Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Kaan Erten ile Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında ülke ve kent gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katılırken, yöneticiler hem Türkiye’nin karşı karşıya olduğu jeopolitik risklere hem de Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına dikkat çekti.
Toplantının ilk bölümünde konuşan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Kaan Erten, Türkiye’nin ekonomik refaha ulaşabilmesi için öncelikle doğru bir güvenlik ve dış politika perspektifine sahip olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasında stratejik bir kavşak noktada yer aldığını belirten Erten, bu durumun tarih boyunca kültürel temasları artırdığı kadar ciddi kırılma noktaları ve güvenlik risklerini de beraberinde getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Erten, bölgede özellikle İsrail’in güvenliğini merkeze alan politikaların üniter devlet yapılarını zayıflatmaya yönelik olduğunu savundu. Bu çerçevede geçmişten bugüne hayata geçirilen planların sadece Orta Doğu ülkelerini değil, Türkiye’yi de doğrudan etkilediğini ifade eden Erten, 1970’li ve 1980’li yıllarda ortaya konulan bölgesel projelere dikkat çekti.
Erten, söz konusu süreçlerde Mısır, Suriye, Irak, Lübnan ve İran gibi ülkelerin hedef alındığını, bugün gelinen noktada ise benzer senaryoların Türkiye açısından da ciddi riskler barındırdığını öne sürdü. Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve güvenlik politikalarının bu gerçekler ışığında yeniden ele alınması gerektiğini belirten Erten, aksi takdirde ülkenin uzun vadeli istikrarının tehlikeye girebileceğini dile getirdi.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erten’in ardından söz alan Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi ise partilerinin özellikle güvenlik ve sığınmacı politikaları konusundaki duruşunu yineledi. Gazi, Zafer Partisi’nin 2021 yılından bu yana kontrolsüz göç ve sığınmacı sorununa karşı kararlı bir muhalefet yürüttüğünü belirterek, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın uzun süredir bu konunun Türkiye için ciddi bir beka meselesi olduğunu dile getirdiğini hatırlattı.
İran’da yaşanan son gelişmelerin bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini savunan Gazi, Türkiye’de sayıları 10 milyonu aşan sığınmacı ve kaçak göçmen bulunduğunu iddia ederek, bu durumun sosyal, ekonomik ve güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturduğunu söyledi. Gazi, sığınmacıların kendi ülkelerine geri dönüşlerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Cumhur İttifakı tarafından “terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece de değinen Gazi, Zafer Partisi’nin bu süreci kabul etmediğini ifade etti. Söz konusu yaklaşımın Türk milletinin vicdanında karşılık bulmadığını öne süren Gazi, terörle mücadelede tavizsiz bir duruşun şart olduğunu dile getirdi.
“Bursa Hizmette Geri Planda Kaldı”
Bursa’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gazi, kentin Türkiye ekonomisine sağladığı katkıya rağmen hak ettiği hizmeti alamadığını savundu. Bursa’nın vergi ödemelerinde ilk beş il arasında yer aldığını hatırlatan Gazi, buna karşın merkezi ve yerel hizmetlerde Türkiye ortalamasının altında kaldığını söyledi. Kentin başta sığınmacı sorunu olmak üzere kronik trafik problemi ve ciddi bir deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Deprem ve Kentsel Dönüşüm Eleştirisi
Bursa’daki yapı stokunun büyük bir bölümünün güncel deprem yönetmeliğine uygun olmadığını ifade eden Gazi, kentsel dönüşüm uygulamalarını da eleştirdi. Kentsel dönüşümün riskli alanlar yerine rant potansiyeli yüksek bölgelerde yapıldığını savunan Gazi, bu yaklaşımın olası bir depremde büyük kayıplara yol açabileceğini dile getirdi.
Bursaspor ve Milletvekilleri Mesajı
Bursa milletvekillerinin kentin sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine yeterince taşımadığını söyleyen Gazi, Bursaspor’un Bursa’nın en büyük sivil toplum gücü olduğunu vurguladı. Zafer Partisi olarak Bursa’nın ve Bursaspor’un her zaman yanında olduklarını belirten Gazi, kentin sorunlarının çözümü için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.