ANLAMANIN KAYBOLDUĞU ADA

ANLAMANIN KAYBOLDUĞU ADA
Yayınlama: 31.01.2026
A+
A-

Tuhaf Şeyler Adası Üzerine Bir Değerlendirme

Zeki BAŞTÜRK
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

İmgeler ozanı, sözcüklerin iz sürücüsü, çocuk yazınının usta kalemi Halime Yıldız, Tuhaf Şeyler Adası adlı kitabıyla ilk bakışta masalsı bir çocuk kitabı izlenimi verse de, satır aralarında her yaştan okura seslenen güçlü bir toplumsal alegori kurar. Yazar, bir düşünceyi, davranışı ya da eylemi daha kolay kavratabilmek için onu simgelerle, benzetmelerle ve imgelerle görünür kılar. Masal dili, burada yalnızca çocuklara değil, yetişkinlere de seslenen bir anlatım aracına dönüşür.

Uçsuz bucaksız maviliğin ortasında kurulan ada; renkli evleri, her evin önünde bağlı sandalları, yürümeyi öğrenmeden yüzmeyi öğrenen çocuklarıyla adeta bir ütopyadır. Ada halkı pazarcılıkla geçinir, herkes birbirini tanır, hayat sade ve uyumludur. Bu düzen; paylaşım, tanışıklık ve karşılıklı güven üzerine kurulmuştur. Her şey olması gerektiği gibidir.

Ancak anlatının kırılma noktası, on yaşlarında bir kız çocuğunun adaya gelişiyle başlar. Halime Yıldız, bu karakteri yalnızca “yeni gelen” biri olarak değil, değişimin ve sorgulamanın simgesi olarak kurgular. Kızın gelişiyle birlikte adada görünmez çatlaklar oluşur. İnsanlar birbirini anlamamaya, hatta yanlış anlamaya başlar. Dinlemek yerine konuşan, anlamak yerine yargılayan bir topluluk ortaya çıkar. Zamanla bu yanlış anlamalar, tartışmalara ve kavgalara dönüşür. Bir zamanların huzurlu adası, çatışmaların egemen olduğu bir mekâna evrilir.

Tuhaf Şeyler Adası, özünde “anlamamak” üzerine kurulmuş bir öyküdür. Yazar, iletişimsizliğin ve empati eksikliğinin bir toplumu ne denli hızlı dönüştürebileceğini sade ama sarsıcı bir dille anlatır. Ada halkının kavga etmeye başlamasının nedeni dışsal bir kötülük değildir; sorun içeridedir. Dinlememek, anlamaya çalışmamak ve önyargıyla hareket etmek… Yani bugünün dünyasında hepimizin yakından tanıdığı davranış biçimleri.

Bu yönüyle kitap, günümüz toplumlarına güçlü bir ayna tutar. Küçük bir ada, aslında büyük bir dünyanın minyatürüdür. Halime Yıldız’ın dili yalın, akıcı ve çocukların rahatlıkla okuyabileceği bir sadeliktedir. Ancak bu sadelik metni yüzeysel kılmaz; aksine okuru derin düşünmeye davet eder. Çocuklar için farklı olana yaklaşım, birlikte yaşama kültürü ve iletişimin önemi üzerine sorular üretirken; yetişkinler için kendi dünyalarındaki çatışmaların izlerini taşır.

Sonuç olarak Tuhaf Şeyler Adası, yalnızca bir çocuk kitabı değildir. Anlamanın, dinlemenin ve birlikte yaşamanın değerini hatırlatan evrensel bir anlatıdır. Halime Yıldız, küçük bir adadan yola çıkarak büyük bir gerçeği işaret eder:
İnsanlar birbirini anlamayı bıraktığında, en güzel adalar bile tuhaflaşır.

Günümüzün en büyük ve en yakıcı sorunu olan iletişimsizliği; anlamaya çalışmak yerine suçlamayı tercih eden anlayışı konu alan bu masalın, her yaştan okur tarafından mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.