Hak Hukuk Adalet Derneği Diyarbakır İl Başkanı Kadir Üzen, yaptığı kapsamlı yazılı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tarihi misyonuna, demokrasi mücadelesine, hukuk devleti ilkesine ve toplumsal adalet anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üzen, CHP’nin kişilere göre şekillenen bir siyasi yapı olmadığını, köklerini Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinden alan ve halkın ortak iradesini temsil eden güçlü bir demokrasi hareketi olduğunu ifade etti.
Açıklamasında Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal sürece dikkat çeken Üzen, demokratik değerlerin korunmasının yalnızca siyasi partilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. CHP’nin geçmişten bugüne özgürlük, eşitlik, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda mücadele ettiğini vurgulayan Üzen, bu değerlerin kişisel hesapların ya da geçici siyasi dengelerin üzerinde olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulduğunu hatırlatan Kadir Üzen, partinin yalnızca bir siyasi organizasyon değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel değerlerini yaşatan köklü bir kurum olduğunu dile getirdi.
Üzen açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Cumhuriyet Halk Partisi; kişilerin, makamların ya da geçici güç odaklarının partisi değildir. CHP, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halkımıza emanet ettiği büyük bir demokrasi hareketidir. Bu parti; hakkın, hukukun, adaletin, emeğin, özgürlüğün, laik Cumhuriyet’in ve demokratik yaşamın en önemli güvencelerinden biridir. Cumhuriyet’in temel ilkeleri doğrultusunda ülkemize hizmet etmeye devam edecektir.”
Türkiye’nin yalnızca ekonomik ya da siyasi sorunlarla karşı karşıya olmadığını belirten Üzen, toplumun aynı zamanda önemli bir ahlaki ve vicdani sınav verdiğini ifade etti.
Son yıllarda toplumsal değerlerde ciddi bir aşınma yaşandığını savunan Üzen, yanlışların olağanlaştırıldığı, doğruları dile getiren insanların baskı altında kaldığı ve adalet duygusunun zedelendiği bir dönemin yaşandığını söyledi.
Üzen açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün ülkemiz sadece siyasi görüş ayrılıklarıyla mücadele etmiyor. Aynı zamanda ahlaki değerlerin yıprandığı, yanlışın normalleştirildiği, doğruların susturulmaya çalışıldığı ve vicdanların sessizliğe mahkûm edildiği zor bir dönemden geçiyoruz. Böyle zamanlarda susmak, haksızlık karşısında sessiz kalmak anlamına gelir.”
Toplumsal değişimin temelinde ilkelere bağlılığın bulunduğunu belirten Kadir Üzen, kısa vadeli siyasi hesaplarla hareket edilmesinin ülkeye fayda sağlamayacağını ifade etti.
Gerçek değişimin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine daha güçlü sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını belirten Üzen, siyasi mücadelelerin kişisel çıkarlar üzerine değil, toplumsal yarar üzerine kurulması gerektiğini dile getirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel birikimine ve mücadele geleneğine sahip çıkmaya devam edeceklerini söyleyen Üzen, parti kimliğinin hiçbir zaman kişisel çıkarların aracı haline getirilemeyeceğini ifade etti.
Açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Makamlar geçicidir. Görevler gelir geçer. İnsanlar değişebilir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği, halkçı anlayışı, sosyal demokrat çizgisi ve demokrasi mücadelesi kalıcıdır. Hiç kimsenin partimizi kişisel menfaatlerin, ayrıştırıcı söylemlerin ya da tartışmalı ilişkilerin aracı haline getirmesine izin vermeyeceğiz.”
Üzen, CHP’nin kuruluş ilkelerine bağlı kadroların her zaman halkın yanında olmaya devam edeceğini belirterek, parti içindeki birlik ve dayanışmanın korunmasının önemine de dikkat çekti.
Hak Hukuk Adalet Derneği’nin temel hedefinin yalnızca belirli bir kesimin değil, toplumun tamamının hak ve özgürlüklerini savunmak olduğunu belirten Üzen, hukuk devletinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını söyledi.
Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun her alanında hissedilmesi gerektiğini ifade eden Üzen, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizim mücadelemiz herhangi bir kişinin ya da grubun çıkarı için değildir. Mücadelemiz; toplumun tüm kesimlerinin daha adil, daha özgür, daha demokratik ve daha huzurlu bir ülkede yaşayabilmesi içindir. Biz kinle değil adaletle yürüyoruz. Biz ayrıştırmak için değil birleştirmek için mücadele ediyoruz.”
Toplumsal barışın korunmasının önemine değinen Üzen, Türkiye’de yaşayan her vatandaşın eşit haklara sahip olduğunu belirterek, hiçbir bireyin düşüncesi, inancı, etnik kimliği ya da yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini ifade etti.
Üzen, demokratik toplum düzeninin temelinin eşit yurttaşlık anlayışı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkenin her vatandaşının onurlu yaşama hakkı vardır. Hiç kimse düşüncesi, inancı, kimliği ya da yaşam tarzı nedeniyle ötekileştirilemez. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve eşit yurttaşlık ilkeleri demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.”
Açıklamasının sonunda “Hak, Hukuk, Adalet” çağrısını yineleyen Kadir Üzen, demokrasi mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Hukukun üstünlüğü, toplumsal barış ve demokratik değerlerin güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirten Üzen, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Gücümüz makamdan değil, halktan gelir. Karanlık ne kadar uzun sürerse sürsün, güneş mutlaka doğar. Birlikten, kardeşlikten, demokrasiden, haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’in temel değerlerini yaşatmaya, halkın iradesini savunmaya ve hukuk devletini güçlendirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Hak Hukuk Adalet Derneği Diyarbakır İl Başkanı Kadir Üzen’in açıklaması, hukuk devleti, demokratik değerler, toplumsal birlik ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlılık vurgusuyla dikkat çekerken; açıklamada özellikle hak, hukuk, adalet, eşit yurttaşlık ve demokrasi kavramlarının altı çizildi.