Haber Kaynağı: Sadakat Haber Medya – Vatan Medya
Bursa Vatan Medya Gurubu Köşe Yazarı Gazeteci Hasan Mesut Ekmen
Gazetecilik, yalnızca bir meslek değildir. O; vicdanın sesi, hakikatin peşindeki kararlı yürüyüş, kamu adına denetim görevi üstlenen güçlü bir toplumsal sorumluluktur. Gerçek gazeteci, kalemini hiçbir çıkar grubuna teslim etmeyen; doğruları yazmaktan vazgeçmeyen, baskılara boyun eğmeyen ve halkın haber alma hakkını her türlü menfaatin üzerinde tutan kişidir.
Ne var ki günümüzde gazetecilik yapmak ile gazeteci unvanını taşımak arasındaki mesafe her geçen gün daha da açılmaktadır. Bir tarafta gecesini gündüzüne katarak sahada çalışan, yağmurda, çamurda, dondurucu soğukta ya da kavurucu sıcakta haber peşinde koşan; tek amacı kamuoyunu doğru ve tarafsız bilgilendirmek olan emekçiler vardır. Diğer tarafta ise sahaya çıkmadan, araştırma yapmadan, haber üretmeden yalnızca kartvizitine “gazeteci” yazdırarak bu saygın mesleğin itibarından yararlanmaya çalışanlar bulunmaktadır.
Gazetecilik, makamla ya da unvanla değil; emekle, bilgiyle ve liyakatle yapılır. Liyakat hiçbir zaman dağıtılan bir ayrıcalık değil, yıllar süren alın terinin, mesleki disiplinin ve fedakârlığın sonucudur. Bir haberin kamuoyuna ulaşmasının arkasında saatler süren araştırmalar, sayısız telefon görüşmesi, yüzlerce kilometrelik yolculuklar, resmi belgelerin incelenmesi ve çoğu zaman aileden çalınan saatler vardır. Okurun birkaç dakikada okuduğu bir haber, kimi zaman gazetecinin günlerini hatta haftalarını alır.
Özellikle yerel basın, bir şehrin hafızasıdır. Mahallesini, köyünü, sokağını, ilçesini en iyi yerel gazeteci bilir. Çünkü o, yalnızca haber yapan değil; yaşadığı kentin nabzını tutan, vatandaşın sesini yöneticilere ulaştıran, çözüm bekleyen sorunları görünür kılan kişidir. Yerel gazetecilik, demokrasinin en güçlü dayanaklarından biridir.
Ancak ne yazık ki yerel basın uzun yıllardır hak ettiği ekonomik desteği görememektedir. Azalan reklam gelirleri, artan baskı ve yayın maliyetleri, dijital dönüşümün getirdiği ağır rekabet koşulları ve yetersiz kamu destekleri nedeniyle birçok yerel medya kuruluşu ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Buna rağmen meslek ilkelerinden taviz vermeyen, haberini hiçbir çıkar karşılığında değiştirmeyen, doğruları yazmaktan vazgeçmeyen gazeteciler, meslek onurunu her şeyin üzerinde tutmaya devam etmektedir.
Ne yazık ki seçim dönemlerinde yerel basının değeri bir anda hatırlanmaktadır. Siyasetçiler gazetecilerin kapısını çalmakta, destek istemekte, haberlerinin yayımlanmasını talep etmekte ve kamuoyuna ulaşabilmek için yerel medyanın gücünden yararlanmaktadır. Ancak seçimler sona erdiğinde aynı gazeteciler çoğu zaman unutulmakta, verilen sözler rafa kaldırılmakta ve yerel basının yaşadığı sorunlar yeniden görmezden gelinmektedir.
Oysa gazetecilik seçimden seçime hatırlanacak bir meslek değildir. Gazetecilik; yılın 365 günü, günün 24 saati halk adına tutulan bir demokrasi nöbetidir. Afetlerde, krizlerde, yangınlarda, kazalarda, toplumsal olaylarda ilk sahaya gidenlerden biri yine gazetecidir. Çünkü kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması, sağlıklı bir toplumun temel şartlarından biridir.
Gerçek gazeteci, makamların değil halkın yanında durandır. Güç odaklarına göre değil, gerçeklere göre haber yapandır. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilme cesaretini gösterebilendir. Gazetecinin en büyük sermayesi ne kamerası ne bilgisayarı ne de basın kartıdır. Onun en büyük sermayesi toplumun kendisine duyduğu güvendir. Güvenini kaybeden bir gazeteci, en gelişmiş teknolojiye sahip olsa bile mesleğinin ruhunu kaybetmiş demektir.
Bugün artık isimlerin değil emeğin konuşulması gerekiyor. Unvanların değil liyakatin değer gördüğü bir medya düzenine ihtiyaç duyuluyor. Gazetecilik; gösterişle, sosyal medya paylaşımlarıyla ya da kartvizitlerle değil, sahada dökülen alın teriyle yapılır. Gerçek gazeteciler; ayakkabısı sokaklarda eskiyen, masasının başında sabahlayan, tek bir bilgiyi doğrulatmadan yayımlamayan, toplum vicdanına karşı sorumluluk hisseden insanlardır.
Yerel basına sahip çıkmak, yalnızca gazetecilere destek vermek değildir. Aynı zamanda halkın doğru haber alma hakkını, demokratik denetimi, şeffaf yönetim anlayışını ve ifade özgürlüğünü korumaktır. Güçlü bir yerel basın; güçlü bir demokrasi, bilinçli bir toplum ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının vazgeçilmez unsurudur.
Bu vesileyle kalemini hiçbir zaman satmayan, meslek ilkelerinden taviz vermeyen, doğruluktan ayrılmayan, liyakati ilke edinen, gece gündüz demeden kamuoyunu doğru bilgilendirmek için büyük fedakârlıklarla çalışan tüm gazetecileri saygı ve minnetle selamlıyorum.
Çünkü haberler zamanla arşivlere kaldırılabilir, manşetler değişebilir, gündemler unutulabilir. Ancak o haberleri yazarken dökülen alın teri, gösterilen cesaret, sergilenen onurlu duruş ve halk adına verilen hakikat mücadelesi hiçbir zaman unutulmaz.
Gazetecilik; hakikatin peşinde yürümektir. Hakikatin yolu ise ancak liyakat, emek, cesaret ve vicdanla aydınlanır.