Bursa’nın Yenişehir/Kirazlıyayla Mahallesi’nde, sağanak yağmura rağmen çevre örgütleri, yurttaşlar ve duyarlı kesimler bir araya gelerek, kamuoyunu sarsan çevre felaketine karşı basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, bölgede faaliyet gösteren Meyra Madencilik’e ait atık barajının çöktüğü, kimyasal ve ağır metal yüklü atıkların Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na yayıldığı ifade edildi.
Yağmur altında yapılan basın açıklamasında, yaşananların sıradan bir teknik arıza değil, uzun süredir göz göre göre gelen bir çevre suçu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, atık barajının çökmesiyle birlikte dere yataklarının kimyasal atıklarla dolduğu, tarım arazilerinin ve yeraltı sularının ciddi tehdit altına girdiği belirtildi. Sarıyar Deresi boyunca yayılan kirliliğin, yalnızca Kirazlıyayla’yı değil, Yenişehir Ovası’nı besleyen su ve toprak sistemini doğrudan etkilediği ifade edildi.
“Derelerden zehir akıyor, toprak kayıyor, yaşam parçalanıyor” sözleriyle durumun vahameti özetlenirken, bölgede yaşayan yurttaşların hem sağlığının hem de geçim kaynaklarının tehlike altında olduğu dile getirildi.
Basın açıklamasında, yağmur altında yapılan protestonun bir tercih değil, bir zorunluluk olduğu vurgulanarak, çevre felaketine karşı sessiz kalmanın mümkün olmadığı ifade edildi. Bölge halkı, yaşananların doğal afet değil, ihmal, denetimsizlik ve şirket çıkarlarının sonucu olduğunu savundu.

Yetkililerin olay sonrası yaptığı “faaliyet durduruldu” açıklamalarının yeterli olmadığı belirtilirken, kamuoyunun yanıt bekleyen soruları şu şekilde sıralandı:
Atık barajı ortada yokken bu tesis yıllardır nasıl çalıştı?
Kimyasal ve ağır metal yüklü atıklar dereye akarken neden müdahale edilmedi?
Denetimler neden yapılmadı ya da neden görmezden gelindi?
Açıklamada, yıllarca süren bu sessizliğin suça ortaklık anlamına geldiği ifade edildi.
Şirket ve yetkililer tarafından başlatıldığı belirtilen çalışmaların bir çevre onarımı değil, delil karartma girişimi olduğu savunuldu. Yapılan müdahalelerin, çevresel tahribatın üzerini örtmeyi ve yaşanan felaketi zamana yayarak unutturmayı amaçladığı öne sürüldü.
Basın açıklamasında talepler açık ve net bir şekilde dile getirildi:
Meyra Madencilik derhal kapatılmalıdır.
Şirketin faaliyetleri kalıcı olarak sonlandırılmalıdır.
İzin veren, denetlemeyen ve göz yuman tüm kamu görevlileri ve yetkililer hakkında acilen soruşturma açılmalıdır.
Bölgedeki kirlilik bağımsız bilim insanları tarafından incelenmeli, sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Yenişehir Ovası’nın yalnızca bölgenin değil, Bursa’nın en önemli tarım havzalarından biri olduğu hatırlatılarak, ovada üretilecek tarım ürünlerinin ağır metal riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu durumun, gıda güvenliği açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Açıklama, “Kirazlıyayla yalnız değildir. Bu ova sahipsiz değildir” sözleriyle sona erdi. Çevre mücadelesinin süreceği belirtilerek, yetkililer gerçek sorumlular ortaya çıkarılana ve doğa tahribatı telafi edilene kadar konunun takipçisi olunacağı kamuoyuna ilan edildi.