6 ŞUBAT 2023: TÜRKİYE’NİN HAFIZASINA KAZINAN İKİ SAAT, BİTMEYEN BİR ACI

6 ŞUBAT 2023:  TÜRKİYE’NİN HAFIZASINA KAZINAN İKİ SAAT, BİTMEYEN BİR ACI
Yayınlama: 06.02.2026
A+
A-

Saat 04.17…
Saat 13.24…

Bu iki zaman dilimi, Türkiye’nin yakın tarihine yalnızca birer saat olarak değil; on binlerce canın yitirildiği, milyonlarca hayatın geri dönülmez biçimde değiştiği iki büyük felaketin adı olarak kazındı.

6 Şubat 2023’te, merkez üssü Kahramanmaraş olan ve art arda meydana gelen iki büyük deprem, 11 ilde eşi benzeri görülmemiş bir yıkıma yol açtı. Yaşananlar, sadece bir doğal afet değil; aynı zamanda ihmallerin, yanlış politikaların ve görmezden gelinen bilimsel gerçeklerin ağır bir bilançosu olarak kayıtlara geçti.

ON BİNLERCE CAN, MİLYONLARCA YARIM KALAN HAYAT

Kahramanmaraş merkezli depremler, Adıyaman’dan Hatay’a, Malatya’dan Gaziantep’e kadar geniş bir coğrafyada şehirleri adeta haritadan sildi. On binlerce insan enkaz altında can verdi, milyonlarca vatandaş bir gecede evsiz, yurtsuz ve umutsuz kaldı.

Ancak o gün yalnızca betonlar çökmadı.
Umutlar yıkıldı.
Hayatlar yarım kaldı.
Gelecekler enkaz altında kaldı.

Şehirler yıkılırken, toplumun vicdanı da ağır bir sınavdan geçti. İhmaller açığa çıktı, denetimsizlikler görünür oldu, sorumluluk zincirindeki boşluklar tüm çıplaklığıyla ortaya serildi.

BU FELAKETİN ADI SADECE “DEPREM” DEĞİL

Bu acıyı anlatmaya kelimeler yetmez. Ancak bu felaketin nedenlerini hatırlatmak, sorumluları unutmamak ve unutturmamak, aynı acıların tekrar yaşanmaması için ısrarla mücadele etmek bir zorunluluktur.

6 Şubat, yalnızca anma törenleriyle geçiştirilecek bir tarih değildir. Bu felaket; bilimden, akıldan ve liyakatten uzak anlayışların, bir millete nasıl ağır bedeller ödettiğinin açık ve acı bir göstergesidir.

Deprem, bu coğrafyanın bir gerçeği olabilir.
Ancak ihmal asla kader değildir.

BİR ANMA DEĞİL, BİR HESAPLAŞMA GÜNÜ

6 Şubat’ı sadece bir yas günü olarak görmek eksiktir. Bu tarih, aynı zamanda:

  • Bilimsel şehircilik anlayışının neden vazgeçilmez olduğunu,

  • Denetimsiz yapılaşmanın nelere mal olduğunu,

  • Liyakatin yok sayılmasının nasıl can kayıplarına dönüştüğünü
    acı bir şekilde hatırlatan bir hesaplaşma günüdür.

Bugün hâlâ yanıt bekleyen sorular vardır.
Bugün hâlâ adalet arayan aileler vardır.
Bugün hâlâ enkazın psikolojik ve sosyal yüküyle yaşamaya çalışan milyonlar vardır.

ORTAK ACIMIZ, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ

Hayatını kaybeden her bir vatandaşımız, yalnızca bir istatistik değil; bir ailenin evladı, bir çocuğun annesi ya da babası, yarım kalan bir hayattır. Geride kalan her bir canın acısı, hepimizin ortak acısıdır.

Bu ülke, depremlere teslim olmak zorunda değildir.
Ama ihmale teslim olursa, bedelini yine millet öder.

UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti Genel Başkanı Köksal Selçuk, 6 Şubat’ın yıldönümünde yaptığı değerlendirmede, bu acının unutturulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak şu mesajı vermektedir:

“Bu ülkeyi depremlere değil, ihmale teslim etmeyeceğiz.
Bilimden, akıldan ve sorumluluktan uzak hiçbir anlayışın bedelini milletimize yeniden ödetmeyeceğiz.”

6 Şubat’ta kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır diliyoruz.
Bu acı hafızamızda, bu sorumluluk omuzlarımızda kalacaktır.

Unutmadık.
Unutturmayacağız.
Ve bir daha yaşanmaması için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti Genel Başkanı
Köksal Selçuk

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.