Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği Başkanı Nazlı Pınar Tetik, engelli emekliliğinde yaşanan hak kayıplarına ve 22 aydır çözüme kavuşmadığını belirttiği mağduriyetlere sert sözlerle tepki gösterdi. “Biz ayrıcalık istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Devletin kanunlarına güvendik, resmî raporlarına inandık, yıllarca prim ödedik. Şimdi bütün bunların bedelini neden biz ödüyoruz?” diyen Tetik, yetkililere açık çağrıda bulundu.
Engelli emekliliği konusunda yaşanan tartışmalar ve vatandaşların hak kaybına ilişkin şikâyetleri gündemdeki yerini koruyor. Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği Başkanı Nazlı Pınar Tetik, 22 aydır devam eden sürece ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların artık kabul edilebilir bir noktayı aştığını belirterek yetkililere sert tepki gösterdi.
Tetik, verilen ret kararlarının yalnızca emeklilik başvurularını etkilemediğini, binlerce insanın hayatını, ekonomik düzenini ve geleceğe dair bütün planlarını sarstığını ifade etti.
Yaşanan sürecin insanların hayatlarında derin yaralar açtığını belirten Tetik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“22 aydır aynı şeyi anlatıyoruz! 22 aydır sesimizi duyurmaya çalışıyoruz! Peki bizi kim duyuyor?
O ret kararı geldiğinde yalnızca bir emeklilik başvurusu reddedilmedi. İnsanların yıllardır kurduğu hayaller, gelecek planları, ekonomik dengeleri ve yaşamları altüst edildi.
Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Devletin koyduğu kanunlara göre çalıştık. Yetkili kurumların düzenlediği resmî sağlık raporlarına güvendik. Yıllarca prim ödedik. Üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirdik.
Şimdi soruyorum: Biz neyi yanlış yaptık?
Devletin yetkili kurumlarından alınan raporlara güvenmek mi suçumuz? Yürürlükteki mevzuata göre geleceğimizi planlamak mı hatamız? Yıllarca çalışıp prim ödemek mi kabahatimiz?
Bir vatandaş, devletin verdiği resmî belgeye güvenemeyecekse kime güvenecek? Bugün geçerli olan bir hakkın yarın değişen değerlendirmelerle tartışmalı hâle gelmesi nasıl açıklanabilir?
Bizim hayatımız bir mevzuat değişikliğinin gölgesinde belirsizliğe mahkûm edilemez!”
Tetik, engelli vatandaşların taleplerinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz kimseden ayrıcalık istemiyoruz! Kimsenin hakkına göz dikmiyoruz! Devletimize yük olmak gibi bir düşüncemiz de yok.
Biz yalnızca kanunlara güvenerek elde ettiğimiz haklarımızın korunmasını istiyoruz.
Hukuki güvenlik dediğimiz şey tam da budur. Vatandaşın yarın neyle karşılaşacağını bilmesidir. Devletin koyduğu kurallara göre hayatını düzenleyen insanların sonradan ortaya çıkan uygulamalar nedeniyle mağdur edilmemesidir.
Kazanılmış haklar, insanların hayatlarını güvence altına almak için vardır. Bugün binlerce insanın geleceği belirsizlik içerisinde bekliyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.
Kimse bize sabır tavsiye ederek bu meseleyi geçiştirmesin! Biz zaten 22 aydır sabrediyoruz. Artık çözüm istiyoruz!”
Engelli emekliliği konusunda yaşanan sorunların yalnızca hukuki veya bürokratik bir tartışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tetik, söz konusu sürecin doğrudan insan hayatını etkilediğine dikkat çekti.
Tetik, yetkililere çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Buradan ilgili bütün kurumlara sesleniyorum: Lütfen artık bu insanların sesini duyun!
Karşınızda yalnızca dosya numaraları, başvuru evrakları veya istatistikler yok. Karşınızda yıllarca çalışmış, prim ödemiş, devletine güvenmiş insanlar var.
Her ret kararının arkasında bir aile, bir gelecek planı, bir ekonomik mücadele ve yarım bırakılmış hayaller bulunuyor.
Biz 22 aydır anlatıyoruz. Daha kaç ay anlatacağız? Daha kaç insanın hayatının altüst olması gerekiyor?
İstediğimiz şey çok açık: Hukuki güvenliğin sağlanması, kazanılmış hakların korunması ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi.
Unutulmasın; engelli vatandaşların hak arayışı bir lütuf talebi değil, adalet beklentisidir. Biz susmayacağız, mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!
Çünkü mesele yalnızca emeklilik değil; mesele hukuk, güven ve insan onurudur.”
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği Başkanı Nazlı Pınar Tetik’in açıklamaları, 22 aydır çözüm bekleyen engelli emekliliği tartışmasını yeniden gündeme taşırken, gözler ilgili kamu kurumlarından gelecek açıklamalara çevrildi.