EGEMENLİK ,  ÇOCUKLARIN GÜLÜŞÜNDE YAŞAR

EGEMENLİK ,  ÇOCUKLARIN GÜLÜŞÜNDE YAŞAR
Yayınlama: 22.04.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Bugün 23 Nisan. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bugün  bir ulusun yazgısının değiştiği gündür.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bir halkın kendi  yazgısını eline aldığı, “artık söz ulusundur” dediği büyük bir dönüm noktasının bayramıdır.
Egemenlik, en yalın anlamıyla, bir ülkenin yönetme gücünün kimde olduğunun anlatımıdır. Bu güç bir kişiye, bir zümreye ya da bir hanedana ait olduğunda, halk çoğu zaman kendi yaşamı  üzerinde söz sahibi olamaz. Oysa egemenliğin ulusa ait olması, yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir onur sorunudur. Çünkü ulus,  kendi iradesine karar verdiğinde, sorumluluğu da, umudu da paylaşır. İşte bu yüzden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, yalnızca bir meclisin kurulması değil, bir ulusun yeniden doğuşudur.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi ise, geleceğe duyulan büyük güvenin en incelikli  belirtisidir. Çünkü çocuklar, bir ulusun yarınlarıdır; onların gözlerindeki ışık, ülkenin ufkunu aydınlatır. Egemenliğin ulusa ait olması, ancak o bilinci taşıyan kuşaklara  sürdürülebilir. Bu bilinç de en saf, en temiz haliyle çocukların yüreğinde filizlenir.

Çocuklar, bayram sabahına bambaşka bir heyecanla uyanır. Ellerinde bayraklar, yüzlerinde gülümseme, yüreklerinde tanımsız bir sevinç vardır. Onlar için 23 Nisan, yalnızca bir dinlence  günü değil; oyunların, şarkıların, şiirlerin ve birlikte olmanın coşkusudur. Ama bu neşenin altında, farkında olmasalar bile, çok daha derin bir anlam yatar: Kendilerine emanet edilen bir ülkenin geleceği.

Bir çocuğun gülüşü, bazen bir ulusun en güçlü güvencesidir. Çünkü o gülüşte korkusuzluk, umut ve yarına duyulan inanç vardır. Eğer bir ülkede çocuklar özgürce gülebiliyorsa, o ülkede egemenlik gerçekten ulusa aittir. Ve eğer bir ulus, çocuklarına değer veriyor, onların eğitimine, mutluluğuna ve gelişimine yatırım yapıyorsa, geleceğini sağlam temeller üzerine kuruyor demektir.

23 Nisan, işte bu yüzden yalnızca geçmişi anımsatan bir gün değildir; aynı zamanda geleceğe verilen bir sözdür. Bu söz, çocukların daha adil, daha özgür ve daha güzel bir ülkede yaşaması içindir. Egemenliğin anlamı da burada derinleşir: Ulus, kendi geleceğini kendi elleriyle biçimlendirirken, o geleceği çocuklarına emanet eder.

Bugün sokaklarda yankılanan çocuk sesleri, aslında bir ulusun kalp atışıdır. Bayraklarla süslenen okullar, neşeyle söylenen marşlar ve gözlerde parlayan umut, bize şunu anımsatır: Egemenlik sadece bir hak değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun en güzel taşıyıcıları ise çocuklardır.

23 Nisan’ın en güzel yanı şudur: Büyükler, bir günlüğüne de olsa dünyayı çocukların gözünden görmeyi anımsar. Çünkü o gözlerde kin yoktur, ayrım yoktur; yalnızca sevgi, oyun ve umut vardır. İşte gerçek egemenlik de, bu saf duyguların korunduğu bir dünyada anlam kazanır.

Bugün, bir bayramdan daha fazlasını kutlayacağız. Birulusun kendi sesini buluşunu, geleceğini çocuklara emanet edişini ve o geleceğe duyduğu sarsılmaz inancı… Ve çocukların neşesiyle bir kez daha anlayacağız ki, egemenlik en çok onların gülüşünde yaşar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.