BU VATANIN SESSİZ KAHRAMANLARI: POLİSİMİZİ VE ASKERİMİZİ UNUTMAYALIM

BU VATANIN SESSİZ KAHRAMANLARI: POLİSİMİZİ VE ASKERİMİZİ UNUTMAYALIM
Yayınlama: 08.03.2026
A+
A-

ARAŞTIRMACI GAZETECİ YAZAR HASAN MESUT EKMEN’NİN KALEMİNDEN
Biz bu topraklarda huzur içinde yaşıyorsak, bunun bir bedeli vardır.
Akşam kapımızı kapatıp güven içinde uyuyabiliyorsak, çocuklarımızı korkmadan sokağa gönderebiliyorsak, bayrağımız gökyüzünde özgürce dalgalanıyorsa, bilin ki bunun arkasında gecesini gündüzüne katan insanlar vardır.
Onlar çoğu zaman manşetlerde değildir, kameraların önünde değildir. Ama onlar bu ülkenin görünmeyen direkleridir.
Onlar askerlerimizdir.
Onlar polislerimizdir.
Sınırın sıfır noktasında ayazın ortasında nöbet tutan Mehmetçik…
Gece yarısı sokaklarda devriye gezen polis…
Terörle mücadelede hayatını ortaya koyan güvenlik güçlerimiz…
Biz evlerimizde sıcak yataklarımızda uyurken, onlar karanlığın içinde nöbettedir.
Biz ailemizle sofraya otururken, onlar görev başındadır.
Biz çocuklarımızı sarıp öperken, onlar aylarca kendi evlatlarını görememektedir.
Çünkü onların görevi sadece bir iş değildir.
Onların görevi vatandır.
Ama bu fedakârlıkların en ağır bedelini bazen şehitlerimiz ve gazilerimiz öder.
Bir sabah bir kapı çalınır…
O kapı bazen bir annenin yüreğini parçalar.
Bazen bir eşin hayatını ikiye böler.
Bazen küçük bir çocuğun hayatında hiç kapanmayacak bir boşluk bırakır.
Bir evlat yetim kalır.
Bir anne evladının fotoğrafına bakarak yıllarını geçirir.
Bir baba dimdik durmaya çalışır ama içindeki fırtınayı kimse bilmez.
Bir eş ise hayatının geri kalanını yarım bir hikâyeyle yaşamaya devam eder.
İşte şehitlik böyle bir makamdır.
Ama unutmayalım…
Şehit sadece toprağa düşen bir asker değildir.
Şehit, bir milletin onurudur.
Şehit, bir bayrağın özgürlüğüdür.
Şehit, bir vatanın ayakta kalmasının bedelidir.
Ve gaziler…
Onlar da bu vatanın yaşayan kahramanlarıdır.
Kimi kolunu bırakmıştır bu topraklarda…
Kimi bacağını…
Kimi sağlığını…
Ama hepsi bir şeyi bırakmamıştır:
Vatan sevgisini.
Bir gazi bazen bastonuyla yürür…
Ama başı dimdiktir.
Çünkü o baston, bir milletin huzurunun bedelidir.
Bu yüzden sormak gerekir:
Biz bu kahramanlara karşı yeterince vefalı mıyız?
Bizi koruyan bir polis memuru bazen çocuğunun hastalığı için yardım çağrısı yapmak zorunda kalıyorsa…
Bir askerin ailesi zor günler yaşıyorsa…
Bir şehidin geride bıraktığı çocuklar sessizce büyüyorsa…
Bizim de kendimize dönüp bakmamız gerekir.
Çünkü vefa sadece devletin görevi değildir.
Vefa millet olmanın gereğidir.
Devlet elbette görevini yapar.
Ama bir toplumun büyüklüğü, kahramanlarına gösterdiği saygıyla ölçülür.
Bugün yardım kuruluşlarına da buradan bir çağrı yapmak gerekir.
Bu ülkede şehit aileleri var.
Bu ülkede gaziler var.
Bu ülkede gecesini gündüzüne katan polisler ve askerler var.
Onların aileleri, çocukları, anne babaları var.
Bazen onların da desteğe, hatırlanmaya, bir kapının çalınmasına ihtiyacı var.
Çünkü vefa sözle değil, yürekle gösterilir.
Bir şehit ailesinin kapısını çalmak…
Bir gazinin elini tutmak…
Bir polis memurunun derdini dinlemek…
Bir askerin ailesine destek olmak…
İşte gerçek vefa budur.
Unutmayalım…
Bu vatanın huzuru, birilerinin fedakârlığı sayesinde ayakta duruyor.
Birileri gece uyumuyor ki biz uyuyabilelim.
Birileri kurşuna göğsünü siper ediyor ki bu bayrak inmeyecek.
Birileri canını ortaya koyuyor ki bu topraklar vatan olarak kalabilsin.
Allah bu vatan için canını feda eden tüm şehitlerimize rahmet eylesin.
Gazilerimize sağlık ve uzun ömür versin.
Sınırda, karakolda, sokakta görev yapan tüm askerlerimizi ve polislerimizi korusun.
Onları her türlü tehlikeden muhafaza etsin.
Ve bizlere de onların kıymetini bilen, vefayı unutmayan bir millet olmayı nasip etsin.
Âmin.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.