Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Kimi etkinlikler, yalnızca bir program olmanın ötesine geçer, belleğe ve duygu dünyasına dokunur. İznik’e bağlı Müşküle Köyü’nde gerçekleştirilen Nazım Hikmet’i Anma Etkinliği de böyle anlamlı buluşmalardan biriydi.
Nazım Hikmet adına dikilen çınarın gölgesinde bir araya gelen insanlar, yalnızca büyük şairi anmak için değil; şiirin, sanatın ve dostluğun etrafında kenetlenmek için de buluştular. İznik Gölü’nün huzur veren maviliği ile çınarın serin gölgesinin birleştiği ortam, etkinliğe ayrı bir anlam ve güzellik kattı.
Programın saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlaması, etkinliğin ulusal ve kültürel değerlerimize duyulan saygının da bir göstergesiydi. Ardından yapılan konuşmalarda Nazım Hikmet’in Türk edebiyatındaki yeri, düşünce dünyası ve şiir anlayışı ele alındı. Böylece katılımcılar yalnızca şiir dinlemekle kalmadı, aynı zamanda büyük şairin yaşamına ve eserlerine ilişkin yeni bakış açıları da kazandılar.
Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Bursa Yazarlar ve Şairler Derneği (BUYAZ) üyelerinin şiir dinletisiydi. Nursel Aras, Süreyya Akçay, Esra Dökmen, Elif Özkan, Muhsine Arda ve Yusuf Ferhat’ın seslendirdiği Nazım Hikmet şiirleri, çınarın dalları arasında yankılanırken dinleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Şiirlerin doğanın içinde okunması, sözcüklerin etkisini daha da artırdı; sanki Nazım’ın dizeleri gölün sularına, rüzgâra ve ağaçların yapraklarına karıştı.
Türkülerin seslendirilmesiyle etkinlik daha da renklendi. Şiir ve müziğin bir araya geldiği bu atmosfer, kültürümüzün farklı sanat dallarının birbirini nasıl beslediğini bir kez daha gösterdi. Program sonunda yazarların kitaplarını imzalaması ise okur ile yazar arasındaki bağı güçlendiren güzel bir ayrıntı oldu.
Müşküle Köyü’nde gerçekleştirilen bu etkinlik, kültürel mirasın yaşatılması açısından önemli bir örnek oluşturdu. Büyük sanatçıları yalnızca eserleriyle değil, onları anımsatan mekânlar ve etkinliklerle de yaşatmak gerekir. Nazım Hikmet adına dikilen çınarın altında yapılan bu buluşma, şiirin zamana meydan okuyan gücünü ve sanatın insanları bir araya getiren ortak dilini bir kez daha gözler önüne serdi.
Çınarlar nasıl kökleriyle toprağa, dallarıyla gökyüzüne uzanıyorsa; Nazım Hikmet’in şiirleri de geçmişten geleceğe uzanmaya devam ediyor. Müşküle’de bir gün boyunca yaşananlar, bunun en güzel kanıtlarından biri oldu. Bu etkinlik, yalnızca bir anma programı değil; şiire, kültüre ve insanın ortak değerlerine sahip çıkmanın anlamlı bir ifadesiydi.
Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.