Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Deniz Dursun’un kaleminden çıkan, Anıl Can Beydilli’nin sahneye taşıdığı ve Mine Nur Şen’in tek başına hayat verdiği YILDIZ, yalın anlatımıyla derinlikli bir iç yolculuğa çağıran etkileyici bir tiyatro deneyimi sunuyor.
Oyun, adından da sezilebileceği gibi, bir “parlama” öyküsünden çok, karanlıkta kalmış bir ruhun kendi ışığını arayışını merkezine alıyor. Metin, yer yer şiirsel bir dilin inceliğine yaslanırken, yer yer sert ve çıplak bir gerçeklikle izleyiciyi yüzleşmeye zorluyor. Bu yönüyle YILDIZ, salt anlatılan bir olay değil; aynı zamanda duyumsanan , içselleştirilen bir varoluş sorgusu.
Yönetmen Anıl Can Beydilli, sahneleme tercihinde sadeliği ön plana çıkararak metnin özüne sadık kalmayı seçmiş. Dekorun yalın yapısı, oyuncunun bedeni ve sesiyle kurduğu dünyayı daha görünür kılıyor. Bu seçim , seyircinin dikkatini dağıtmak yerine, onu doğrudan karakterin iç dünyasına yönlendiriyor. Işık kullanımı ise oyunun duygusal ritmini destekleyen önemli bir öğe olarak öne çıkıyor.
Oyunun en çarpıcı yanı ise hiç kuşkusuz Mine Nur Şen’in performansı. Sahnedeki varlığı, yalnızca bir karakteri canlandırmanın ötesine geçerek, bir ruh hâlini, bir kırılganlığı ve direnme gücünü aynı anda taşıyor. Beden dilindeki doğallık, ses tonundaki geçişler ve duygusal yoğunluk, izleyiciyi oyunun içine çeken temel unsurlar arasında yer alıyor. Salonun ses düzeninden kaynaklandığını düşündüğim bir konu var. Oyuncunun sesi zayıf kaldı. Duyulmadığı için anlaşılamayan sözcükler oldu. Yine de tek kişilik bir oyunun yükünü omuzlayan oyuncu, bu yükü ustalıkla taşırken sahnede güçlü bir bağ kurmayı başardı.
Metnin zaman zaman tekrara düşen yapısı, bazı bölümlerde ritmi yavaşlatsa da, bu durum oyunun genel atmosferine zarar vermekten çok, karakterin iç sıkışmışlığını pekiştiren bir durum olarak da okunabilir. Bu bağlamda YILDIZ, hızlı tüketilen bir anlatıdan çok , sindirilerek izlenmesi gereken bir oyun olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak YILDIZ, azla çok şey anlatabilen, oyunculuk gücüyle yükselen ve izleyicide iz bırakan bir yapım. İçsel yalnızlık, kimlik arayışı ve var olma çabası gibi evrensel temaları içtenlikle bir dille ele alması, oyunu sadece sahnede bırakmıyor; izleyicinin zihninde ve kalbinde yaşamaya devam ettiriyor.
İzlenmeye değer bir oyun.