CHP neferi Erdoğan Kaçar, yaptığı kapsamlı açıklamada CHP il yönetiminin mali yönetimine ve çalışanlara yönelik uygulamalarına ilişkin çeşitli eleştirilerde bulundu. Kaçar, parti yönetiminin kamuoyunda savunduğu emek, adalet ve halkçılık ilkeleriyle uygulamalar arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu ileri sürerken; çalışanların sosyal güvenlik haklarından mali disipline, parti bütçesinden örgüt kaynaklarının kullanımına kadar birçok konuda dikkat çekici iddialar dile getirdi. Açıklamada SGK primlerinin ödenmediği, çalışan maaşlarının geciktiği, vergi borçlarının oluştuğu ve parti bütçesinin önemli ölçüde borçlandırıldığı yönündeki iddialar yer alırken, parti yönetiminin lüks makam aracı kullandığı da öne sürüldü.
Erdoğan Kaçar’ın açıklamasında, CHP’nin kamuoyunda sıkça dile getirdiği “hak, hukuk, adalet”, “emek”, “eşitlik” ve “halkçılık” söylemlerinin parti içindeki mali uygulamalarla bağdaşmadığı iddia edildi. Kaçar, emekçilerin haklarını savunduğunu söyleyen bir siyasi anlayışın kendi çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını eksiksiz koruması gerektiğini belirterek, aksi yöndeki uygulamaların parti ilkeleriyle çeliştiğini savundu.
Kaçar’ın açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri çalışanların sosyal güvenlik primlerine ilişkin oldu. Açıklamada, 2025 yılı Şubat ayından itibaren personelin SGK primlerinin düzenli yatırılmadığı ve bunun sonucunda parti hakkında icra süreci başlatıldığı iddia edildi. Kaçar, sosyal güvenlik primlerinin çalışanların geleceğini ilgilendiren temel haklardan biri olduğunu belirterek, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin emekçilerin haklarını olumsuz etkileyebileceğini savundu.
Açıklamada ayrıca parti çalışanlarının maaşlarının geciktiği, bazı temel giderlerin karşılanmasında da sorun yaşandığı ileri sürüldü. Kaçar, çalışanların ekonomik belirsizlik içinde bırakıldığını iddia ederek, emek odaklı siyaset anlayışıyla bu durumun bağdaşmadığını ifade etti.
Kaçar, açıklamasında parti yönetiminin vergi ve diğer mali yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini de öne sürdü. Mali disiplinin siyasi kurumlar açısından önemine dikkat çeken Kaçar, parti kaynaklarının daha şeffaf ve hesap verebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada, parti yöneticilerinin kullandığı araçlar ve idari harcamalar da eleştirildi. Kaçar, örgütün hizmet araçlarının ve çalışanların ihtiyaçlarının önceliklendirilmesi gerektiğini savunurken, kamuoyuna yansıyan bazı harcamaların parti tabanında rahatsızlık oluşturduğunu ileri sürdü.
Erdoğan Kaçar, açıklamasının sonunda siyasal tartışmanın kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirterek, emekçilerin, gençlerin ve dar gelirli vatandaşların haklarının korunmasının gerçek halkçılığın temel unsuru olduğunu ifade etti. Parti yönetimlerinin mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve çalışan hakları konusunda örnek olması gerektiğini savunan Kaçar, kamuoyunun tüm bu iddiaların açıklığa kavuşturulmasını beklediğini dile getirdi.