Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Bahar, yalnızca doğanın uyanışı değildir; insan ruhunun da yeniden nefes aldığı, duyguların tazelendiği bir mevsimdir. İşte bu tazeleniş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Bursa Devlet Türk Klasik Müziği Korosu tarafından sahneye taşındı. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nun tarihi atmosferinde gerçekleştirilen “Şarkılarda Bahar” temalı konser, dinleyicilere sadece bir müzik dinletisi değil, adeta bir mevsim yolculuğu sundu.
Şef Hakan Özlev yönetimindeki koro, disiplinli yapısı ve uyumlu tınılarıyla Türk Klasik Müziği’nin inceliğini başarıyla yansıttı. Eğitimli seslerin ortak bir ruh etrafında birleştiği icralarda, her eser kendi içinde bir bahar tablosuna dönüştü. Konserin “Niçin bülbül figan eyler, bahar eyyamıdır şimdi” ile açılması, dinleyiciyi hemen o tanıdık semboller dünyasına(gül ve bülbül metaforlarına)çekti.
Seçilen repertuvar, baharın farklı hallerini dile getiren zengin bir çeşitlilik sundu. “Bahar geldi gül açıldı, bülbül dile geldi” dizelerinde doğanın coşkusu hissedilirken, “Değdi saçlarıma bahar gülleri” gibi eserlerde bahar daha kişisel, daha içsel bir dokunuşa dönüştü. “Esdi nesim-i nevbahar” ve “Erişti nevbahar eyyamı” gibi klasik güfteler ise geleneğin inceliğini ve musikimizin köklü estetik anlayışını sahneye taşıdı.
Konserde dikkat çeken en önemli ögelerden biri, eserler arasındaki duygusal geçişlerin ustalıkla kurulmuş olmasıydı. Coşkulu ve hareketli parçalarla dinleyici yükseltilirken, ardından gelen lirik eserlerle içsel bir dinginlik sağlandı. Bu denge, konserin baştan sona ilgiyle izlenmesini sağladı. Ayrıca koro icrasında sözlerin anlaşılır oluşu, vurgu ve tonlamaların yerindeliği, eserlere ayrı bir değer kattı. Türk Klasik Müziği’nde sıkça karşılaşılan bir sorun olan güfte-anlaşılabilirlik sorunu , bu konserde başarıyla aşılmış görünüyordu. Bu da dinleyicinin yalnızca melodiyi değil, sözlerin taşıdığı anlam dünyasını da hissetmesine olanak tanıdı.
“Şarkılarda Bahar” konseri, bir mevsimin müzikle nasıl anlatılabileceğinin güzel bir örneği oldu. Baharın yalnızca çiçeklerle değil, seslerle de açtığını; bir nağmenin de en az bir gonca kadar iç açıcı olabileceğini bir kez daha anımsattı. Gece sonunda dinleyicinin zihninde kalan, yalnızca şarkılar değil; aynı zamanda tazelenmiş bir ruh durumuydu.
Bu konser, Türk Klasik Müziği’nin hem estetik derinliğini hem de duygusal zenginliğini bir kez daha gözler önüne sererken, sanatın insan ruhunu nasıl incelikle dönüştürebildiğini de zarif bir şekilde gösterdi. Bahar, o akşam sahnede sadece anlatılmadı; adeta yeniden yaşandı.
Bu güzel geceyi yaşatanlara, başta şef Hakan ÖZLEV olmak üzere, konser sunucusuna,saz sanatçılarına ve tüm solist ve koristlere sonsuz teşekkürler.