Gemlik Eşref Dinçer Mahallesi’nde bir binanın beşinci katından kopan beton parçalarının park hâlindeki araçlara zarar vermesi, ilçedeki bina güvenliği ve kentsel dönüşüm tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, olası bir facia yaşanmadan gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
Bursa’nın Gemlik ilçesinde yaşanan beton dökülmesi olayı mahalle sakinlerinde endişeye neden oldu. Eşref Dinçer Mahallesi Güneş Sokak No: 1 adresindeki binanın beşinci katı seviyesinden kopan beton parçaları, binanın önünde park hâlindeki araçların üzerine düştü. Olayda araçlarda maddi hasar meydana gelirken herhangi bir can kaybı bildirilmedi.
Olayın ardından açıklama yapan İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaşananların ciddi bir güvenlik tehlikesine işaret ettiğini belirterek Gemlik Belediyesi’ne çağrıda bulundu.
Beton parçalarının gece saatlerinde düşmesinin olası bir can kaybını önlediğine dikkat çeken Karaduman, olayın gündüz saatlerinde yaşanması hâlinde yayaların, özellikle çocukların büyük tehlikeyle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Gemlik’in deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gereken bir ilçe olduğunu vurgulayan Karaduman, kentsel dönüşüm çalışmalarının yalnızca bina sahipleri ile müteahhitler arasındaki anlaşmalara bırakılmaması gerektiğini savundu.
Belediyenin öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir dönüşüm programının bulunup bulunmadığını soran Karaduman, ilçede kaç riskli binanın tespit edildiğinin, kaç yapının dönüşüm sürecine alındığının ve ekonomik imkânları yetersiz vatandaşlar için hangi çözümlerin üretildiğinin açıklanmasını istedi.
Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’e seslenen Karaduman, söz konusu binanın acilen teknik incelemeye alınmasını, çevresinde gerekli güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını ve benzer risk taşıyan yapıların tespit edilmesini talep etti.
Açıklamasında yerel esnafın sorunlarına da değinen Karaduman, festival ve panayır organizasyonlarında Gemlik esnafının korunması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, kentsel dönüşümün siyasi bir tercih değil, insan hayatını koruma sorumluluğu olduğunu ifade ederek, “Depremi engelleyemeyiz ama depreme karşı önlem alabiliriz. Gemlik’in kaybedecek zamanı, hemşehrilerimizin kaybedilecek canı yoktur” dedi.
2–8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla açıklama yapan İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, lösemiyle mücadelede erken teşhis, bilimsel tedavi ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Karaduman, tedavi gören çocukların ve ailelerinin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla bir açıklama yayımladı.
İlçe Başkanı Orhan Karaduman tarafından yapılan açıklamada, löseminin bir son olmadığı, gelişen tıp ve modern tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebildiği belirtildi.
Löseminin farklı türleri bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, akut lenfoblastik lösemi (ALL), akut miyeloid lösemi (AML), kronik lenfositik lösemi (KLL) ve kronik miyeloid lösemi (KML) hakkında bilgi verildi.
Her hastanın durumunun ve tedavi sürecinin farklı olduğuna işaret edilerek erken teşhis, uzman hekim kontrolü ve uygun tedavinin önemine vurgu yapıldı.
Açıklamada çocukluk çağı lösemilerinin nedenlerine ilişkin bilimsel araştırmaların desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Genetik yatkınlık, yüksek doz iyonlaştırıcı radyasyon ve bazı çevresel maruziyetlerin araştırmalarda ele alındığı, ancak çocukluk çağı lösemilerinin önemli bir bölümünde kesin nedenin henüz bilinmediği hatırlatıldı.
Güvenilir gıdaya erişim, temiz içme suyu, çevre denetimleri ve sağlıklı yaşam koşullarının önemine dikkat çekildi.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı açıklamasında, lösemili çocukların tedavisi, eğitimi ve sosyal ihtiyaçları için çalışmalar yürüten LÖSEV’in faaliyetleri takdirle karşılandı. Vatandaşlar, resmî ve güvenilir bağış kanalları aracılığıyla lösemili çocuklara destek olmaya davet edildi.
Orhan Karaduman, açıklamasında şu mesajı verdi:
“Lösemiyle mücadelede umut vardır, bilim vardır, tedavi vardır ve dayanışmanın gücü vardır. Hiçbir çocuğumuz yalnız değildir.”
Açıklama, tedavi gören tüm çocuklara ve hastalara acil şifa dilekleriyle sona erdi.

Gemlik’te kıyı düzenlemeleri ve denize doğru yapılan genişletmeler yeniden tartışmaya açıldı. Kıyıların halkın kullanımına ne ölçüde hizmet ettiği sorusunu gündeme taşıyan değerlendirmede, denize doğru genişleme yerine kara yönünde planlama yapılmasının daha doğru olabileceği savunuldu. “Koskoca denizi olan Gemlik’te vatandaşın denize ayağını sokacak yeri yok” sözleri dikkat çekti. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı adına açıklamalarda bulunan Başkan Orhan Karaduman iki fotoğrafı gazetecilerle paylaştı
Bursa’nın deniz kıyısındaki ilçelerinden Gemlik’te, kıyı düzenlemeleri ve vatandaşların denize erişim imkânları yeniden gündeme geldi.
Kıyı alanlarında gerçekleştirilen düzenlemelerin halkın denizle buluşmasına ne ölçüde katkı sağladığı sorgulanırken, denize doğru yapılan genişletmelerin kıyı kullanımını nasıl etkilediği tartışılıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede, kıyı alanlarının denize doğru genişletilmesi yerine geriye, yani kara yönüne doğru planlama yapılmasının alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Gemlik’in geniş bir denize ve körfez kıyısına sahip olmasına rağmen vatandaşların denize girebileceği alanların yetersiz olduğu yönündeki eleştiriler öne çıktı.
Kıyı düzenlemelerinin yalnızca yeni alanlar oluşturmak veya fiziksel genişleme sağlamak üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilerek, yapılan çalışmaların vatandaşlara ne kazandırdığı sorusu gündeme getirildi.
Değerlendirmede şu sorulara yanıt aranması istendi:
Gemlik’in denizle olan bağının yalnızca seyir ve manzara alanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği belirtilirken, kıyıların vatandaşların yürüyebildiği, dinlenebildiği ve denize girebildiği ortak yaşam alanları olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kıyı planlamasında kamu yararının ön planda tutulması, mevcut sahillerin iyileştirilmesi ve vatandaşların denize erişimini kolaylaştıracak yeni alanların oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Gemlik’te kıyı düzenlemeleriyle ilgili tartışma, şu soruyla yeniden gündeme taşındı:
“Gemlik’in koskoca denizi var ama vatandaşın denize ayağını sokacak yeri yok. Peki, neyi kazandık, neyi kaybettik?”