“ADA İNTİKAMI” İddiası Gündemde: Okul Bahçesinde 160 Çocuğun Ölümü Üzerinden Sert Tepki

“ADA İNTİKAMI” İddiası Gündemde: Okul Bahçesinde 160 Çocuğun Ölümü Üzerinden Sert Tepki
Yayınlama: 10.03.2026
A+
A-

Dünya kamuoyu, bir kez daha savaşın ve siyasi hesaplaşmaların en ağır bedelini ödeyen masumların dramıyla sarsıldı. Bir okulun güvenli olması gereken duvarları arasında hayatını kaybettiği belirtilen 160 kız çocuğu iddiası, uluslararası kamuoyunda derin yankı uyandırırken, olayın “Ada İntikamı” olarak nitelendirilmesi tartışmaları daha da alevlendirdi.

Yaşanan trajediye ilişkin açıklamalarda bulunan Ayşenur Sevim, yayımladığı sert ifadeler içeren metinde, saldırıyı yalnızca bir askeri operasyon değil, insanlığın vicdanına vurulan ağır bir darbe olarak nitelendirdi.


“Okul Bahçesinde 160 Mezar” İddiası

Sevim’in açıklamasında, olayın boyutunu anlatmak için kullanılan en çarpıcı ifadelerden biri “okul bahçesinde 160 mezar” benzetmesi oldu.

Açıklamada, savaşın ortasında kalan ve eğitim görmekten başka bir amacı olmayan çocukların hedef haline geldiği iddia edilerek, dünyanın büyük güçlerinin yürüttüğü siyasi hesaplaşmaların bedelini yine sivillerin ödediği vurgulandı.

Metinde şu ifadelere yer verildi:

“Dünya, büyük siyasi satranç oyunlarının ve kirli stratejilerin gölgesinde tarihinin en karanlık günlerinden geçiyor. Ama bu kez kaybeden yalnızca bir taraf değil, topyekûn insanlık oldu. Bir okulun duvarları arasına sığınmış, hayata tutunmaya çalışan 160 masum kız çocuğu artık yok. Onlar yalnızca birer kayıp değil; hayatın kaynağı, yarının mimarlarıydı.”


“Çocukların Gülüşleri Bombalarla Susturuldu”

Açıklamada, saldırının gerçekleştirildiği iddia edilen saldırı araçlarının yüksek teknolojili silah sistemleri olduğu belirtilerek, modern savaş teknolojilerinin sivillere yöneltilmesinin insanlık adına büyük bir utanç olduğu savunuldu.

Metinde şu sert değerlendirmeler yer aldı:

“Gökyüzünden yağan ölüm füzeleri ve bombalar, çocukluklarının çiçek açtığı çağda onların gülüşlerini çaldı. Okul bahçelerinde oynayan çocukların üzerine yağan her bomba, insanlığın ortak vicdanına düşen bir lekedir.”

Sevim, bu tür saldırıların yalnızca mevcut nesli değil, geleceği de hedef aldığını ifade ederek özellikle kız çocuklarının hedef alınmasının sembolik bir anlam taşıdığını ileri sürdü.


“Gelecek Nesillere Yönelik Bir Yok Etme Girişimi”

Açıklamada, kız çocuklarının hedef alınmasının yalnızca bugünü değil yarını da yok etmeye yönelik bir strateji olarak görüldüğü belirtildi.

Sevim’e göre bu tür saldırılar, yalnızca hayatları değil, gelecekte kurulacak aileleri, doğacak çocukları ve toplumların merhamet kültürünü de yok etmeyi amaçlıyor.

Metinde şu ifadeler kullanıldı:

“Kız çocuklarını hedef almak, onların yarın doğuracağı hayatları, büyüteceği nesilleri ve dünyaya katacağı şefkati de yok etmektir. Bu, yalnızca askeri bir saldırı değil; insanlığın geleceğine yönelik bir yok etme girişimidir.”


“Uluslararası Hukuk Nerede?”

Açıklamada uluslararası kurumlara ve küresel sisteme de sert eleştiriler yöneltildi. Bir okulun bombalandığı ve yüzlerce çocuğun hayatını kaybettiği iddiaları karşısında uluslararası mekanizmaların sessiz kaldığı savunuldu.

Sevim, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:

“Eğer bir okul bombalanıyor ve 160 taze fidan daha tomurcukken hayattan koparılıyorsa, orada artık ne uluslararası hukuk ne de modern medeniyetten söz edilebilir. Bu, doğrudan yaşamın ve merhametin özüne vurulmuş bir darbedir.”


“Sessizlik de Sorumluluk Doğurur”

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise dünya kamuoyuna yöneltilen çağrı oldu. Sevim, bu tür olaylar karşısında sessiz kalmanın da bir tür sorumluluk anlamına geldiğini savundu.

Metinde şu değerlendirmeler yer aldı:

“Bu vahşete susmak, okulun enkazından yükselen sessiz çığlığa sırt çevirmektir. İdeolojik körlükleri bir kenara bırakıp hayatı savunmak zorundayız. Aksi halde yarınlarımız daha karanlık bir bilinmezliğe sürüklenecektir.”


“İnsanlık Enkaz Altında”

Sevim’in açıklaması, oldukça sert ve dramatik bir cümleyle sona erdi. Açıklamaya göre yaşanan trajedi, yalnızca bir savaş olayı değil; insanlığın vicdanının da ağır bir sınavı.

Metnin son bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“O masumların ahı, yalnızca o füzeleri ve bombaları atanların değil; bu katliamları ekranlardan izleyip hiçbir tavır geliştirmeyen herkesin üzerinedir. İnsanlık, o okulun enkazının altında ve parçalanmış hayatların arasında can vermiştir.”


Söz konusu açıklama, Altay Tuna Partisi Kurucu Genel Başkanı Ayşenur Sevim tarafından kamuoyuna duyurulurken, olayın uluslararası kamuoyunda nasıl yankı bulacağı ve resmi kaynaklardan gelecek açıklamalar merakla bekleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.