Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;
Dünya lideri Atamızın batıdaki ülkelerde bile yokken örnek olarak biz kadınlara verdiği, önemi, değeri, saygınlığı ve yasal güvenceyi hak etmek ve istismar etmemek gerekir.
Yokluk ve ihanetler içindeki ülkemizde halkıyla birlikte tüm emperyalist güçlere ve içerdeki yandaşlarına karşın savaşan ve laik sosyal hukuk devleti anlayışıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atamızın devrimleri hepimizin güvencesidir.
Biz kadınlara tanıdığı yasal haklar ve eşit yurttaşlık ve okuma seferberliği dünyaya örnektir.
Uzatmaya gerek yok bu avantajı kullanan, hak ederek veya farklı sebeplerle tercih edilerek ülke yönetimine yön veren konumda olan kadınların bazıları üzüntümüz, hatta utancımız oldular
Bugün Salı TBMM’de siyasi partilerin grupları konuşacak.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önemli ve zor bir konuşma yapacak.
Çünkü 24 yılda ülkeyi iflasa halkımızı açlığa mahkûm eden ve tüm etik değerleri çürüten Tek Adam iktidarı yine çirkin yöntemlerle bir belediye başkanımızı mecbur bırakarak partisine katacak.
Çok üzgünüm… daha öncede örneğini gördüğümüz bu transfer biz kadınlar adına utanç sol/sosyal demokratlar içinde hak edilmeyenlere verilen imtiyaz ve itibarın sonucudur.
Tüm ömrümce sol/sosyal demokrasiye ihanet etmeden, sol ideolojiden sapmadan, faşist darbelerde fatura ödeyerek ve ülkemin en ücra köşelerine kadar giderek mücadele ettim ama tek bir gün mevki makam peşinde koşmadım.
Bu nedenle bu hataya düşen, kendilerine verilen bu değerleri, saygınlığı, imtiyazı- gücü kişisel çıkar ve beklentileri için yok edenlere karşı haklı olarak isyanımı belirtiyorum.
Bu ihanetleri yapanlar sadece kendilerine oy veren ve o görevlere getiren parti veya sadece seçmenlere ihanet etmiyorlar!!!!
Bu konumdaki kadınlar bizlere bu saygın konumları dünyaya örnek olarak sunan Atamıza ihanet ediyorlar.
En önemlisi de hala feodal yapıdan kurtulamayan erkek toplumuna ve dinci, bağnaz gerici tarikat ve cemaatlerin kadını yok sayan anlayışlarına hizmet etmiş oluyorlar.
Düşünün kimse ihtimal vermezken Türkçeyi bile konuşma engelli olan Tansu Çilleri sağ bir partiye Genel Başkan seçti ve Türkiye Cumhuriyeti’ne Başbakan yaptı.
Aslında ne büyük bir şas olabilirdi bu konum kadınlarımız ve kızlarımız için.
Hepimiz gördük ve yaşadık.
Her konuda yetersizliği olan Tansu Çiller mal mülk ve haksız kazanımlar uğruna hem kendini yok etti hemde kadınlarımıza zor koşullarda verilen hakları yok etti.
Yine Tansu Çillerin ekürisi olan benim her zaman şüphe ve endişe ile izlediğim ve herkes kendisine tapınırken “TRUVA ATI” olarak nitelediğim Meral Akşener’in verdiği zarar gerçekten çok daha etkili olmuştur.
Sonuç olarak 24 yılda ülkede soygun düzenini ve haksız varsıllaşmayı kurumsallaştıran, görgüsüz köksüz ve yetersiz kadroların ülkeyi yönetmesi sonucu sapla saman karıştı ve tuz koktu.
Aylardır yargı sopasıyla masum ve saygın insanlar tutuklanıp halkın güvenip seçtiği başkanlar iftira ve karalamalarla demir parmaklıklar altına mahkum edildiler.
İşte bu ortamda görevleri süresince hata veya haksız kazanç elde edenler tehdit edilerek partilerinden istifa ettirildi veya direk transfer edildiler.
Hiç yakışmayan ve kimsenin inanmadığı saygı ve güven duyamadığı bu tavırlar artık rezilliğin, kepazeliğin ve çürümenin meşrulaştığı bir ortam yarattı.
Bugün Daha önce “topuklu Efe” diye itibar bulmuş milletvekili ve belediye başkanı olarak baş tacı edilmiş bir kadının ihanetini yaşadık.
Bugün bu rezilliğin benzerini Afyon Belediye Başkanı Burcu Koksal’da yaşayacağız.
Yazık gerçekten çok yazık bu türlerin yaptıkları hem kendilerine, ailelerine, çocuklarına ve tüm kadınlara ihanettir.
Uzun süreli milletvekili, belediye başkanı ve benzer konumlarda yetkili ve etkili olanlar sonunda güç zehirlenmesi, şöhret hastalığı veya haksız kazanca bulaşabiliyorlar.
Farkında olarak veya olmayarak uzun süreli imtiyazlı konumda olanların ailelerinin, çocuklarının lüks ve şatafat içinde duyarsızca yaşaması sonucu kendileri de bu düzene uyuyorlar.
En onurlu, huzurlu ve saygın yaşam; harama veya haksız kazanca el uzatmadan bilgisi, görgüsü, emeği ve yoksul halkına, ülkesine yaptığı hizmetlerle anılmaktır.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.