Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), 7538 Sayılı Kanun sonrasında engelli bireylerin emeklilik süreçlerinde yaşandığı belirtilen hak kayıplarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. Haziran 2026 tarihli “7538 Sayılı Kanun Sonrası Engelli Emekliliğinde Ortaya Çıkan Hak Kayıplarına İlişkin İstatistiksel Değerlendirme ve Katılımcı Beyanları Raporu” başlıklı çalışmada, yasa değişikliğinin uygulamadaki etkileri anket verileri ve bireysel başvurular üzerinden ele alındı.
EMED Başkanı Nazlı Tetik öncülüğünde hazırlanan raporda, engelli bireylerin emeklilik hakkına erişim sürecinde karşılaştıkları sorunların istatistiksel verilerle ortaya konulması, ortak mağduriyet alanlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşılması amaçlandı.
Dernek tarafından hazırlanan çalışma kapsamında, 7538 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından engelli emekliliği başvurusu reddedilen, emeklilik hakkına erişemediğini ifade eden veya mevcut emeklilik durumunun olumsuz etkilendiğini belirten bireylerin görüşleri değerlendirildi.
Raporda yer alan verilerin katılımcıların kendi beyanlarına dayandığı belirtilirken, çalışmanın hukuki bir değerlendirme yapmak amacı taşımadığı, düzenlemenin uygulamadaki etkilerini ve bireylerin yaşadığı fiilî sonuçları ortaya koymayı hedeflediği ifade edildi.
EMED’in gerçekleştirdiği araştırmaya toplam 200 kişi katıldı. Katılımcıların;
Yaş dağılımına bakıldığında ise katılımcıların büyük bölümünün emeklilik dönemine yaklaşmış kişilerden oluştuğu görüldü. Araştırmaya katılanların yüzde 79,5’inin 40 yaş ve üzerinde olduğu kaydedildi.
Katılımcıların büyük bölümünün geçmiş yıllarda engelli statüsünde kabul edildiğini gösteren verilere de raporda yer verildi.
Buna göre;
EMED, bu verilerin araştırmaya katılan kişilerin uzun yıllardır resmi kurumlar tarafından engelli birey olarak tanımlanan kişiler olduğunu gösterdiğini belirtti.
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de katılımcıların yasa değişikliği öncesindeki emeklilik durumları oldu.
Araştırmaya göre;
Bu sonuçlara göre katılımcıların yüzde 72,2’sinin, düzenlemenin yürürlüğe girdiği dönemde emeklilik hakkını kazanmış veya bu hakka çok kısa süre kalmış kişilerden oluştuğu belirtildi.
EMED raporunda, bu durumun özellikle “hukuki güvenlik” ve “haklı beklenti” açısından önem taşıdığı değerlendirmesine yer verildi.
Raporda, 7538 Sayılı Kanun sonrasında yapılan emeklilik değerlendirmelerinde yüksek oranda ret kararlarıyla karşılaşıldığı ifade edildi.
Çalışmada yer alan verilere göre;
EMED, sonuçlandırılmış dosyalarda ret oranlarının yüzde 97’nin üzerine çıktığını savundu.
Dernek, bu verilerin yeni uygulamanın ardından engelli emekliliği başvurularında önemli değişiklikler meydana geldiğini gösterdiğini ifade etti.
Raporda, yaşanan sürecin yalnızca emeklilik hakkına erişimle sınırlı kalmadığı, bireylerin ekonomik ve sosyal yaşamlarında da ciddi etkiler oluşturduğu belirtildi.
Katılımcıların;
Mağduriyet türleri incelendiğinde ise;
Raporda, katılımcıların yaşadıkları süreçlere ilişkin bireysel ifadelerine de yer verildi.
Bazı katılımcılar, emeklilik hakkını kazanmayı beklerken mevzuat değişikliği nedeniyle mağdur olduklarını belirtirken, bazıları ise yıllarca sahip oldukları sağlık raporları ve engelli statülerine rağmen yeni değerlendirme sistemi nedeniyle emeklilik başvurularının reddedildiğini ifade etti.
Raporda yer alan bazı ortak ifadelerde;
yönündeki görüşler öne çıktı.
Raporda, ağır sağlık sorunları bulunan ve iş kazaları nedeniyle engelli duruma gelen bireylerin de yaşadığı sorunlara dikkat çekildi.
Felç, kalp hastalıkları, kanser tedavileri, hareket kısıtlılıkları, görme ve işitme kayıpları gibi farklı sağlık sorunları bulunan kişilerin, yeni değerlendirme kriterleri nedeniyle emeklilik hakkına ulaşamadıklarını ifade ettikleri belirtildi.
Bazı katılımcılar, geçmişte eğitim, çalışma hayatı ve sosyal haklar bakımından engelli olarak değerlendirildiklerini ancak emeklilik aşamasında farklı kriterlerle karşılaştıklarını dile getirdi.
EMED, hazırladığı raporun sonunda engelli bireylerin yaşadığı sorunların yalnızca bireysel başvurular olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, anket sonuçlarının benzer nitelikte çok sayıda başvurunun bulunduğunu ve uygulamada ortak bir mağduriyet alanı oluştuğunu gösterdiği ifade edildi.
EMED, engelli bireylerin çalışma hayatı boyunca sahip oldukları hakların korunması, emeklilik süreçlerinde adil ve öngörülebilir bir sistem oluşturulması ve yaşanan sorunların çözümü için ilgili kurumların gerekli adımları atmasını talep etti.
Raporda, “Adil, eşit ve ulaşılabilir haklar” ilkesi doğrultusunda engelli bireylerin sosyal güvenlik haklarının güvence altına alınmasının önemine dikkat çekildi.