BAYRAMI ANLAMLI KILAN SEVDİKLERİ, DOSTLARI CANLARI İLE BULUŞMALARI VE ARAYANLARIDIR.

BAYRAMI ANLAMLI KILAN SEVDİKLERİ, DOSTLARI CANLARI İLE BULUŞMALARI VE ARAYANLARIDIR.
Yayınlama: 20.03.2026
A+
A-

Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;

Kimine göre “şeker,” kimilerine göre “ramazan” bayramı olarak ideolojik farklılıkları göstermek için tanımlanan bir bayramı kutlayacağız.
Ben uzun zamandan beri dini bayramlarda ve bazı özel dayatılan günlerde mutlu olamıyorum!..
Bu duygum sadece benim kendi yalnızlığımdan kaynaklanmıyor.
Daha çok yaşam boyu toplumsal sorunları kendime dert edinerek yaşayan bir insan olmamdan kaynaklanıyor.
Özellikle dini bayramlara yüklenen ritüellerin, geleneklerin ve kural gibi söylenen alışkanlıkların samimiyetine inanmıyorum:
En başta bayramda “bütün küsler barışacak” deniyor…
Hadi oradan, hadi oradan, nefretle yoğrulmuş, sevgisizlikle beslenen ve egosundan vazgeçemeyenlerin etkili olduğu toplumda hangi barıştan söz ediliyor????
Yine bayramda özellikle “çocuklar sevindirilecek” deniyor.
Lütfen bakın etrafınıza artık çocuklara kırmızı ayakkabı ve güzel kıyafetler alınamıyor ve çocuklar yatağa aç giriyorlar.
Ayrıca yüzbinlerce küçük çocuk veya çocuk işçi inanılmaz zorluklar yaşıyor; hatta sokaklarda pislik ve yokluk içinde yaşıyor soruyorum kimler umursuyor?
Yaşlılar yalnız, hatta yoksul ve kimsesiz adeta işe yaramaz bir eşya gibi kenara bırakılmış, unutulmuş, çoğunlukla da yok sayılmış bir konumdalar.
Dünya yansa umurlarında olmayan bazı gençler ve olanağı olanlar bayramı uzaklarda tatil olarak görüp uyguluyorlar.
Huzur evlerinde yaşamak zorunda kalmış insanlar gözü kapıda aranıp sorulmalarını, adeta gerçek yaşamdan kopmuş bir konumda ölümü bekliyorlar.
Yeni yaşam biçimi olan sitelerde, hatta apartmanlarda bile kimse kimseyi tanımıyor ve kendi çekirdeğinde kavruluyor!
Siyasette ise mutlaka bayramlaşma geleneği ile bir araya gelinip en ideal sözler ve söylevler ile inanılmaz kahramanlık ve idealist söylemlerle sahte sevgiler, saygılar taçlanıyor!!!
Ama her masada diğer masadakilerin dedikodusu aynı anda yapılıyor.
Her partide rakip partilerin onuru, saygınlığı yok edilip; bırakın barışı adeta savaş tamtamları çalıyor.
Daha fazla uzatmaya gerek yok…
Ancak bu durumlar daha çok son yıllarda bozulan ahlak yapımız, çığırından çıkarılan ve halkı bölüp parçalayarak var olmak isteyen gerici, ilkel, bağnaz ve yasakçı dayatmaların gelenek hale getirilmesiyle daha fazla yaşanır oldu.
Yoksa eskiden bayramalar gerçekten bayram gibi kutlanırdı.
Günler önceden evler dip köşe temizlenirdi.
En yoksul evlerde bile çorbalar, sarmalar, börekler ve mutlaka ev baklavası veya bir tatlı yapılırdı.
Çocuklar herkesin kendi bütçesine göre ama mutlaka sevindirilirdi.
Yaşlılar, ailenin büyüğü olarak gerçekten hürmet görür ve evin başköşesine oturtulurdu.
Komşular ve tüm akrabalar birbirlerine gider bayramlaşır ve çocuklara para, şeker veya mendil hediye verilirdi.
Ben yaşam boyu hem çağdaş ve laik yaşam anlayışından ödün vermeyen ama aynı zamanda da özel yaşamımda biraz gelenekçi olan bir insan olarak yaşadım.
Ben hasta bile olsam mutlaka geleneksel hazırlıklarımı yalnız başıma da olsa hazırlarım.
Benim bu saydıklarımı yapabilme olanaklarım var ama halklar bu kadar çaresizken, insanlar kuru ekmeğe bir baş soğana muhtaçken yaparken içim acıyor!
Sadece gelen gidene bir ağız tatlılığı olsun diye üçüncü ameliyatta da belde batma yapan acı veren kemiklere karşın zorda olsa bir tepsi baklava yaptım.
Beni artık dostlarımda okurlarımda bilirler ki çok erken kalkarım en geç 0.6 da ben neskafemle bilgisayarım başında olurum.
Dostlarıma “günaydın” yazar ve güzel, anlamlı video veya resimlerle anlamlı mesajlar yollarım.
Bayram sabahı da ben gibi erken kalkanların telefonları ve güzel temennileri ile güne başlarım.
Sonra birçok dost, arkadaş ve sağ olsun özellikle sol/sosyal demokratlar Bursa’dan olduğu kadar diğer illerden de beni arayıp hatırımı sorup bayramımı kutlayanlar olur.
Bu bayramda da acıları ve olumsuzlukları özellikle ölümleri yaşadık ve çok üzüldük.
Yine bu bayram Tek Adam diktatoryasının haksız hukuksuz olarak yargıyı siyasallaştırıp aylardır tutsak ettiği başarılı ama CHP’li başkan ve bürokratların tutsaklığında kutlanacak.
Çok daha üzücü ve düşündürücü olanı tüm siyasi rakiplerini ve seçilmiş milletvekilini bile anayasa emrine hatta Avrupa insan hakları isteklerine rağmen tutsak bırakan bir faşizmin dayatmasında giriyoruz.
Ancak geçecek bu günler ve kötülük, haksızlık ve soygun düzeni son bulacak.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.