İstanbul Cağaloğlu’nda, küçük bir sahaf dükkânında karşısına çıkan 1903 yılına ait Fransızca Bursa Broşürü ile başladı.

O gün, henüz üniversite öğrencisi olan Erdoğan Serinçay, farkında olmadan hayatının yönünü değiştiren bir karar verdi. Elindeki o sararmış broşür, yalnızca bir kitap değil; Bursa’nın, Anadolu’nun ve Türkiye’nin hafızasına uzanan ömürlük bir arşiv yolculuğunun ilk adımıydı.

Bugün 73 yaşında olan, Bursa’da yaşayan emekli kimya mühendisi Serinçay, o anı şu sözlerle anlatıyor:

“Bursa üzerine kitap ve belge toplamak bana görev oldu.”

Kimya Mühendisliğinden Kültür Hafızasına

Mesleği kimya mühendisliği…
40 yılı aşkın süre çeşitli sanayi kuruluşlarında görev yaptı. Ancak Serinçay’ın hayatında bir başka kimlik daha vardı: yazar, arşivci ve belge toplayıcısı.

1970’li yıllardan itibaren Bursa başta olmak üzere Anadolu’ya dair ne varsa toplamaya başladı. Kitaplar, gazete kupürleri, dergiler, fotoğraflar derken arşiv her geçen yıl büyüdü. 1990’lardan itibaren ise bu birikime video kayıtları eklendi.

10 Yılda 67 Şehir: Anadolu’nun Görsel Belleği

1990–2000 yılları arasında Serinçay, haftalık izin günlerini bir tatil gibi değil, belgesel yolculuğu olarak değerlendirdi. Kasetli kamerası ve analog fotoğraf makinesiyle Türkiye’nin 67 ilini tek tek gezdi.

Her şehirde aynı yöntemle çekim yaptı:
Otogarından başladı, cadde, sokak, çarşı, pazar ve halkın gündelik yaşamını kayda aldı. Dağ, ova ya da manzara değil; insanı ve şehir hayatını belgeledi.

Bu yolculuğun sonunda ortaya çıkan tablo çarpıcıydı:

  • 120 saatlik video kayıt

  • 3 bin fotoğraf

    • 2 bini Bursa ve ilçeleri

    • 1 bini Anadolu kentleri

Bugün bu görüntüler, çanta içinde saklanan 120 adet HD kalitesinde DVD halinde izlenmeye hazır durumda.

“Memleketimin 67 vilayetini doya doya kameraya aldım. İnsanlarla bir araya geldim. Bu inanılmaz bir keyifti.”

Serinçay’a göre bu arşiv, “Her hafta bir il” formatıyla televizyonlarda yayımlanabilecek nitelikte ve satılabilir bir belgesel seri değeri taşıyor.

90’lı Yılların Türkiye’si: 2000 Saatlik TV Arşivi

Serinçay’ın arşivinin bir diğer dev bölümü ise Türk televizyon tarihine ışık tutuyor.

1990’lı yıllarda, 10 yıl boyunca:

  • Haber bültenleri

  • Futbol maçları

  • Eğlence programları

  • Söyleşiler

  • Reklamlar

olmak üzere yaklaşık 2000 saatlik yayın, Beta video kasetlere kaydedildi.

Bugün hâlâ kasetlerde muhafaza edilen bu kayıtların, teknolojik ömürleri dolmadan acilen dijitale aktarılması gerekiyor.

“Bu yayınlar ‘90’lı Yıllar Türkiye’ başlığıyla bugün ekrana gelse, her biri ayrı bir belge olur. O yılların reklamlarından bile konsept çıkar.”

Gazeteler, Kupürler ve Kartpostallar

Arşiv yalnızca görüntülerden ibaret değil.

  • 1950–2000 yılları arası yaklaşık 5 bin gazete

  • Yer kaplamasın diye kesilmiş 25 bin gazete kupürü

  • 5 bin adet Anadolu şehirlerine ait kartpostal

Serinçay, tüm bu materyalin dijital kütüphane ya da YouTube arşivi haline getirilmesini hayal ediyor. Ancak teknik bilgi ve destek eksikliği nedeniyle bunu tek başına başaramadığını söylüyor.

Nadir Eserler: Bir Koleksiyondan Fazlası

Arşivin en kıymetli bölümü ise 1850–1950 yılları arasına ait nadir eserler.

Bunlar arasında:

  • 1860 yılı el yazması Kur’an-ı Kerim

  • Aynı döneme ait 3 adet yazma Kur’an

  • 1875 Malumat Dergisi (5 cilt, 100 fasikül)

  • Servet-i Fünun, Yedigün, Hayat mecmuaları

  • 1860 yılı Fransızca Türkiye tanıtım kitabı (gravürlü)

  • Gabriel’in seyahatleri (İnan Kıraç baskısı, 2 cilt)

  • Osmanlıca coğrafya, tarih ve edebiyat kitapları

  • Haritalar, gravürler, Osmanlı tapuları

  • 1928 Bursa Salnamesi

Bu koleksiyon, dönemin tanınmış isimlerinden Ahmet E. Dönmez tarafından da incelenmiş ve şu sözlerle nitelendirilmiş:

“Bu bir arşiv değil, koleksiyon. Bursa’da böyle bir koleksiyon yok.”

Sinema, Müzik ve Günlükler

Arşivde ayrıca:

  • 500’e yakın CD, DVD, plak ve kaset

  • Eski Türk filmleri

  • 55 adet Türk sineması afişi

  • 100 adet siyah-beyaz lobby fotoğrafı

  • Analog kameralar ve fotoğraf makineleri

  • Kimya mühendisliği ve tekstil sanayi notları

  • 25 yıldır tutulan 100’den fazla günlük defter

Ve bir de edebiyat…

Lise Öğrencisiyken Gazetede Yayınlanan Roman

Serinçay’ın yazarlık serüveni de dikkat çekici.

1972 yılında, Tophane Sanat Okulu Matematik Bölümü 3. sınıf öğrencisiyken yazdığı “Kanlı Öç” adlı romanı, Bursa’nın Sesi gazetesinde “arkası yarın” şeklinde tefrika edildi.

Ayrıca:

  • Zeki Alasya ve Metin Akpınar için skeçler

  • Hülya Avşar’a film senaryosu

  • Kestane Kabare için tiyatro oyunları kaleme aldı

Bugün, “Kanlı Öç” romanını “Naftalin Kokulu Roman” adıyla yeniden yayımlamayı istiyor.

“Bu Hafıza Topluma Açılmalı”

Mudanya’daki evinde ve deposunda, büyük bölümü koliler içinde saklanan bu arşiv artık eve sığmıyor.

“Dostlarım, bunların bir kütüphaneye dönüşmesi gerektiğini söylüyor.”

Serinçay’ın dile getirmediğini ise herkes görüyor:
Bu arşivin topluma kazandırılması, dijitalleştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için belediyelerin, vakıfların ve devlet kurumlarının desteğine ihtiyaç var.

Bursa’nın 17 ilçesinin, büyükşehir belediyesinin, hatta İstanbul’daki büyük vakıf ve kuruluşların bu koleksiyona sahip çıkabileceği ifade ediliyor.

Son Söz

Yaşı gereği koleksiyonunu satmak zorunda olduğunu söyleyen Erdoğan Serinçay’ın tek isteği net:

“İyi ve kadrini bilen, ülkesini seven birinin eline geçsin.”

Çünkü bu arşiv yalnızca bir kişinin emeği değil;
Türkiye’nin son yarım yüzyıllık görsel, yazılı ve kültürel hafızası.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.