CEZAYİRLİ ANNENİN TÜRKİYE’YE ADALET ÇAĞRISI: İKİ ÇOCUĞUN HAKKI NEDEN SAHİPSİZ KALIYOR?

CEZAYİRLİ ANNENİN TÜRKİYE’YE ADALET ÇAĞRISI: İKİ ÇOCUĞUN HAKKI NEDEN SAHİPSİZ KALIYOR?
Yayınlama: 02.11.2026
A+
A-

Gazeteci Yazar Hasan Mesut Ekmen kaleminden;

Cezayirli Zola, Türk vatandaşı eski eşinin çocuklarıyla ilgilenmediğini ve nafaka sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı. Cezayir’de boşandığını ve mahkeme tarafından çocukları lehine hükmedilen nafakayı tahsil edemediğini belirten anne, maddi imkânsızlıklar nedeniyle Türkiye’de hukuki mücadele başlatamadığını söylüyor. İddialar arasında cevap bekleyen bir başka konu ise Türkiye ve Cezayir’deki evlilik işlemlerinin hukuki durumu.

BİR EVLİLİK BİTTİ, İKİ ÇOCUĞUN SORUMLULUĞU ORTADA KALDI!

Bazı hikâyeler vardır ki yalnızca bir ailenin yaşadığı dramı anlatmaz; aynı zamanda adaletin, ebeveynlik sorumluluğunun ve çocuk haklarının ne kadar önemli olduğunu da hatırlatır.

Cezayirli Zola’nın anlattıkları da böyle bir hikâye. Sekiz yıl süren evliliğinden iki çocuğu bulunan anne, Türk vatandaşı eski eşinin kendisini ve çocuklarını terk ettiğini, çocuklarının ihtiyaçları için herhangi bir maddi destek sağlamadığını iddia ediyor.

Cezayir’de mahkeme kararıyla boşandığını belirten Zola, çocukları lehine hükmedilen nafakayı tahsil edemediğini ifade ediyor. Çocuklarının babasının Türkiye’de yaşaması nedeniyle hukuki süreci Türkiye’de de takip etmek zorunda olduğunu söyleyen anne, maddi imkânsızlıkların önünde ciddi bir engel oluşturduğunu dile getiriyor.

“AVUKAT TUTACAK GÜCÜM YOK, İKİ ÇOCUĞUM İÇİN MÜCADELE EDİYORUM”

Zola’nın en dikkat çekici yakınmalarından biri de adalete ulaşmak için ihtiyaç duyduğu hukuki desteği alamaması.

Türk konsolosluğuna başvurarak yaşadığı mağduriyeti anlattığını ancak beklediği desteği göremediğini ileri süren anne, iki çocuğunun hem Cezayir hem Türkiye vatandaşlığı bulunduğunu belirtiyor.

Burada cevap bekleyen önemli bir soru var: Çocukların babalarının Türkiye’de yaşadığı ve nafaka konusunda Cezayir’de mahkeme kararı bulunduğu bir durumda, bu kararın Türkiye’de uygulanabilmesi için gerekli hukuki süreç neden sonuçlandırılamıyor?

İKİ ÇOCUĞUN SUÇU NE?

Bir anne düşünün… İki çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele ediyor. Diğer tarafta çocukların babasının nerede olduğunu biliyor ancak çocuklarının babalık sorumluluğundan yararlanamadığını söylüyor.

Çocuklar anne ve babalarının ayrılık kararını vermedi. Evlilikte yaşanan sorunların hiçbirinde sorumlulukları yok. Buna rağmen ortaya çıkan ekonomik ve duygusal yükün en ağır bölümünü onlar taşıyor.

Çocukların beslenmesi, eğitimi, sağlığı ve geleceği yalnızca annenin omuzlarına bırakılabilecek sorumluluklar değildir.

TÜRKİYE VE CEZAYİR’DEKİ EVLİLİK İŞLEMLERİNE İLİŞKİN SORULAR

Olayın ayrıca araştırılması gereken bir başka boyutu da evlilik işlemleri.

Zola’nın aktardığı iddialara göre Türk vatandaşı eski eşi, Türkiye’deki evlilik sürecinin ardından Cezayir’de de resmî nikâh gerçekleştirdi.

Bu iddia, evlilik tarihlerinin ve tarafların o tarihlerdeki medeni durumlarının incelenmesini gerektiriyor.

Türkiye’de başka bir evlilik hukuken devam ederken Cezayir’de gerçekleştirildiği belirtilen nikâh hangi belgelerle ve hangi hukuki şartlarda yapıldı?

Bekârlık veya evlenme ehliyet belgesi düzenlendiyse hangi kayıtlar esas alındı?

Bu soruların yanıtı, ancak resmî evrakların ve nüfus kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkarılabilir. Bu nedenle herhangi bir kişi hakkında peşinen hukuki sonuç çıkarmak yerine, ilgili makamların iddiaları araştırması gerekiyor.

ADALETE ULAŞMAK AVUKAT TUTABİLMEKLE SINIRLI OLMAMALI!

Cezayir’de alınan boşanma ve nafaka kararının Türkiye’de tanınması ve gerektiğinde tenfizi, nafaka alacağının tahsili ve uluslararası adli yardımlaşma süreçleri uzman hukukçular tarafından değerlendirilmelidir.

Özellikle maddi imkânı bulunmayan Zola’nın baroların adli yardım servislerine başvurabilmesi, gerekli hukuki yönlendirmeyi alması ve çocuklarının haklarını Türkiye’de de takip edebilmesi önem taşıyor.

İlgili adli makamların, Adalet Bakanlığının uluslararası adli iş birliği birimlerinin ve gerekli durumlarda konsolosluk makamlarının sürece ilişkin yol gösterici olması bekleniyor.

BU HİKÂYE İKİ ÇOCUĞUN GELECEĞİYLE İLGİLİ!

Burada mesele yalnızca boşanmış iki insanın arasındaki anlaşmazlık değildir. Mesele, dünyaya gelen iki çocuğun haklarının korunmasıdır.

Bir evlilik sona erebilir. İnsanlar birbirinden ayrılabilir. Ancak çocuklara karşı ebeveynlik sorumluluğu boşanmayla ortadan kalkmaz.

İlgili kurumlara çağrımız açık:

Cezayirli annenin iddiaları araştırılsın. Çocukların nafaka hakları için gerekli hukuki yol gösterilsin. Maddi imkânsızlık nedeniyle adalete ulaşamayan bu annenin adli yardım imkânlarından yararlanması sağlansın. Evlilik işlemlerine ilişkin soru işaretleri de resmî kayıtlar üzerinden açıklığa kavuşturulsun.

Çünkü iki çocuğun geleceği, yetişkinlerin yaşadığı anlaşmazlıkların arasında kaybolmamalı.

Bir annenin feryadını duymak, yalnızca onun sesine kulak vermek değildir. Aynı zamanda hakları korunması gereken iki çocuğun geleceğine sahip çıkmaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası