İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Orta Doğu’da yeni gerilimlere yol açabileceğini belirterek, Türkiye’nin bölgesel çatışmalara taraf olmak yerine barışın sağlanması için çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
İstanbul Milletvekili ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Doğan Bekin, 12 Ekim 2026 tarihinde saat 14.00’te düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu’daki gelişmeleri ve Türkiye’nin bölgeye yönelik dış politikasını değerlendirdi. Bekin, “Türkiye, Yemen’de savaşa değil barışa ön ayak olmalıdır” diyerek, bölgesel güvenlik anlaşmalarının yeni çatışmaların önünü açmaması gerektiğine dikkat çekti.
ABD’nin Büyük Orta Doğu politikaları çerçevesinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gelişen yakınlaşmanın, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla askeri ve stratejik iş birliği boyutuna taşındığını belirten Bekin, bu sürecin bölgedeki dengeler açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında yaşanan gelişmelerin, Orta Doğu’daki jeopolitik rekabeti daha kritik bir noktaya taşıdığını kaydeden Bekin, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ABD’nin desteğiyle kurulduğunu belirttiği iş birliğinin, Yemen’deki Husileri hedef alan politikalarla birleşmesinin bölgedeki kırılganlığı artırabileceğini savundu.
Bekin, söz konusu ittifakın İsrail’in çıkarlarını korumaya yönelik bir stratejinin parçası olduğu görüşünü dile getirerek, bu tür girişimlerin yalnızca mevcut sorunları derinleştirmekle kalmayıp çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına da zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Daha önce 2017’deki Riyad Zirvesi’nin ardından gündeme gelen ve 2018’de ABD yönetimi tarafından “Orta Doğu Stratejik İttifakı” adıyla duyurulan, kamuoyunda “Arap NATO’su” olarak anılan güvenlik ve askeri iş birliği girişiminin hayata geçirilemediğini hatırlatan Bekin, yeni anlaşmanın bu projenin yerine geçirilmek istendiğini ileri sürdü.
Bekin, 7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığını belirttiği Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, Müslüman ülkeler arasındaki mezhepsel ayrışmaları derinleştirme riski taşıdığını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmaya ilişkin memnuniyetini dile getirmesinin de bu açıdan dikkat çekici olduğunu söyledi.
Anlaşmanın, İran ile Yemen arasındaki stratejik yakınlaşmanın önünü kesmeye yönelik bir adım olarak değerlendirilebileceğini savunan Bekin, böyle bir yaklaşımın Orta Doğu’da yeni kutuplaşmalara ve daha büyük güvenlik sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yürürlüğe girebilmesi için Meclis onayına sunulmasının beklendiğini belirten Bekin, Türkiye’nin bu süreçte atacağı adımların büyük önem taşıdığını vurguladı.
Söz konusu anlaşmanın Türkiye’yi Orta Doğu’daki çatışmaların içine çekebileceğini savunan Bekin, 1 Mart 2003’te TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve reddedilen Irak tezkeresini hatırlattı. Bekin, Türkiye’nin yabancı ülkelere asker gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına ilişkin yetki talebini içeren o dönemki tezkereyle bugünkü gelişmeler arasında benzerlikler bulunduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin dış politikasında tarafsızlığın ve barışın esas alınması gerektiğini belirten Bekin, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Meclis tarafından bu çerçevede değerlendirilmesi ve Türkiye’yi savaşa sürükleyebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.
Bekin, açıklamasının sonunda, eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 2003 yılında Irak tezkeresi öncesinde milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerde dile getirdiği uyarıları hatırlattı.
Erbakan’ın, Irak’ta Müslümanların kanının dökülmesinin doğuracağı manevi ve siyasi sorumluluğa dikkat çektiğini belirten Bekin, o dönemde yapılan uyarıların bugün de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Bekin, Türkiye’nin bölgesel krizlerde askeri çatışmaların parçası olmak yerine diplomasiye, diyaloğa ve barışın tesisine öncelik vermesi gerektiği mesajını yineledi.