Bursa Vatan Medya Gurubu araştırmacı köşe yazarı Bahri Palas’ın kaleminden…. Dinimizin ilk emri ‘’İKRA ‘’ oku.
Niye okumalıyız? Elbette ki, aydınlanmak için, şekilcilikten ve şekilperestlikten kurtulmak için.
Bir gün, bir caminin önünde dini sohbetleri seven cami cemaatinden birkaç kişiyle sohbet ediyorum. Sohbetin tam ortasında bizden biraz uzak oturmuş çay içen ama anlattıklarımı bize doğru bakmamaya çalışarak can kulağıyla dinleyen bir genç kardeşim ‘’ bu dünya’ ya geliş sebebimiz ne hoca ? ‘’ diye üst perdeden sordu. Arkasından da ‘’ imtihan ‘’ diyeceksen zahmet etme, ben imtihan olmak istemedim ki ! diye sözlerine ekledi.
Evet, Gel biraz yaklaş bakalım, gel tanışalım dedim gence. İmtihan yönü de var elbet ama biz bu âleme TEKAMÜL için geldik. Bu dünyada bilinçleneceğiz, aydınlanacağız, farkındalık şuuruna varacağız ve kısaca tekamül edeceğiz. Esfeli Safilin ‘den en alaya tekamül etmek ve bu şuura varmak için biz bu dünyaya bir lütuf üzere gönderildik.
Bak güzel kardeşim bu dünya hayatı hızlandırılmış bir kurs misalidir. Sana tanınan kısa bir zaman içerisinde ne kadar fazla bilinçlenirsen, ne kadar çok eşyanın müsemmasına ve eşyanın hakikatine vakıf olursan o kadar hem bu alem de hem de varacağımız diğer alemde farklı bir imtiyaz sahibi olursun diye cevap verdim. Hayatımız kadar şuncacık kısa bir zaman diliminde bilmek için biz bu âleme gönderildik. Bundan mütevellitte indirilen yüce kitabımız Kuran ilk oku sözü ile hatta emri ile başlar. Okumazsak bilemeyeyiz. Kulaktan doğma sözleri din kabul ederiz.
Eski dönemlere kaydı bir an aklım. Doğru bir bilgiye ulaşabilmek için kilometrelerce yolculuk yapmış eski insanlarımız. Düşünsenize bi, yaşanılan zahmetli yolculukları, çekilen sıkıntıları. At ya da kervanlar ile develer üzerinde o bilgiye ulaşmak adına gösterilen çabaları.
Şimdi öylemi ya? Özellikle internetin yaygınlaşması ile birlikte bilgi göz açıp kapayıncaya kadar önünde, ya cep telefonunun ya da bilgisayarının ekranında. Daha ne olsun abi. Bilgi çağında yaşıyoruz ama okumuyoruz maalesef.
Güzel Bursa’mızda okumaya, bilinçlenmeye ve farkında olmaya güzel bir adım atıldı yine bu hafta.
11 – 19 NİSAN 2026 tarihlerinde TÜYAP BURSA 23. KİTAP FUARI kapılarını okumasını seven kitap kurtları için sonuna kadar açtı. Bursa Atatürk Kültür Merkezi Merinos yerleşkesinde 10:00 ile 19:30 saatleri arasında ücretsiz olarak girerek binlerce kitaba yüzde otuz beş, yüzde kırk gibi indirim ile ulaşabilirken, bir çok yazarımızın kitaplarını imza etkinliği ve çeşitli söyleşilerine ulaşabilme imkanını da sunmaktadır bizlere.
Buttim deki Fuar alanından Atatürk Kültür Merkezi’ne getirilmiş olması kitap fuarının olumsuz bir sonuç oluşturabilir mi diye kaygılanmadık değil ilk zamanlar. Bence buraya taşınmış olması çok daha büyük bir avantaj. Metroya ve diğer ulaşım araçlarına yakın Bursa’nın göbeğinde herkesin sıkıntısız bir şekilde ulaşabileceği bir yer. Kitap sevdasını taşıyan herkes çok rahat bir şekilde kitap fuarına ulaşabiliyor. Bence doğru bir karar.
Ne var ki, sanki katılım biraz az mı ne ? Belki de benim fuarın ilk günü ilk saatlerinde gitmiş olmamım bende bırakmış olduğu bir izlenim. Dolup taşmalı bu tarz etkinlikler. Öğretmenlerimiz minicik yavrularımızı, öğrencilerini kapıp gelmeli kitap sevgisini aşılayabilme uğruna.
Herklesin mutlaka kitaplığına katmak isteyeceği birkaç kitap bulunmaktadır. Buradan temin ederek fuara katılan, kitap satan firmaları desteklemek uğruna. Lakin şunu da söylemeden edemeyeceğim. Kitap fiyatları her ne kadar yüzde kırk gibi ıskontolarla ucuzlatılmaya çalışılmış olsa da kitaba ulaşmak gerçekten pahalı. Acaba diyorum ki ben, Devletimiz okuyucunun daha uygun kitaba ulaşabilmesini sağlayabilme adına fiyatlara bir el atsa bence hiç fena olmaz.
Hemen aklıma gelmişken Türkiye Yayıncılar Birliğine de TÜRTAP ile işbirliği yaparak böylesine güzel bir etkinliği bizler ile buluşmaya katkı sağladığı için Şahsım başta olmak üzere, Vatan Medya Grubu ve şehrim adına teşekkür ederim.
Salona girdim daha öğlen gibiydi. Bir tur attım fuarın reyonları arasında. Tam bir tur atmışım ki fuara girdiğim kapının yanına gelmişim tekrardan. Baktım bir kardeşimiz elinde içerisinde hediyeler bulunan bir poşet ile fuara gelen konukları karşılıyor. İşler Kitap evlerinin Ankara’dan gelen bir yöneticisi ve Bursa da ki fuar için buraya geldiğini söyledi. Bana da bir poşet uzatınca samimiyetine binaen hediyeler için teşekkür ederim ama çayın var mı kardeşim diye sordum. Sanki o Bursa’nın yerlisiymiş te, ben oranın misafiriymişim gibi hemen benimle ilgilenip bir bardak çay ile birlikte bir bardak ta su getirttirdi. İnanın çok makbule geçti. Allah razı olsun. Benim memleketimin insanları gerçekten bir başka, konuksever. Adam gibi adam canı yürekten teşekkür ederim.
Bu arada fuar alanında gezinirken Tüyap Genel Müdürü Sayın İlhan Ersözlü ve Tüyap Kitap Fuarları Pazarlama Müdürü Sn. Gözde BAŞTIMAR ile tanıştık. Bursa da ki kitap fuarı hakkında bir röportaj yapma sözü aldım. Kendilerinin beni aramalarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Görüşmek üzere…
