Bursa’da Tekstil Esnafının İsyanı Büyüyor: “Yıllardır Anlatıyoruz, Kimse Sesimizi Duymuyor”

Bursa’da Tekstil Esnafının İsyanı Büyüyor: “Yıllardır Anlatıyoruz, Kimse Sesimizi Duymuyor”
Yayınlama: 15.08.2026
A+
A-

Bursa’da tekstil sektörünün yıllardır çözüm bekleyen sorunları yeniden gündemde. Özellikle ithal kumaşla haksız rekabet, menşe değişiklikleri, NACE kodlarındaki düzensizlikler ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiren dokuma ve tekstil esnafı, siyasilerin ve ilgili meslek kuruluşlarının sessizliğine tepki gösteriyor.

Bursa Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil’in son dönemde yaptığı açıklamalarda ithal kumaş sorununa dikkat çekmesi sektör açısından önemli bir gündem oluştururken, yıllardır bu meseleyle mücadele eden bazı esnaflar ise Çitil’in açıklamalarını yeterli bulmadıklarını belirtiyor.

Sektör temsilcilerinden gelen eleştirilerde, sorunun bugün ortaya çıkmadığı, yıllardır ilgili makamlara ve meslek kuruluşlarına defalarca aktarıldığı ifade ediliyor.

“Sorunu Yıllardır Anlatıyoruz”

Tekstil esnafının en büyük şikâyetlerinden biri, yurtdışından özellikle Çin’den gelen kumaşların farklı ülkelerde işlem görmüş veya menşei değiştirilmiş gibi gösterilerek Türkiye pazarına sunulduğu iddiası.

Bu durumun yerli üreticiyi doğrudan fiyat rekabetinin içine çektiğini belirten sektör mensupları, Türkiye’de üretim yapan esnafın işçilik, enerji, vergi, kira ve diğer maliyetlerle mücadele ederken düşük maliyetli ithal ürünler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını dile getiriyor.

Esnafın tepkisi ise yalnızca ithalata yönelik değil. Sektörde faaliyet gösteren işletmelerin NACE kodları konusunda yaşanan düzensizliklerin de uzun süredir ciddi mağduriyetlere yol açtığı savunuluyor.

İddiaya göre farklı faaliyet alanlarının aynı veya benzer kodlar üzerinden değerlendirilmesi, meslek odaları arasında yetki ve temsil tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

“Bizi Birbirimize Düşüren Sistem Değişmeli”

Sektörden yükselen en sert eleştirilerden biri de NACE kodları üzerinden yaşanan sorunlara ilişkin.

Esnaf, meslek gruplarının doğru şekilde sınıflandırılmamasının yalnızca bürokratik bir problem olmadığını; doğrudan temsil, oda üyeliği, seçimler, mesleki haklar ve esnafın sorunlarının hangi kurum tarafından savunulacağı gibi kritik başlıkları etkilediğini savunuyor.

Bu nedenle NACE kodlarındaki sorunların çözülmemesinin sektörde birlik ve beraberliği zedelediğini söyleyen esnaflar, ilgili kurumların sorumluluk almalarını istiyor.

Tepkisini sert sözlerle dile getiren bir sektör mensubu ise yıllardır ithal kumaş meselesini gündeme getirdiğini, ilgili kişilere defalarca ulaştığını ancak yeterli karşılık alamadığını ifade ederek, “Yıllardır ithal kumaşla mücadele eden biri olarak sorunumuzu defalarca iletmemize rağmen ilgilenilmedi” sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

Hedefte Siyaset ve Meslek Kuruluşları Var

Bursa esnafının yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca tekstil sektörünün problemi olmadığına dikkat çekilirken, siyasilerin sahadaki sorunlara yeterince kulak vermediği yönündeki eleştiriler de giderek yükseliyor.

Esnafın temel beklentisinin açıklama değil, somut çözüm olduğu vurgulanıyor.

Üretim yapan, istihdam sağlayan ve yıllardır Bursa ekonomisine katkı sunan küçük ve orta ölçekli işletmeler; ithalat baskısı, yüksek maliyetler ve bürokratik sorunlarla mücadele ederken kendilerini yalnız bırakılmış hissettiklerini ifade ediyor.

Esnafın beklentisi açık:

Üreticinin yanında durulması, haksız rekabetin önlenmesi, menşe uygulamalarının sıkı şekilde denetlenmesi ve meslek gruplarındaki karmaşanın giderilmesi.

Aydın Çitil’in Açıklamaları Tartışmayı Yeniden Alevlendirdi

Bursa Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarında da Çin’den gelen kumaşların Avrupa menşeli gösterilerek Türkiye’ye sokulduğu iddiası gündeme taşındı.

Çitil, bu uygulamanın yerli üreticiye ve ülke ekonomisine zarar verdiğini belirterek, tekstil sektörünün yalnızca ithalat baskısıyla değil; enerji maliyetleri, yüksek üretim giderleri ve küresel ekonomik daralmayla da mücadele ettiğini ifade etti.

Ancak sektörün bir bölümü, bu açıklamaların yıllardır yaşanan mağduriyetlerin çözümü için yeterli olmadığını düşünüyor.

Eleştirilerin merkezinde ise şu soru bulunuyor:

“Madem sorun yıllardır biliniyordu, neden bugüne kadar daha güçlü ve sonuç alıcı bir mücadele ortaya konulmadı?”

Bu soru, yalnızca Aydın Çitil’e değil, sektörün sorunlarını takip etmekle görevli tüm ilgili kurumlara yöneltiliyor.

“Bende Hakkımı Helal Etmiyorum”

Tepkinin boyutunu ortaya koyan en çarpıcı ifadelerden biri ise esnafın yaşadığı hayal kırıklığından geliyor.

Yıllardır sorunlarının çözümü için mücadele ettiğini belirten sektör mensubu, kendisini yeterince temsil etmediğini düşündüğü kişi ve kurumlara yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “Bende hakkımı helal etmiyorum” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Bu ifadeler, Bursa’da bazı esnafların yaşadığı güven kaybının geldiği noktayı gözler önüne seriyor.

Çünkü mesele artık yalnızca bir kumaşın hangi ülkeden geldiği meselesi olmaktan çıkmış durumda.

Mesele; yerli üretimin ayakta kalıp kalamayacağı, Bursa’daki işletmelerin kepenk indirip indirmeyeceği, çalışanların işlerini koruyup koruyamayacağı ve Türkiye’nin üretim gücünün gelecekte nasıl korunacağı meselesidir.

“Üreten Türkiye Güçlü Türkiye’dir” Ama Üretici Ayakta Kalmalı

Bursa, Türkiye’nin tekstil ve dokuma sektörünün en önemli merkezlerinden biri.

Ancak üreticinin artan maliyetler karşısında nefes almakta zorlandığı, ithal ürünlerle rekabet etmekte güçlük çektiği ve bazı işletmelerin faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı bir ortamda yalnızca “yerli üretim” çağrısı yapmak yeterli görülmüyor.

Esnaf, artık söz değil icraat istiyor.

Denetim istiyor.

Adil rekabet istiyor.

Doğru mesleki sınıflandırma istiyor.

Kurumların gerçek anlamda kendilerini temsil etmesini istiyor.

Ve en önemlisi, yıllardır verdikleri emeğin karşılığında yalnız bırakılmak istemiyor.

Bursa esnafının bugün sorduğu soru aslında oldukça net:

“Üreten biziz. İstihdam sağlayan biziz. Vergisini veren biziz. Peki, zor günümüzde yanımızda kim var?”

Bu soruya verilecek cevap, yalnızca tekstil sektörünün değil, Bursa’nın üretim geleceğinin de belirleyicilerinden biri olacak.

Çünkü yerli üretici kaybederse yalnızca bir esnaf kaybetmez; istihdam, üretim, vergi geliri ve ekonomik bağımsızlık da yara alır.

Bursa’nın tekstil esnafı artık alkış değil, somut çözüm bekliyor.

Ve sektörün mesajı son derece açık:

Haksız rekabete dur denilsin. Yerli üretici korunsun. Esnafın sesi gerçekten duyulsun. Çünkü üretici ayakta kalırsa Bursa ayakta kalır; Bursa üretirse Türkiye güçlenir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo