BURSA – Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) ve bağlı meslek odaları, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Cumhuriyet tarihi üzerine gerçekleştirilen bir tartışma sırasında Mevhibe İnönü’ye yönelik kullanılan ifadelerle ilgili yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, siyasi eleştiri sınırlarının aşılmaması gerektiği vurgulanırken, tarihsel kişilikler ve aile bireyleri üzerinden yürütülen tartışmaların demokratik siyaset kültürüne zarar verdiği ifade edildi.
BAOB tarafından yapılan açıklamada, kadınların kimliklerinin ve yaşamlarının herhangi bir siyasi tartışmanın aracı haline getirilemeyeceği belirtilerek, kadınları yalnızca bir erkeğin eşi veya yakını üzerinden değerlendiren anlayışın eleştirildi.
BAOB açıklamasında, kadınların toplumdaki yerinin bireysel kimlikleri, emekleri ve yaşam mücadeleleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların adı, kimliği ve yaşamı; hiçbir tartışmanın, hiçbir söylemin ve hiçbir siyasi hesaplaşmanın malzemesi değildir. Bir kadını yalnızca bir erkeğin eşi, yakını ya da uzantısı olarak tanımlamak; onun kimliğini, kişiliğini ve birey olma niteliğini yok saymaktır.”
Kadını kendi varlığıyla değil, bir erkek üzerinden anlamlandıran yaklaşımın toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edilen açıklamada, bu tür söylemlerin geride bırakılması gereken bir anlayışı temsil ettiği belirtildi.
BAOB açıklamasında, her kadının kendi düşüncesi, emeği, yaşam hikâyesi ve toplumsal katkılarıyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada:
“Hiçbir kadın, bir başkasına yöneltilmek istenen eleştirinin aracı haline getirilemez; hiçbir kadın aşağılayıcı ya da küçültücü söylemlerin öznesi yapılamaz.”
ifadeleri kullanıldı.
Kadınların bireysel varlığını görmezden gelen her söylemin yalnızca hedef aldığı kişiyi değil, toplumdaki tüm kadınların eşitlik mücadelesini etkilediği belirtildi.
Açıklamada, kamu görevinde bulunan kişilerin kullandığı dilin toplumsal etkisine dikkat çekildi.
Seçilmiş kişilerin açıklamalarının yalnızca kişisel görüş olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilirken, kamusal görev taşıyan herkesin kullandığı dilde daha yüksek sorumluluk göstermesi gerektiği belirtildi.
BAOB açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:
“Kamusal görev üstlenen kişilerin kullandıkları dil, toplumsal kültürü dönüştürme gücüne sahiptir. Bu nedenle her söz, yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluktur.”
BAOB ve bağlı odalar, siyasi görüş farklılıklarının demokratik toplumların doğal unsuru olduğunu ancak bu farklılıkların hakaret veya küçümseyici ifadelerle dile getirilemeyeceğini belirtti.
Açıklamada;
vurgulandı.
Açıklamada, Cumhuriyet tarihinin önemli isimleri ve yakınları hakkında değerlendirme yapılırken tarihsel gerçeklere ve toplumsal saygıya uygun bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi.
BAOB, Cumhuriyet’in ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye yönelik hakaret içerikli ifadelerin de demokratik siyaset anlayışı ve ortak tarih bilincine zarar verdiğini belirtti.
Tarihsel kişiliklerin eleştirilebileceği ancak bunun hakaret ve kişisel saldırı boyutuna taşınmaması gerektiği kaydedildi.
Bursa Akademik Odalar Birliği ve bağlı meslek odaları açıklamalarında, kadını değersizleştiren, kadınları erkekler üzerinden tanımlayan ve siyasi tartışmalarda nesneleştiren tüm yaklaşımlara karşı olduklarını duyurdu.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Demokratik toplumlarda fikirler tartışılır; insanlar aşağılanmaz. Kadınların birey olarak varlığının koşulsuz biçimde kabul edildiği, toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsendiği ve kamusal dilin toplumu ayrıştırmak yerine ortak değerler etrafında buluşturduğu bir siyaset kültürünün güçlenmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Açıklama şu kurumların imzasıyla yayımlandı: