Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;
Uzun süredir bu çelişkili ve inanılmaz tavırları birçok insanda gördükçe düşünüyor, şaşırıyor ve çok üzülüyorum.
Özellikle bu çelişkileri beklemediğimiz insanlarda gördükçe daha çok üzülüp kahroluyoruz.
Şahsen benim bu yaşta hala insanları tanıyamadığımı, aldatıldığımı, uğraşlarımın hatta insanlık adına verdiğim emeklerin bir işe yaramadığını görünce kendimi bu dünyada gereksiz görmeme sebep oluyor!!!!
Oysa zorluklarla ve haksızlıklarla dayatılan yaşamı güzelleştirmek, kolaylaştırmak, dayanışmak, yardımlaşmak, sevgi saygı ile zenginleştirmek erdemi neden yetmiyor bazı insanlara?
Biliyorum ki bu haksızlıklara, vefasızlıklara, bencilliklere yani ihtiraslı insanların sapma ve savrulmalarına salt ben muhatap olmuyorum.
Sadece ben üzülüp kahrolmuyorum.
Ancak ben bu durumlarda gerçekten çok üzülüyor, incinip hatta hasta oluyorum.
Yani hiç kimse hem bencil, hem egoist, hem hırsı aklından önde gidip kıra döke ve verdiği sözlerden döne döne giderek kahraman olamıyor.
Bugüne dek, çok mücadeleler verdik soruyorum sizlere bu süreçte yaşatılan haksızlıkları, hukuksuzlukları, çirkinlikleri, yakışıksız dönüşleri, kahraman sanılanların aslında çok küçük çıkarlar karşısında tuzla buz olduğunu daha önce bu kadar çok gördünüz mü?
Mutlaka bu tür insanlar her dönemde ve her ortamda yaşamımızda var olmuşlardır.
Ancak bu sapla samanın karıştığı toplumda çürümenin bulaşıcı bir hastalığa dönüştüğü süreçte yaşadığımız ve gördüklerimiz,
gerçekten inanılmaz dönüşler ve savrulmalar hiçbir zaman bu kadar bayağı ve bir uçtan bir uca olmamıştı.
Bu koşullarda çok zor dürüst ve güvenilir olabilmek ve saygın insan kalabilmek.
Gerçekten çok zor vefalı, sözünde duran, insanlara yaşattıkları ve anlattıkları ile çelişki yaşatmadan, hırslarına esir olmadan saygın olabilmek.
Bu süreçte ne yazık ki sapla saman çok fazla karıştı.
Sürekli yaşatılan ilkesizliklerin, savrulmaların, ikili, üçlü oynayanların, ideolojinin yok edildiği, geçmişin geleceğin güvencesi olamadığı ve herkesin ucuz kahramanlar olarak boy gösterdiklerine tanık oluyoruz.
Bu koşullarda en çok üzülüp utandığım bu çirkinliklere imza atanların kahramanların (!) çoğunluğunun özellikle Atatürk’ün eteklerine tutunmaya ve sol/sosyal demokrat değerleri istismar etmeye çalışıyor olmalarıdır.
Bu kişileri burada ismen anmak bile bana zül geliyor.
Bu tür insanları daha doğrusu sahte kahramanları son zamanlarda her yerde, her ortamda meydanlarda kürsülerde görüyor, tanıyor ve utanıyoruz.
Hatta bazıları soldan sağa savrulup, değerleri yok sayıp öyle iyi rol yapıyorlar ki artık onları tanıyamıyoruz!..
Bu türlerden bazılarının geçmişte yaptıklarını biliyor ve özeleştiri bile vermeden kahraman olduklarını görüyor ama bu aymazlığa ve verilen itibarlara namuslu insanlar olarak artık tahammül edemiyoruz!
Bu durumları izledikçe gözledikçe endişelerimiz artıyor.
Bu arabesk ve ilkesizlik; hepimizin ruh sağlığını bozan, geleceğimizi ve demokrasimizi yok edecek gösterilerin, faşizmi kurumlaştıracak olan TEK ADAM otokrasisine güç veriyor olmalarından endişe duyuyoruz.
Bu kötü gidişe, sahteciliklere, ikiyüzlü davranışlara, sol sosyal demokrasiye ihanet edilmesine artık dur demek zorundayız.
Mutlaka bu haksız hukuksuz günlerde bu ceberut düzene bu haksızlıklara ve soygun düzenine bulaşmış kim olursa olsun hak ettikleri yanıtı tüm namuslu insanlar vermelidirler.
Karanlığın ve faşizmin temsilcisine biat etmiş olan bencil, egoist, çıkarcı, vefasız, iyilikbilmez verdiği sözlere güvenilmez sahte kahramanlarda birer hiç olduklarını anlasınlar.
Son günlerde yaşatılanlar ve gördüklerim canımı çok sıktı ve amigo mantığı ile siyasete yön verildiğini hak etmeyenlerinde gereksiz itibar buldukları için daha fazla dayanamadım ve bu uyarı dolu paylaşımı yapıyorum.
Herkes etrafına baksın, sol değerleri bir daha anımsasın ve bu ikiyüzlü sahte kahramanlara itibar etmesin verilen emekler boşa gitmesin.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.