Bursa vatan Medya Gurubu köşe yazarı Bahri Palas makalesinde;
Eskiden Bursa’da kültür parkın Lunapark kısmında içerisinde kahkaha aynaları bulunan büyük bir oda vardı. Oraya girince bizi farkı farklı gösteren bu aynaların karşısına geçilir ve kendimizi bu aynalardan seyreder, kahkahalarla gülerdik.
Bazı aynalar bizi cüce kadar kısa ve tıknaz gösterirken bazısı da bizi zayıf ve uzun gösterirlerdi. Eğik, yamuk, şişman, zayıf, kafamızı büyük her hale bizi sokarak neşelendirir, güldürürdü.
Gençtik, hayat doluyduk güzel günlerdi. Umarım hatırlıyorsunuzdur. Bunlar kahkaha aynalarıydı.
Bir de evimizin duvarına astığımız, bizi olduğumuz gibi kendinden bir şey katmadan gösteren ev aynalarımız var. Karşısına geçer saçımızı başımızı düzeltiriz. Üzerimize giydiğimiz elbiseler üzerimize tam olarak oturmuş mu, giydiğimiz elbiseler renk kombinesi oluşturmuş mu diye baktığımız aynalar.
Eğlenmek için kahkaha aynalarına gidiyorduk ama aynada kendimizin nasıl akset tine bakmak için evdeki düz, olduğu gibi gerçeği gösteren aynaların karşısında kendimize çeki düzen veriyoruz.
Aynanın karşısına geçeriz ve kendimizin tecellisini aynı aynada seyrederiz. Lakin aynadaki sadece bir görüntüden ibarettir. Gerçek değildir. Bizim arkası sır ile kaplanmış bir cam parçasındaki görüntümüzdür sadece. Gerçek zat sahibi benim, aynanın görevi beni göstermek. Düz olarak, olduğu gibi kendinden bir şey katmadan göstermek.
Ayna kirli olursa elbette ki aynaya yansıyan suretimizde kirli görünecektir.
Ne yapmak lazım? Aynayı temizlemek lazım.
Neyse lafı çok fazla uzatmayayım. Ayna üzerinden gerçek insanı anlatacağım. Yine değişik bir bakış açısıyla. Sizi sıkmadan, konuyu hikayeleştirerek.
Aynaya baktığımızda iki tane görüntü mevcut. Biri biz, ikincisi de aynadaki bizim görüntümüz. Ben aynanın karşısından çekilirsem şayet aynada benim görüntümden eser kalmaz. Aynada beni görebilmeniz için benim aynaya aksetmem lazım. Bu yüzden değerli olan benim. Aynadaki suretin çok bir hükmü yok.
Ama olsun ben isterim ki ayna beni olduğum gibi aksetsin, eğri büğrü göstermesin. Ben kendimi seyretmek istiyorum güzel kardeşim. Eğri büğrü kendimi görmek istesem kahkaha aynasına gider kendimi oradan seyrederdim. Değilmi ?
Şimdi baktığımızda kendinden bir şey katmadan olduğu gibi gösterecek bu aynayı yapıp, duvarımıza asarak kendimizi seyredebileceğim duruma kadar olan işlemleri anlatmaya çalışacağım.
Önce düz bir cam bulacağız ya da alacağız. Bu cam kelimesi can kelimesine ne kadar yakın. Bilmiyorum bende farklı bir açılım yaptı. Sizde de öyle bir his oluştu mu ?
Bu cam öncelikle çok düzgün bir cam olması gerekiyor. Düm düz. Şayet, en ufak bir yamukluk varsa camda aynanın karşısına geçince Allah muhafaza bizi yamuk gösterir.
Sonrasında camın düz olduğuna kanaat getirdiysek, tertemiz camı sileriz. İçi dışı bir olur. Hatta öyle bir sileriz ki temizlikten cam görünmez olur. Hatta dalgınlıkla bu kadar temiz camı göremez çarpıp kırabiliriz de. Ya sonra. Cam düp düzgün seçildi. Pırıl pırıl temizlendi. Ama hala bizi göstermiyor. Muhterem acele etme. Beni göstermesi için işlem yapılması lazım. Camı sırlamamız lazım ki, cam ayna olsun bizdeki tecelliyi yine bize aksetsin.
Ayna ( aynı ) da kendimi seyretmeyi seviyorum ne yapayım. Hoşuma gidiyor.
Yazarken sırlanmaktan mı bahsettik. Şimdi yazınca fark ettim bende. Bu cam sırlanmayınca beni olduğu gibi göstermiyor. Allah Allah.
Güzelce sırlayıp duvarımıza astığımızda bu bir cam ( can ) değil, ayna ( aynı ) oluyor. Olduğu gibi aksediyor.
Benim ayna karşısında yaptığım hareketler oraya yansıyor. Her kim ki bu iş ve hareketleri aynadan bildi, ayna yapıyor zannettiyse bence yanıldı. Fail benim, fiili ben işlerim ama benim fiilim aynadaki surette akseder. Ben şimdi nasıl diyeyim, bu hareketler aynadaki görüntüye ait diye.
Değerli okuyucularım, bu ayna biziz, Hakkın tecellisi düşmüştür bu camdan ( candan ) ayna ( aynı ) ya.
Ne kadar güzel bu camı temizlersek o kadar net, o kadar temiz gösterir görüntüyü.
Bundan dolayıdır ki, Bir makam sahibi birine hayırlı olsun diye giderken eski işin ehli insanımız. Hediye bir ayna yaptırır ve üzerine de ‘’ Hakka ayna ol ‘’ yazısını iliştiriverirlermiş.
Bu gün yaşadığımız bütün sıkıntıların altında Hakka iyi bir ayna olamayışımız yatmaktadır. İyi bir ayna olursak yamuk yumuk bir görüntü olmaz. Onlar zaten kahkaha aynalarında olur. Umarım anlatabilmişimdir. Saygılar sevgiler hürmetler sunuyorum. Her şey gönlünüzce olsun. Bir başka yazımda görüşmek üzere hoşça kalın. Kahkaha aynası haline dönüşmeden kalıverin.