Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Doğanbey Mahallesi’nde, kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan yüksek katlı konutların yarattığı güvenlik riskleri, 17’nci kattan düşerek hayatını kaybeden bir vatandaşın ölümüyle yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı.
Olay, yalnızca adli bir vaka olarak değil; Bursa’nın kentleşme, denetim ve konut güvenliği sorunlarının ağır bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Yaşanan trajedinin ardından İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanı Hüseyin Bozkurt Kaplan, Doğanbey bölgesindeki gökdelenlerin ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirterek “acil ve ertelenemez önlemler” alınması çağrısında bulundu.
Kaplan’ın açıklamaları, bugüne kadar görmezden gelinen riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.

Hüseyin Bozkurt Kaplan yaptığı sert açıklamada, Doğanbey’de yaşanan olayın münferit bir kaza gibi sunulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Doğanbey’deki bu yapılar, güvenlikten uzak, denetimsiz ve kontrolsüz şekilde insanları gökyüzüne hapsetmiştir. Bugün yaşanan ölüm bir istisna değil; yıllardır uyardığımız ihmal zincirinin kaçınılmaz sonucudur.”
Kaplan’a göre sorun yalnızca bina yüksekliği değil; yüksek katlı konutların güvenlik altyapısının neredeyse yok denecek kadar zayıf olmasıdır.
Kaplan, özellikle Doğanbey bölgesindeki yüksek katlı konutlarda yaşanan riskleri kalem kalem sıraladı:
Birçok dairede korkuluk yükseklikleri standartların altında
Çocuklar ve yaşlılar için düşme riski son derece yüksek
Cam ve korkuluk sistemleri denetlenmiyor
Çözüm:
Zorunlu korkuluk standartları getirilmeli, tüm balkon ve pencereler belediye denetiminden geçirilmelidir.
Ortak alanlarda kör noktalar mevcut
Güvenlik kameralarının önemli bir bölümü aktif değil
Olay anlarının büyük kısmı kayıt altına alınamıyor
Çözüm:
Tüm sitelerde 7/24 çalışan, kayıtları denetlenen kamera sistemleri zorunlu hâle getirilmelidir.
Güvenlik görevlileri yetersiz
Giriş–çıkış kontrolü fiilen yapılmıyor
Kimlik kontrolü ve ziyaretçi kayıtları tutulmuyor
Çözüm:
Site güvenlik hizmetleri bağımsız denetime tabi tutulmalı, asgari personel ve eğitim şartları getirilmelidir.
Yüksek katlı yaşam, yalnızlaşma ve psikolojik baskıyı artırıyor
Psikolojik destek ve sosyal gözlem mekanizmaları yok
Olası intihar ve şiddet vakalarına karşı hiçbir önleyici sistem bulunmuyor
Çözüm:
Büyük sitelerde sosyal hizmet uzmanları ve psikolojik destek mekanizmaları devreye alınmalıdır.
Olası düşme, yangın veya intihar girişimlerinde nasıl hareket edileceği belirsiz
Site yönetimleri kriz anlarında tamamen hazırlıksız
Çözüm:
Her site için zorunlu acil durum ve kriz yönetim planı hazırlanmalı ve düzenli tatbikat yapılmalıdır.
Yapı güvenliği sonrasında denetimler fiilen yapılmıyor
Şikâyetler çoğu zaman karşılıksız kalıyor
Çözüm:
Belediyeler, yüksek katlı konutları düzenli ve zorunlu denetime tabi tutmalıdır. Denetim raporları kamuoyuna açık olmalıdır.
Kaplan açıklamasında, Doğanbey’in artık yalnızca bir konut bölgesi değil, “kontrolsüz bir risk alanı” hâline geldiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Burada yaşanan her olaydan sonra ‘inceleme başlatıldı’ deniyor. Ancak sorun inceleme değil, önlem eksikliğidir. Bir kişi daha hayatını kaybetmeden Doğanbey için acil eylem planı hazırlanmalıdır.”
Yaşanan son olayla birlikte şu sorular yeniden yüksek sesle soruluyor:
Bu gökdelenlerde yaşayan binlerce insan gerçekten güvende mi?
Belediyeler ve site yönetimleri sorumluluklarını yerine getiriyor mu?
Kaç ölüm daha “kaza” olarak geçiştirilecek?
Doğanbey’de yaşanan bu trajedi, yüksek katlı, denetimsiz ve güvenliksiz kentleşmenin bedelini bir kez daha ortaya koydu.
Artık tartışma değil, somut ve acil adımlar bekleniyor.
Aksi hâlde bu tür olaylar yalnızca tekrar edecek ve her seferinde geç kalınmış açıklamalarla geçiştirilecek.
