Ramazan Acar: “Özgürlükleri Elinden Alınan Kuşakları Unutmayacağız”

Ramazan Acar: “Özgürlükleri Elinden Alınan Kuşakları Unutmayacağız”
Yayınlama: 12.09.2026
A+
A-

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, 12 Eylül 1980 darbesinin 46. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbenin Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinde açtığı derin yaralara dikkat çekti. Acar, “Darbelerin mağdur ettiği insanların hikâyelerini, yarım kalan hayatları, cezaevlerinde geçen yılları, ailelerin yaşadığı acıları ve özgürlükleri elinden alınan kuşakları unutmamak zorundayız” dedi.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümü dolayısıyla Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar tarafından kapsamlı bir açıklama yapıldı.

12 Eylül: Millet İradesinin Üzerine Çekilen Karanlık Perde” başlığıyla yayımlanan açıklamada Acar, 12 Eylül darbesinin yalnızca siyasi iktidarın askeri müdahaleyle değiştirilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, darbenin Türkiye’nin toplumsal ve siyasal hayatında uzun yıllar etkisini sürdüren sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Acar, darbe döneminin mağdur ettiği insanların yaşadıklarının unutulmaması gerektiğini vurgularken, demokrasi ve hukuk düzeninin korunmasının yalnızca geçmişin acılarını hatırlamakla değil, aynı zamanda benzer müdahalelerin yeniden yaşanmasını önleyecek demokratik bilincin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını belirtti.

“Demokrasi yolculuğuna tanklarla ve postallarla müdahale edildi”

12 Eylül 1980 tarihinin Türkiye’nin demokrasi tarihinde en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu ifade eden Ramazan Acar, askeri müdahalenin seçilmiş hükümeti devirmek ve Meclis’i kapatmakla sınırlı kalmadığını söyledi.

Acar, darbenin toplumun geniş kesimleri üzerinde uzun yıllar etkisini sürdüren sonuçlar ortaya çıkardığını belirterek, özellikle gençlerin, öğrencilerin, sendikacıların, siyasetçilerin ve farklı toplumsal kesimlerin ağır baskılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Darbe döneminde yüz binlerce kişinin gözaltına alındığını, işkence ve kötü muamele iddialarının gündeme geldiğini, temel hak ve özgürlüklerin ciddi biçimde sınırlandığını belirten Acar, insanların düşünceleri, inançları ve siyasi tercihleri nedeniyle ağır bedeller ödemek zorunda kaldığını söyledi.

“Bir neslin hayatına dokunan ağır bir dönemdi”

12 Eylül’ün yalnızca siyasi kurumları değil, doğrudan insanların hayatlarını da etkilediğini vurgulayan Acar, darbe döneminin ailelerde ve toplumun hafızasında kalıcı yaralar bıraktığını ifade etti.

Acar, gençlerin eğitimlerinin yarıda kaldığını, ailelerin parçalandığını, insanların uzun yıllar cezaevlerinde kaldığını ve çok sayıda kişinin yaşanan süreçler nedeniyle hayatının geri kalanını farklı travmalarla sürdürmek zorunda kaldığını belirtti.

Acar, açıklamasında darbe dönemindeki idam uygulamalarına da dikkat çekerek, gençlerin hayatlarının darağaçlarında sonlandırılmasının Türkiye’nin demokrasi ve hukuk tarihinde ağır bir yara olduğunu ifade etti.

“Bir ülkenin gençlerini yaşatmak yerine darağaçlarına teslim ettiği yerde, demokrasiden ve hukuktan söz etmek mümkün değildir” diyen Acar, geçmişte yaşananların yeni kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.

“Darbe yalnızca 12 Eylül gecesinden ibaret değildi”

Ramazan Acar, 12 Eylül’ün etkilerinin yalnızca 12 Eylül 1980 günüyle sınırlı olmadığını belirterek, darbe sonrasında oluşan siyasal ve toplumsal düzenin uzun yıllar devam ettiğini söyledi.

Acar’a göre darbenin oluşturduğu vesayet anlayışı; hukuk, eğitim, siyaset, çalışma hayatı, sendikal örgütlenme ve toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında etkisini sürdürdü.

Özgürlüklerin sınırlandırıldığını, sendikal hakların ciddi biçimde baskı altına alındığını ve örgütlü toplum yapısının zayıflatıldığını ifade eden Acar, insanların düşüncelerini açıklama, örgütlenme ve kendi gelecekleri hakkında karar verme haklarının darbe dönemlerinde büyük ölçüde kısıtlandığını belirtti.

Acar, darbeci anlayışın yalnızca iktidarı ele geçirmekle yetinmediğini, toplumun kendi iradesine ve geleceğini belirleme gücüne olan inancını zayıflatmayı da hedeflediğini savundu.

“12 Eylül’ü anmak geçmişi tekrar etmek değildir”

12 Eylül’ün yıl dönümünde geçmişin hatırlanmasının intikam veya geçmişte yaşanan acıları yeniden üretmek anlamına gelmediğini belirten Acar, tarihsel hafızanın demokratik gelecek açısından önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Acar, geçmişte yaşanan hak ihlallerinin, işkencelerin, yasakların, cezaevi süreçlerinin ve mağduriyetlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, toplumsal hafızanın korunmasının benzer olayların tekrar yaşanmasını engelleyecek önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Acar, darbe mağdurlarının hikâyelerinin yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Darbelerin mağdur ettiği insanların hikâyelerini, yarım kalan hayatları, cezaevlerinde geçen yılları, ailelerin yaşadığı acıları ve özgürlükleri elinden alınan kuşakları unutmamak zorundayız.”

Acar’a göre geçmişte yaşananları unutmak, demokrasi ve özgürlükler konusunda toplumsal duyarlılığın zayıflamasına neden olabilir.

“Unutulan her darbe yeni bir vesayet arayışına cesaret verebilir”

Açıklamasında toplumsal hafızanın önemine özellikle vurgu yapan Acar, darbe dönemlerinin yalnızca tarih kitaplarında yer alan geçmiş olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Acar, demokratik kurumların güçlü tutulması, hukuk devletinin korunması ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olması gerektiğini ifade ederek, darbe ve vesayet anlayışının her koşulda reddedilmesi gerektiğini söyledi.

“Unutulan her darbe, yeni bir vesayet arayışına cesaret verebilir” değerlendirmesinde bulunan Acar, Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini vurguladı.

“Millet iradesi her şeyin üzerindedir”

Türkiye’nin geçmişte darbeler, muhtıralar ve farklı vesayet girişimleri nedeniyle önemli bedeller ödediğini belirten Ramazan Acar, 12 Eylül sonrasında da millet iradesini hedef alan çeşitli müdahale girişimlerinin yaşandığını söyledi.

Acar, 12 Eylül’ün yanı sıra 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz süreçlerine de değinerek, Türkiye’nin farklı dönemlerde demokrasi ve milli irade açısından ciddi sınavlardan geçtiğini ifade etti.

Özellikle 15 Temmuz 2016 gecesinde milyonlarca vatandaşın meydanlara çıkarak darbe girişimine karşı durmasının, millet iradesinin vesayet karşısındaki gücünü gösterdiğini belirten Acar, demokratik iradenin korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

“Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir”

Memur-Sen olarak demokrasi anlayışlarının yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını belirten Acar, demokratik sistemin temel unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Acar; hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler, örgütlenme hakkı, sendikal haklar, emeğin korunması ve insan onurunun güvence altına alınmasının demokrasinin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı.

Çalışanların örgütlenme ve sendikal haklarının korunmasının da demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Acar, demokratik kazanımların yalnızca siyasi alanla sınırlı olmadığını söyledi.

“Bütün darbe ve vesayet girişimlerini lanetliyoruz”

Ramazan Acar, 12 Eylül 1980 darbesinin yanı sıra millet iradesini hedef alan bütün darbe ve vesayet girişimlerini kınadıklarını belirtti.

Acar, Memur-Sen olarak mücadelelerinin yalnızca geçmişte yaşananların hatırlanmasıyla sınırlı olmadığını, gelecekte Türkiye’nin demokratik kurumlarını ve milli iradeyi tehdit edebilecek her türlü vesayet anlayışına karşı durmayı da kapsadığını ifade etti.

Açıklamada, Türkiye’nin geleceğinin hiçbir vesayet odağı, darbeci anlayış veya demokratik olmayan güç tarafından belirlenemeyeceği vurgulandı.

“Geleceğin Türkiye’sini darbelere kapatmak istiyoruz”

Acar, demokrasi mücadelesinin temel hedeflerinden birinin, Türkiye’nin bir daha darbe ve vesayet dönemleri yaşamamasını sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin geleceğinin tanklarla, silahlarla veya askeri müdahalelerle değil, halkın özgür iradesi ve demokratik kurumlar aracılığıyla şekillenmesi gerektiğini belirten Acar, demokratik düzenin korunması konusunda toplumun bütün kesimlerine sorumluluk düştüğünü ifade etti.

Acar, özellikle genç kuşakların geçmişte yaşanan darbe dönemlerini öğrenmesinin önemine dikkat çekerek, demokrasi kültürünün eğitim yoluyla güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

“Türkiye’nin geleceğini tanklar değil, milletin iradesi belirleyecek”

12 Eylül’ün 46. yıl dönümünde mesajını net ifadelerle sürdüren Ramazan Acar, darbe dönemlerinin mağdur ettiği vatandaşların unutulmaması gerektiğini söyledi.

Acar, açıklamasının sonunda demokrasi ve milli irade vurgusunu yineleyerek şunları kaydetti:

“Darbe karanlığına, vesayete ve millet iradesini yok sayan anlayışlara asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin geleceğini tanklar değil, milletin iradesi belirleyecek.”

Acar, 12 Eylül ve diğer darbe dönemlerinde mağdur edilen vatandaşları saygıyla andıklarını belirterek, Türkiye’nin bir daha darbe karanlığı yaşamaması temennisinde bulundu.

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar’ın açıklaması, 12 Eylül’ün 46. yılında darbe dönemlerinin yalnızca geçmişin bir siyasi olayı olarak değil; insan hakları, hukuk, özgürlükler, sendikal haklar ve demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiği mesajını öne çıkardı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo