“Ne mutlu hür yaşayan, birlik içinde yürüyen büyük Türk milletine.”

“Ne mutlu hür yaşayan, birlik içinde yürüyen büyük Türk milletine.”
Yayınlama: 11.08.2026
A+
A-

“Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” Manifestosu Demokrat Parti’de Masaya Yatırıldı

ADD Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa yöneticilerinden Demokrat Parti İl Başkanlığı’na ziyaret: Görüşmede “Terörsüz Türkiye” süreci, üniter devlet, laik Cumhuriyet, milli egemenlik ve tam bağımsızlık vurgusu öne çıktı

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa yöneticileri, “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” başlığıyla hazırlanan manifesto üzerine değerlendirmelerde bulunmak amacıyla Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral ve il yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmede, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi süreç, Cumhuriyet’in temel nitelikleri, üniter devlet yapısı, milli egemenlik, tam bağımsızlık ve terörle mücadele başta olmak üzere ülke gündeminin önemli başlıkları ele alındı.

Görüşmede, hazırlanan manifestonun temel yaklaşımı ile Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmeler karşılıklı olarak paylaşılırken, özellikle “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasa tasarısının devletin yapısı, hukuk devleti ilkesi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu.

“Mesele yalnızca bir yasa tasarısı değildir”

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumun geniş kesimlerinin ortak beklentisi olduğu ifade edilirken, terörle mücadelenin hukuk devleti, milli egemenlik ve Cumhuriyet’in temel nitelikleri korunarak yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Demokrat Parti cephesinden yapılan değerlendirmede, terörün her türlüsüne karşı çıkıldığı belirtilerek, Türkiye’nin evlatlarının hayatına mal olan, vatandaşların huzur ve güvenliğini hedef alan hiçbir terör yapılanmasına taviz verilmemesi gerektiği ifade edildi.

Ancak terörsüz bir Türkiye hedefine ulaşmanın, hukuk devletinden, demokratik meşruiyetten ve Cumhuriyet’in temel değerlerinden ödün verilerek mümkün olmayacağı kaydedildi.

Demokrat Parti’nin yaklaşımının “ne inkâr siyaseti ne de taviz siyaseti” olduğu belirtilirken, çözümün hukuk, adalet, hürriyet, milli egemenlik ve ortak vatandaşlık anlayışı temelinde aranması gerektiği vurgulandı.

“Süreç TBMM’nin açık denetiminde yürütülmeli”

Görüşmede, olası bir çerçeve yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, şeffaf ve demokratik bir tartışma sürecinden geçmesinin önemine dikkat çekildi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın daha önce ortaya koyduğu yaklaşım doğrultusunda, Türkiye’nin günü kurtaran siyasi pazarlıklara değil, kalıcı ve hukuki temellere dayanan çözümlere ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Bir çerçeve yasa hazırlanacaksa bunun millet adına TBMM’de tartışılması, anayasal sınırlar içerisinde kalması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısını tartışmaya açabilecek herhangi bir düzenlemeye kapı aralamaması gerektiği belirtildi.

Toplantıda, devletin meşruiyetinin ve kurumlara duyulan güvenin güçlendirilmesinin, terörle mücadelede kalıcı başarı açısından kritik önem taşıdığı görüşü de öne çıktı.

“Hukuk ve güvenlik birbirinin alternatifi değildir”

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Milletvekili Haydar Altıntaş’ın değerlendirmelerine de atıfta bulunulan görüşmede, Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı biçimde kurtulmasının güçlü devlet kurumları, bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü ve milli egemenlik ilkelerine bağlılıkla mümkün olabileceği ifade edildi.

Devletin vatandaşına karşı adil olması gerektiği kadar, terör örgütleri karşısında da kararlı ve tavizsiz olması gerektiği vurgulandı.

“Hukuk ile güvenlik birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel unsurdur” anlayışının öne çıktığı toplantıda, demokratik hukuk düzeninin güçlendirilmesinin terörle mücadeleyi zayıflatmayacağı, aksine devletin meşruiyetini ve toplumsal desteğini güçlendireceği görüşü dile getirildi.

“Türkiye’nin geleceği etnik ayrışma üzerinden kurulamaz”

Görüşmenin önemli başlıklarından biri de Türkiye’nin toplumsal bütünlüğü oldu.

Demokrat Parti tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin geleceğinin etnik veya mezhepsel ayrışmalar üzerinden değil; ortak vatandaşlık, ortak tarih ve ortak kader bilinci üzerinden inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.

Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin milli birlik ve beraberliğin temel dayanaklarından biri olduğu belirtilirken, devletin bütün vatandaşlarını eşit yurttaşlık anlayışı içerisinde kucaklamasının önemine dikkat çekildi.

Atılacak her adımın Türkiye’nin tamamının vicdanında karşılık bulması gerektiği vurgulanırken, özellikle şehit aileleri, gaziler ve terörden doğrudan veya dolaylı biçimde zarar görmüş vatandaşların hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiği ifade edildi.

“Terörle mücadele siyasi hesapların konusu yapılamaz”

Toplantıda terörle mücadelenin günlük siyasi hesapların dışında tutulması gerektiği de vurgulandı.

Türkiye’nin ihtiyacının siyasi kutuplaşmayı derinleştirecek tartışmalar değil; hukuk devletini, demokrasiyi, milli egemenliği ve toplumsal dayanışmayı güçlendirecek bir devlet aklı olduğu belirtildi.

Demokrat Parti’nin bu çerçevedeki yaklaşımının; Cumhuriyet’in temel niteliklerini koruyan, üniter devlet yapısını esas alan, vatandaşların hukuk önünde eşitliğini savunan ve Türkiye’nin tam bağımsızlığını önceleyen bir anlayış olduğu ifade edildi.

Bu yaklaşımın “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” başlığıyla hazırlanan manifestonun temel vurgularıyla da örtüştüğü değerlendirildi.

“NE MUTLU HÜR YAŞAYAN, BİRLİK İÇİNDE YÜRÜYEN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE!”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral’dan “Terörsüz Türkiye” sürecine sert çıkış: “Millet iradesinin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir örgüt, hiçbir siyasi pazarlık olamaz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa yöneticilerinin gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Türkiye’nin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” süreci ve çerçeve yasa tasarısına ilişkin son derece net mesajlar verdi.

“Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” başlığıyla hazırlanan manifesto üzerine gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, üniter devlet yapısı, milli egemenlik, laik Cumhuriyet, tam bağımsızlık ve terörle mücadele başlıkları kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Toplantının en dikkat çekici mesajlarından birini ise Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral verdi.

Goral’ın,

“Ne mutlu hür yaşayan, birlik içinde yürüyen büyük Türk milletine.”

sözleri, toplantının ana fikrini özetleyen güçlü bir siyasi mesaj olarak öne çıktı.

GORAL: “TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ PAZARLIK MASALARINDA BELİRLENEMEZ”

Ali Kamil Goral, Türkiye’nin geleceğinin kapalı kapılar ardında yapılacak siyasi hesaplarla veya günlük siyasi çıkarlarla şekillendirilemeyeceğini vurguladı.

Goral’ın yaklaşımında temel ölçünün açık olduğu ifade edildi: Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, doğrudan doğruya Türk milletinin iradesiyle belirlenmelidir.

Goral, terörsüz bir Türkiye hedefinin herkes tarafından desteklenmesi gereken ortak bir hedef olduğunu ancak bu hedefin gerçekleşmesi adına Cumhuriyet’in temel değerlerinin tartışmaya açılmasına, milli egemenlik ilkesinin zedelenmesine veya devletin üniter yapısını tartışmalı hale getirecek adımlar atılmasına karşı olduklarını ortaya koydu.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Goral’ın mesajları sertti:

Terörle mücadelede kararlılık başka şeydir, devletin temel sütunlarını tartışmaya açmak başka şeydir.

Demokratik çözüm başka şeydir, millet iradesini devre dışı bırakacak siyasi pazarlıklar başka şeydir.

Hukuk devleti başka şeydir, hukuku siyasi hesaplara göre eğip bükmek başka şeydir.

Goral’ın çizdiği çerçevede, Türkiye’nin önceliğinin terörün sona erdirilmesi kadar, bu sürecin hangi hukuk ve devlet anlayışı içerisinde yürütüleceği olduğu vurgulandı.

“MİLLETİN İRADESİNİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜÇ OLAMAZ”

Ali Kamil Goral’ın değerlendirmelerinin merkezinde milli egemenlik ilkesi yer aldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin temelinde millet egemenliğinin bulunduğuna dikkat çekilirken, hiçbir terör örgütünün, hiçbir siyasi yapılanmanın ve hiçbir vesayet anlayışının millet iradesinin üzerinde konumlandırılamayacağı mesajı verildi.

Goral’ın yaklaşımı şu sözlerle özetlendi:

“Millet iradesinin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir örgüt, hiçbir pazarlık olamaz.”

Bu sözlerle Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nın “Terörsüz Türkiye” sürecine bakışındaki temel kırmızı çizgiler de ortaya konuldu.

Türkiye’nin terörden arındırılmasının, Cumhuriyet’in kuruluş esaslarından uzaklaşma pahasına gerçekleştirilemeyeceği belirtilirken, terörle mücadelede devletin gücünün hukukla ve demokratik meşruiyetle desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

“ÜNİTER DEVLET YAPISI TARTIŞMAYA AÇILAMAZ”

Görüşmede “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” manifestosunun özellikle üniter devlet vurgusu üzerinde duruldu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının, yalnızca idari bir tercih olmadığı; aynı zamanda ülkenin siyasi bütünlüğünün ve milli birlik anlayışının temel unsurlarından biri olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Ali Kamil Goral’ın mesajında bu konuda tavizsiz bir yaklaşım öne çıktı.

Türkiye Cumhuriyeti tek millettir, tek devlettir, tek egemenlik anlayışına dayanır.

Bu anlayışın demokratik vatandaşlık hukukuyla çelişmediği, aksine bütün vatandaşların eşit yurttaşlık temelinde aynı devlet çatısı altında güvence altına alınmasının Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün en güçlü dayanaklarından biri olduğu ifade edildi.

Goral, Türkiye’nin geleceğinin ayrıştırıcı kimlik siyaseti üzerinden değil, ortak vatandaşlık ve ortak gelecek anlayışı üzerinden kurulması gerektiğine dikkat çekti.

“LAİK CUMHURİYET TARTIŞMANIN KONUSU OLAMAZ”

Toplantının bir diğer önemli başlığı ise laik Cumhuriyet oldu.

Görüşmede, laiklik ilkesinin Cumhuriyet’in temel niteliklerinden biri olduğu ve devletin bütün vatandaşlara eşit mesafede durmasının demokratik hukuk devletinin gereği olduğu vurgulandı.

Ali Kamil Goral açısından mesele yalnızca bir siyasi tercih değil, Cumhuriyet’in geleceği meselesiydi.

Türkiye’de hiç kimsenin inancı, mezhebi, düşüncesi veya siyasi görüşü nedeniyle dışlanmaması gerektiği belirtilirken, devlet yönetiminin hukukun üstünlüğü ve laiklik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.

Verilen mesaj açıktı:

Cumhuriyet’in temel nitelikleri günlük siyasi hesapların konusu yapılamaz.

“TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” VURGUSU

Manifestonun üçüncü temel ayağı olan tam bağımsızlık da görüşmenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Türkiye’nin kendi kararlarını kendi milli iradesiyle alabilen, dış baskılara boyun eğmeyen ve geleceğini kendi vatandaşlarının iradesi doğrultusunda belirleyen güçlü bir devlet olması gerektiği ifade edildi.

Ali Kamil Goral’ın yaklaşımında bağımsızlık yalnızca dış politika başlığıyla sınırlı görülmedi.

Siyasi bağımsızlığın yanında ekonomik bağımsızlık, hukuki bağımsızlık, kurumsal bağımsızlık ve milli iradenin güçlendirilmesinin de Türkiye’nin gerçek anlamda güçlü bir devlet olabilmesi açısından önem taşıdığı vurgulandı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİNE EVET, TAVİZE HAYIR

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, terörün sona erdirilmesi konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını ortaya koydu.

Türkiye’nin yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğine dikkat çekilirken, şehit ailelerinin, gazilerin ve terörden zarar gören vatandaşların hassasiyetlerinin her türlü siyasi hesabın üzerinde tutulması gerektiği ifade edildi.

Ancak Goral’ın mesajı burada da net oldu:

Terörsüz Türkiye hedefi desteklenir; fakat Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden taviz verilerek kurulacak bir model kabul edilemez.

Terörle mücadelede devletin hem güvenlik hem de hukuk kapasitesinin güçlü olması gerektiği belirtilirken, hukukun üstünlüğünün güvenlik politikalarının alternatifi değil, güvencesi olduğu vurgulandı.

“ÇÖZÜMÜN ADRESİ TBMM’DİR”

Görüşmede, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin olası yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açık ve demokratik denetimi altında ele alınması gerektiği de ifade edildi.

Demokrat Parti açısından böylesine tarihi bir konunun kapalı kapılar ardında şekillendirilmesinin doğru olmayacağı belirtildi.

Türkiye’nin kaderini ilgilendiren her düzenlemenin milletin temsilcilerinin bulunduğu TBMM’de açıkça tartışılması gerektiği vurgulandı.

Goral’ın yaklaşımına göre, milletin geleceğini ilgilendiren bir konuda milletin iradesinden kaçış olamaz.

Meclis varsa millet vardır. Millet varsa milli egemenlik vardır. Milli egemenlik varsa hiçbir siyasi pazarlık millet iradesinin yerine geçirilemez.

ŞEHİTLERİN EMANETİNE VURGU

Ali Kamil Goral’ın açıklamalarında şehitler ve gaziler de önemli bir yer tuttu.

Türkiye’nin terörle mücadelede verdiği ağır kayıpların unutulmaması gerektiği ifade edilirken, bugün alınacak kararların dün hayatını kaybedenlerin ve onların ailelerinin vicdanını da gözetmesi gerektiği belirtildi.

Şehitlerin emanetinin yalnızca bir hatıra olmadığı, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve güvenliği için verilen mücadelenin sembolü olduğu vurgulandı.

Bu nedenle terörle mücadelede atılacak her adımın devletin güvenliği, milletin birliği ve vatandaşların ortak geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

GÖRAL’DAN SERT VE NET ÇİZGİ

Toplantıda ortaya konulan yaklaşım, Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral’ın siyasi çizgisindeki temel öncelikleri de bir kez daha ortaya koydu.

Goral’ın mesajı üç temel kavram etrafında şekillendi:

Milli egemenlik.

Üniter devlet.

Tam bağımsız Türkiye.

Bu üç başlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Demokrat Parti Bursa İl Başkanı, Türkiye’nin geleceğinin ancak bu temel değerlerin korunmasıyla güvence altına alınabileceğini savundu.

Goral, siyasi mücadelelerinin merkezine de “hür vatandaş” anlayışını yerleştirdi.

Devletin vatandaşına güven veren, vatandaşın da devletine sahip çıktığı bir Türkiye hedefinin altını çizen Göral, özgürlük ile milli birlik arasında bir tercih yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.

“BİRLİK İÇİNDE YÜRÜYEN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ”

Gerçekleştirilen ziyaretin sonunda Ali Kamil Goral’ın söylediği,

“Ne mutlu hür yaşayan, birlik içinde yürüyen büyük Türk milletine.”

sözleri toplantının en güçlü mesajı olarak kayıtlara geçti.

Goral’ın bu sözleri, Türkiye’nin geleceğine ilişkin siyasi yaklaşımının da özeti niteliğindeydi.

Hürriyet olmadan demokrasi, milli egemenlik olmadan Cumhuriyet, birlik olmadan güçlü devlet ve bağımsızlık olmadan gerçek anlamda gelecek kurulamayacağı vurgulandı.

Goral, Türkiye’nin önünde zorlu bir dönem bulunduğunu ancak Türk milletinin ortak akıl, milli irade ve Cumhuriyet’in temel değerleri etrafında birleşmesi halinde bütün sorunların aşılabileceğine dikkat çekti.

Toplantıda ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa yöneticileri tarafından hazırlanan “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” manifestosunun ortaya koyduğu temel yaklaşımın önemine dikkat çekildi.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı ile ADD heyeti arasındaki görüş alışverişinin, Türkiye’nin geleceğine ilişkin ortak hassasiyetlerin ve farklı siyasi-sivil toplum aktörleri arasındaki demokratik diyaloğun güçlendirilmesi açısından önem taşıdığı belirtildi.

Toplantı, Cumhuriyet’in temel niteliklerine, milli egemenliğe, üniter devlet yapısına, tam bağımsızlığa ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne yönelik güçlü vurgu ile sona erdi.

Ali Kamil Goral’ın son mesajı ise toplantının adeta manşeti oldu:

“NE MUTLU HÜR YAŞAYAN, BİRLİK İÇİNDE YÜRÜYEN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE!”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo